url
stringlengths
21
253
text
stringlengths
0
99.4k
https://www.cnnturk.com/dunya/new-yorkta-filistin-ve-israil-destekcileri-karsi-karsiya-geldi
New York'ta Filistin ve İsrail destekçileri karşı karşıya geldi ABD'nin New York kentinde Filistin destekçileri ile İsrail destekçileri düzenledikleri protestolar ile karşı karşıya geldi. ABD'nin New York kentinde bulunan Times Meydan'ında Filistin ve İsrail yanlısı karşıt protestolar düzenlendi. Ellerinde Filistin bayrakları taşıyan göstericiler, Hamas'ın İsrail'e yönelik saldırılarını destekleyerek, "İntifadayı küreselleştirin", "Yerleşimci Siyonist devleti parçalayın" ve "Özgür Filistin" sloganları attı. Ellerinde İsrail bayrakları bulunan göstericiler ise, "Utanç" ve "Katiller" sloganları atarak, Filistin destekçilerine tepki gösterdi. İki grupta birbirine fiziksel temasta bulunmazken, New York polisinin bölgede geniş güvenlik önlemi aldığı görüldü.
https://www.cnnturk.com/dunya/nijerden-fransaya-buyuk-sok-48-saat-sure-verildi
Nijer'den Fransa'ya büyük şok! 48 saat süre verildi Nijer'de cunta yönetimi, Fransa'nın Niamey Büyükelçisi Sylvain Itte'nin ülkeyi terk etmesi için 48 saat süre verdiklerini açıkladı. Nijer'de ordunun 26 Temmuz'da yönetime el koymasının ardından ülkede patlak veren siyasi kriz sürüyor. Nijer Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada, "Fransız hükümetinin Nijer'in çıkarlarına karşı eylemleri nedeniyle Fransa'nın Niamey Büyükelçisi Sylvain Itte'nin 48 saat içinde ülkeden ayrılması istendi" ifadeleri kullanıldı. Başkent Niamey'de yer alan Fransız askeri üssünde toplanan binlerce cunta destekçisi, Fransa'yı ve ECOWAS'ı protesto etti. "Kahrolsun Fransa, Kahrolsun ECOWAS" sloganları atan protestocular Rusya ve Nijer bayraklarını dalgalandırarak yeni yönetimin lideri Abdourahmane Tchiani'ye destek mesajı verdi. Cunta yönetiminin destekçilerinden protestoya katılan Aziz Rabeh Ali, "Fransızların gitmesini sağlayacağız. ECOWAS bağımsız değil. Fransa tarafından manipüle ediliyor ve dış etki var" dedi. Başbakanlığa getirilen Lamine Zeine Ali Mahamane, aynı zamanda Ekonomi ve Finans Bakanlığı görevlerini de yürütecek. Devlet kanalında darbe bildirisini okuyan Ordu Sözcüsü Amadou Abdramane ise Gençlik ve Spor Bakanı oldu. Bölge ülkeleri tarafından Bazoum'un serbest bırakılması çağrılarına rağmen oluşturulan kabinede, atamalar darbe lideri General Abdourahmane Tchiani tarafından gerçekleştirildi. Nijerya Devlet Başkanı Bola Ahmed Tinubu, ordunun yönetime el koyduğu Nijer'e askeri müdahale için senatodan destek istedi. Öte yandan Senegal Dışişleri Bakanı Aissata Tall Sall, Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu'nun Nijer'e askeri müdahalede bulunmaya karar vermesi halinde Senegal'in buna destek vereceğini açıkladı.
https://www.cnnturk.com/dunya/normallesme-ne-olacak
'Normalleşme' ne olacak? Hamas'ın sürpriz saldırıları, İsrail'in bölgede normalleşme adımları attığı bir dönemin ardından geldi. Geçen ay Suudi Arabistan ve İsrail'den yapılan "normalleşme yakın" açıklamalarının ardından yaşananlar ve Arap dünyasından gelen tepkiler, normalleşme sürecinin geleceği için önem taşıyor. Hamas'ın saldırılarının ardından 2020'de ABD öncülüğünde imzalanan İbrahim Anlaşması'yla başlayan İsrail ve Arap ülkeleri arasındaki normalleşme sürecine ne olacağı tartışılıyor. Suudi Arabistan ile İsrail arasında imzalanacak bir normalleşme anlaşmasını gelecek yıl yapılacak ABD seçimleri öncesinde büyük bir diplomatik zafer olarak gören ABD Başkanı Joe Biden'ın süreci hızlandırmasıyla, önümüzdeki haftalarda Riyad ve Tel Aviv arasında daha fazla görüşme olması bekleniyordu. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, geçen ay Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, Suudi Arabistan ile anlaşmanın Orta Doğu'yu "dönüştüreceğini" söylemişti. Siyasi uzmanlar, saldırıların ardından Netanyahu'nun açıkça savaş ilan etmesiyle "normalleşme sürecinin askıya alınacağını" belirtiyor. Hamas'ın saldırılarının ardından Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı, tarafları itidale çağırarak sivil hayatlarının korunmasına vurgu yaptı. Katar ise yaşananlardan İsrail'i sorumlu tutarak yıllardır Filistinlilerin haklarını sürekli olarak ihlal eden İsrail'in yaşananların tek sorumlusu olduğunu belirten bir açıklama yayınladı. İbrahim Anlaşması'nın ilk imzacıları Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri'nden ise itidal çağrısı geldi. Hamas yetkilileri ile temasta olduğunu açıklayan İran bölgesel düşmanı İsrail'i suçlayan bir tepki verirken, Hamas üzerinde nüfuzu bulunan Mısır ile Mescid-i Aksa'nın yasal koruyucusu Ürdün, krize çözüm bulmak adına diplomatik girişim başlatıldığını açıkladı.
https://www.cnnturk.com/dunya/olum-listesindeki-misafir-ingiliz-gazete-israile-kabusu-yasatan-isim
Ölüm listesindeki 'misafir'... İngiliz gazete: İsrail'e kabusu yaşatan isim! Hamas'ın İsrail'e karşı son yılların en büyük operasyonunu düzenlemesinin yankıları sürüyor. Bölgede çatışmalar hız kesmeden devam ederken gözler 'Misafir' lakaplı isme çevrildi. İşte operasyonun arkasındaki o isim... Cumartesi günü sabahın erken saatlerinde başlayan Aksa Tufanı Operasyonu sonrası Ortadoğu resmen ateş çemberine dönmüş durumda. Hamas'ın operasyonu sonrası İsrail misillemede bulundu. Gazze'yi hedef alan İsrail jetleri yüzlerce sivilin ölümüne neden oldu. Dünya 'İsrail nasıl hazırlıksız yakalandı' sorusuna yanıt ararken Hamas'ın İsrail'e yönelik saldırıları sonrasında gözler 'Misafir' lakaplı isme çevrildi. Saldırının arkasındaki isim olarak nitelendirilen Hamas'ın askeri kanadı İzzeddin El Kassam Tugayları'nın liderini mercek altına alan İngiliz Financial Times, dikkat çeken bir habere imza attı. 'Misafir: İsrail'e düzenlenen ölümcül saldırının arkasındaki mimar' başlıklı haberde Deif'in İsrail istihbaratına yakalanmamak için her gece başka bir Filistinlinin evinde kaldığı belirtildi. Financial Times, Deif'in lakabının da buradan geldiğinin altını çizdi. İngiliz gazeteye konuşan Filistinli profesör Mkhaimar Abusada, 'Bu saldırıdan önce Deif kutsal bir kişiydi ve hem Hamas hem de Filistinliler tarafından saygı duyuluyordu' dedi. Filistinli profesör son operasyon ile Misafir'in gördüğü saygının artacağını belirtti. Filistinli bir militan, bu ay cızırtılı bir ses kaydıyla İsrail'i tehdit etti. Mesajda Gazze Şeridi'ni yöneten Hamas'ın talepleri dinlenmezse, İsrail'in "ağır bir bedel ödeyeceği" belirtiliyordu. Mesajın sahibi, Hamas'ın askeri kanadı İzzeddin El Kassam Tugayları'nın bulunması zor lideri Muhammed Deif'ti. İsrail'in en çok aradığı kişilerden Deif, mesajıyla 7 yıllık sessizliğini bozdu. Fakat tehdidi, 11 günlük çatışma sırasında pek dikkat çekmedi. 10-21 Mayıs arasında İsrail'in saldırıları sonucu Gazze'de en az 242 kişi hayatını kaybetti. Birleşmiş Milletler yetkilileri bunlardan en az 129'unun sivil olduğunu söylüyor. İsrail ordusu 200 militanı öldürdüğünü öne sürüyor. Hamas'ın Gazze'deki lideri Yahya Sinvar'a göre ise hayatını kaybeden savaşçılarının sayısı 80. İsrail'in ölüm listesinde ilk sırada yer alan Deif ise öldürülemedi. Amerikan New York Times gazetesine konuşan İsrail Ordu Sözcüsü Hidai Zilberman, "Operasyon boyunca Muhammed Deif'i öldürmeye çalıştık" dedi. BBC'ye konuşan İsrail ordusundan bir yetkili de, çatışmalar sırasında iki kez Deif'i öldürmeye çalıştıklarını söyledi. Deif, 20 yıldır bilinen yedinci suikast girişiminden de kurtulmayı başardı. İsrail ordusu, yıllardır süren bu fare-kedi oyununda hedefe ulaşamadığı için öfkeli. BBC'ye konuşan Orta Doğu Güvenlik Uzmanı Matthew Levitt, 'İsrail ordusunda Hamas'ın askeri kanadı için eşsiz öneme sahip gördükleri insanların bir listesi var. Ve bu listenin tepesinde Muhammed Deif yer alıyordur' diyor. Deif 1980'lerin sonunda Hamas kurulurken örgüte katıldı. İsrail'e karşı silahlı mücadeleye inanan Deif, örgütün askeri kanadı İzzeddin El Kassam Tugayları'nda hızla yükseldi. ABD Dışişleri Bakanlığı'nın eski terörle mücadele danışmanları arasında yer alan güvenlik uzmanı Matthew Levitt, Deif için "Hamas'ın içinde sertliğiyle tanınan biri" diyor; onun Hamas'ın 1990'larda öldürülen "mühendis" lakaplı bomba uzmanı komutanı Yahya Ayyaş'a yakın bir isim olduğunu söylüyor. Ayyaş, İsrail'de 1990'ların başında bir dizi otobüs bombalamasından sorumlu tutuluyordu. 1996'da öldürülmesinin ardından daha fazla otobüs bombalandı. Ayyaş'ın elinden tuttuğu Deif, bu intikam saldırılarının arkasındaki kişi olarak gösteriliyordu. Eylemleri Deif'in şöhretini artırdı, örgüt içindeki konumunu yükseltti. 2002'de Hamas'ın kurucularından Salah Şehada'nın öldürülmesinin ardından, Deif Hamas'ın askeri kanadının başına geçti. Deif liderliği döneminde Hamas'ın Kassam roketlerinin ve Gazze'nin altında örümcek ağı gibi yayılan tünelleri tasarlayan kişi olarak biliniyor. Deif'in İsrail ordusuna yakalanmamak için hayatının büyük bir kısmını bu tünellerde geçirdiği ve Hamas'ı da oradan yönettiği düşünülüyor. Deif için mahremiyet bir ölüm kalım meselesi olageldi. 2000'li yıllarda İsrail'in dört suikast girişiminde hayatta kalmayı başardı. Bu girişimlerin bir kısmında ağır yaralandı. İsrail'in paylaştığı bilgilere göre bir gözünü ve bazı uzuvlarını da bu saldırılarda kaybetti. BBC'ye konuşan eski bir İsrail askeri istihbarat yetkilisi, ağır yaralı olması nedeniyle onun bir daha eskisi gibi örgütü yönetemeyeceğinin düşünüldüğünü söyledi: "İnsanlar bir lider veya askeri planlamacı olarak görev yapamayacağını düşünüyordu. Fakat mümkün olduğu kadar kısa sürede iyileşti." Bu suikast girişimlerinden kurtulması onun "9 canlı kedi" olarak anılmasına yol açtı. Deif'e yönelik beşinci suikast girişimi ise İsrail'in 2014'teki Gazze operasyonu sırasında yapıldı. İsrail'in Şeyh Rıdvan mahallesine düzenlediği hava saldırısında Deif'in eşi Vidad ve küçük çocukları Ali öldürüldü. İsrail, Deif'in de evde olduğunu düşünüyordu fakat yanılmıştı. Saldırıdan kısa süre sonra Hamas, Deif'in hala hayatta olduğunu ve askeri operasyona liderlik ettiğini duyurdu. Güvenlik uzmanları Deif'in İsrail ordusu tarafından bulunamamasında modern iletişim teknolojilerini kullanmamasının da payı olduğunu düşünüyor. Matthew Levitt, "Telefon ve bilgisayar kullanmıyorsanız modern istihbarat servislerinin nerede olduğunuzu kestirmelerini zorlaştırmanın yolları vardır" diyor. Eski İsrail askeri istihbarat yetkilisi ise geçmiş suikast girişimlerinin başarısızlığının arkasında Hamas'ın tünellerinin derinliği, civardaki sivilleri öldürme riski ve silahların düzgün çalışmaması gibi nedenlerin olabileceğini söylüyor. BBC'ye bilgi veren İsrail ordusundan bir yetkili Deif'e yönelik çalışmalarının devam ettiğini fakat konunun gizliliği nedeniyle daha fazla bilgi veremeyeceklerini söyledi. Güvenlik uzmanı Levitt, İsrail'in pes etmemesine şaşırmıyor. Öte yandan İsrail'in başarısız suikast girişimlerinin Deif'i daha efsanevi bir hale getireceğini söylüyor: 'İsrail'in onu yok etmek istemesinin ana nedeni eski toprak olması, öyle bir saygınlığı var. Başından beri örgütte olan kıdemli militanların sayısı az. O açıdan eşsiz biri.' Deif'in hayatına dair çok az şey biliniyor. Gazze sokaklarında bile Deif'i tanıyabilecek çok az kişi var. Onun militanlığını destekleyenlerin sayısı ise daha bile az olabilir. Anket sonuçlarından bahseden Levitt, Filistinlilerin, Hamas'ın en militan liderlerine karşı pek bir sevgi beslemediğini söylüyor. Yine de ateşkes ilanının ardından Deif'in adına slogan atanlar vardı. Bazı Filistinliler, Gazze'deki yıkıntıların arasında ateşkesi kutlarken "Ruhumuzla ve kanımızla seni destekliyoruz Deif" diye bağırıyordu.
https://www.cnnturk.com/dunya/once-finlandiya-simdi-polonya-rusyaya-yeni-yasak-kararini-duyurdular
Önce Finlandiya şimdi Polonya! Rusya'ya yeni yasak kararını duyurdular Finlandiya'nın Rusya'ya kayıtlı araçların ülkeye girişinin yasaklandığını duyurmasının ardından bugün de Polonya'dan benzer bir yasak duyurusu geldi. Polonya İçişleri ve İdari Yönetim Bakanı Mariusz Kaminski, Belarus sınırında gazetecilere verdiği röportajda, Rusya'ya kayıtlı araçların ülkeye girişinin yasaklandığını belirterek, "Polonya sınırındaki bu yasak bugünden itibaren yürürlüğe girecek" dedi. Kaminski, bu kararın Rusya'nın uluslararası güvenliğe oluşturduğu tehdit nedeniyle alındığını belirterek, "Alınan karar, Ukrayna'daki acımasız savaşla bağlantılı olarak Rusya'ya ve Rus halkına uygulanan yaptırımların bir parçasıdır" açıklamasını yaptı. Polonyalı Bakan, bu yasağın AB Komisyonu'nun eylül ayında yayımladığı Rusya'da kayıtlı araçların AB ülkelerine girişinin yasaklanmasına ilişkin yönergelerin ardından alındığını ifade etti. Polonya, haziran ayında alınan kararla Belarus ile olan doğu sınırını hem bu ülkeden hem de Rusya'dan gelen kamyon, çekici, römork ve yarı römorklara kapatmıştı.
https://www.cnnturk.com/dunya/pakistanda-gecici-hukumetin-basbakani-belli-oldu
Pakistan'da geçici hükümetin başbakanı belli oldu Pakistan'da geçici hükümetin yeni başbakanı açıklandı. Hak Kakar, Pakistan'da gelecek yılın Mart ayında düzenlenecek genel seçimlere kadar ülkede başbakanlık yapacak. Pakistan'da 2024 yılının Mart ayında yapılacak genel seçimlere kadar geçici hükümette başbakanlık yapacak isim belli oldu. Pakistan Başbakanlığı Basın Ofisi tarafından yapılan açıklamada Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile ana muhalefet lideri Raja Riaz'ın yeni başbakanı belirlemek için başkent İslamabad'da bir araya geldiği belirtildi. İki liderin yeni başbakanın kim olacağına ilişkin görüşmesi sonucu Belucistan Halk Partisi Senatörü Anwaarul Hak Kakar, geçici hükümetin başbakanı olarak atandı. Pakistan Cumhurbaşkanı Arif Alvi'nin ise atama kararını onayladığı belirtildi. Hak Kakar, Pakistan'da gelecek yılın Mart ayında düzenlenecek genel seçimlere kadar ülkede başbakanlık yapacak.
https://www.cnnturk.com/dunya/pakistanda-secim-oncesi-gerginlik-artti-bir-siyasetci-daha-gozaltina-alindi
Pakistan'da seçim öncesi gerginlik arttı! Bir siyasetçi daha gözaltına alındı Pakistan Adalet Hareketi Partisi Başkan Yardımcısı Shah Mehmood Qureshi'nin gözaltına alındığı bildirildi. Öte yandan Imran Khan'a 5 yıl siyasi yasak getirilmişti. Pakistan Adalet Hareketi Partisi Başkan Yardımcısı Shah Mehmood Qureshi, Pakistan'ın başkenti İslamabad'da gözaltına alındı. Parti Sözcüsü Zulfi Bukhari yaptığı açıklamada Qureshi'nin gözaltına alınmasının özel nedeninin net olmadığını ifade etti. Sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Qureshi'nin gözaltına alınmasını kınayan Bukhari, "O, bir basın toplantısında şu anda Pakistan'da sürmekte olan tüm tiranlığa ve seçim öncesi hilelere karşı PTI'nın duruşunu gösterdiği için gözaltına alındı" dedi. Qureshi'nin gözaltına alınma nedeni ise ülkede yapılacak seçimlerdeki herhangi bir ertelemede mahkemeye itiraz edeceğini açıklaması ile bağlantılı olduğu düşünülüyor. Pakistan Adalet Hareketi Partisi, lideri Imran Khan'a devlet hediyelerini satma, mal varlığını gizleme suçlamalarını içeren Toshakhana davasında 5 yıl siyasi yasak getirilmiş, Khan 3 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. Khan, 2018 yılında göreve gelmesinin ardından geçtiğimiz yılın nisan ayında parlamentoda yapılan bir güven oylamasının ardından düşmüştü.
https://www.cnnturk.com/dunya/pakistanda-senator-ile-avukat-canli-yayinda-tekme-tokat-birbirine-girdi
Pakistan'da senatör ile avukat canlı yayında tekme tokat birbirine girdi Pakistan'da canlı yayına katılan Pakistan Adalet Hareketi Partisi'nden avukat ve hukuk uzmanı Sher Afzal Marwat ile Pakistan Müslüman Birliği-Navaz'ın senato üyesi Afnan Ullah Khan, tekme tokat birbirlerine girdi. Pakistan'da Express News adlı televizyon kanalında canlı yayına katılan Pakistan Adalet Hareketi Partisi'nden avukat ve hukuk uzmanı Sher Afzal Marwat ile Pakistan Müslüman Birliği - Navaz'ın senato üyesi Afnan Ullah Khan, tekme tokat birbirlerine girdi. Canlı yayın sırasında birbirlerine sert söylemlerde bulunan ikiliden Marwat, bir anda ayağa kalkarak, Khan'a saldırdı. Birbirine giren ikili stüdyodaki personel tarafından güçlükle birbirinden ayrıldı. Marwat kavganın ardından yaptığı açıklamada, Pakistan'ın eski Başbakanı İmran Han'a hakaret ettiği ve ona Yahudi ajanı dediği için Khan'a tokat attığını ifade etti.
https://www.cnnturk.com/dunya/pariste-iklim-aktivistleri-elysee-sarayi-yakinindaki-meydani-turuncuya-boyadi
Paris'te iklim aktivistleri, Elysee Sarayı yakınındaki meydanı turuncuya boyadı Fransa'nın başkenti Paris'te iklim aktivistleri, yine dikkat çeken bir eyleme imza attı. Aktivistler hükümetin iklim değişikliğiyle mücadeledeki eylemsizliğine tepki olarak başkanlık sarayı yakınındaki meydanı spreylerle turuncuya boyadı. Fransa'nın başkenti Paris'te iklim aktivistleri aşı sıcaklara dikkat çekmek için ellerine turuncu boyayı aldı. Elysee Sarayı yakınındaki meydana sprey sıktı. "Son reform" isimli iklim topluluğunu destekleyen 6 iklim aktivisti, hükümeti, iklim değişikliğine karşı mücadele etmemekle suçladı ve bu konudaki eylemsizliğine tepki gösterdi. Göstericiler, "sizin suçlarınız, bizim ölülerimiz" yazılı tişört giydi. Turuncu boya spreylerini Elysee Sarayı yakınındaki meydana püskürttü. Topluluğun sosyal medya platformundan yapılan açıklamada, Fransa'daki aşırı sıcak havalara dikkat çekildi. Bunun nedeni olarak iklim değişikliği gösterildi. İklim krizinden de en çok vatandaşların mağdur olduğuna işaret edildi. Olayın gerçekleştiği sırada Elysee Sarayı'nda bakanlar kurulu toplantısı yapılıyordu. 6 aktivist olay yerinde gözaltına alındı.
https://www.cnnturk.com/dunya/pariste-ilk-sinek-alarmi-harekete-gecirdi-yollar-kapatildi-evden-cikmama-uyarisi-yapildi
"Paris'te ilk": Sinek alarmı harekete geçirdi... Yollar kapatıldı, 'evden çıkmama' uyarısı yapıldı! Paris'teki sağlık yetkilileri, Kuzey Avrupa'da hıza ilerleyen ve hastalık taşıyan kaplan sivrisineklerini öldürmek için ilk kez Fransa'nın başkentindeki bölgeleri dezenfekte etti. Haşere kontrol müteahhitlerinin ağaçlara, yeşil alanlara ve sivrisinek üreme alanlarına böcek ilacı sıkması nedeniyle Perşembe günü erken saatlerde Paris'in güneyinde yollar kapatıldı ve insanlardan evlerinde kalmaları istendi. Bu tür sahneler Güneydoğu Asya'daki tropik şehirlerde sık sık yaşanıyor ve dang humması, chikungunya ve Zika virüslerini taşıyabilen kaplan sivrisineğin görülmesi Avrupa'da da giderek yaygınlaşıyor. TRT Haber'de yer alan bilgiye göre sağlık politikasından sorumlu Paris Belediye Başkan Yardımcısı Anne Souyris, BFM televizyonuna verdiği demeçte, "Bu Paris'te bir ilkti, ancak Fransa'da ilk değil. Fransa'nın güneyi birkaç yıldır kaplan sivrisineklerinden etkileniyor" dedi. Şehir yetkilileri, tahminen 12 milyon kişiye ev sahipliği yapan Paris bölgesinde gelişen bir bulaşma zincirini engellemeye çalışıyor. Eğer kaplan sivrisineği yurt dışından virüs getirmiş bir kişiyi sokarsa, o kişi hastalığın taşıyıcısı oluyor. Aedes albopictus olarak da bilinen kaplan sivrisineği, bu yüzyılın ilk on yılında Güney Avrupa'ya geldi ve o zamandan beri hızla kuzeye doğru ilerleyerek Fransa, Almanya ve İsviçre'ye yerleşti. Sağlık uzmanları, kısmen iklim değişikliği nedeniyle sineklerin kıtada büyüdüğünü, sıcak havaların yumurtalarının kuluçka süresini kısalttığını ve kışların artık haşereleri öldürecek kadar soğuk olmadığını söylüyor.
https://www.cnnturk.com/dunya/pariste-polis-araciyla-carpisan-genc-oldu-2-polis-gozaltinda
Paris'te polis aracıyla çarpışan genç öldü: 2 polis gözaltında Fransa'nın başkenti Paris'te 16 yaşındaki bir genç skutırı ile polis aracıyla çarpması sonucu hayatını kaybetti. Kazanın ardından 2 polis memuru gözaltına alındı. Fransa'nın başkenti Paris'teki Elancourt bölgesinde skutırlı bir genç, polis aracı ile çarpışmasının ardından kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Dün akşam saatlerinde yaşanan olayın ardından 2 polis gözaltına alındı. Savcılık tarafından yapılan açıklamada, gençle ilgili polis ihtarına uymaması, polisler hakkında ise taksirle adam öldürme suçlarından soruşturma başlatıldığı belirtildi. Polis açıklamasında, "dur" ihtarına uymayan gencin bir süre polis tarafından takip edildiği, sonrasında ise bir kavşakta başka bir polis aracıyla çarpıştığı ifade edildi. Halkın olaya tepki olarak gösteri düzenlemesi ihtimaline karşı Elancourt'a takviye polis ekipleri konuşlandırıldı. Hükümet sözcüsü Olivier Veran yaptığı açıklamada, devam eden soruşturmaların meydana gelen kazanın sebeplerini ortaya çıkaracağını belirterek halka itidal çağrısı yaptı. Fransa'nın Nanterre kentinde Haziran ayında "dur" ihtirana uymayan 17 yaşındaki Afrika kökenli Nael M.'nin trafik polis tarafından vurularak öldürülmesinin ardından şiddetli protestolar yaşanmıştı.
https://www.cnnturk.com/dunya/pasinyan-tikandi-ermenistan-kaosa-teslim-oluyor
Paşinyan tıkandı: Ermenistan kaosa teslim oluyor Azerbaycan'ın 24 saatlik bir operasyonla Dağlık Karabağ'da ayrılıkçı Ermenilerin kontrolündeki bölgeyi de denetim altına almasının artçı şokları Ermenistan'ı sarsmaya devam ediyor. Erivan'da binlerce kişi sokaklarda. İstifayı reddeden Başbakan Paşinyan ise Rusya'yı suçluyor. Azerbaycan'ın Ermeni provokasyonları üzerine geçen hafta sadece 24 saat süren özel askeri harekatla Dağlık Karabağ'da ayrılıkçı Ermenilerin elindeki son toprak parçasında da kontrolü büyük ölçüde sağlaması Ermenistan'ı sallamaya devam ediyor. İnanılmaz derecede zor durumda kalan ve Ermenistan halkına peş peşe gelen yenilgileri izah etmekte güçlük çeken Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, bir yandan kendisine suikast girişimi hazırlıkları yapıldığı, diğer taraftan askeri darbe tertiplendiği iddialarıyla üzerindeki baskıyı azaltmak için yoğun çaba sarfediyor. Paşinyan bir yandan da olup bitenlerden Rusya'yı suçlayan açıklamalar yapıyor. Paşinyan'ın kendi rızasıyla başbakanlık görevinden ayrılması için muhalefet baskıyı arttırıyor. Dört gündür Erivan sokakları Paşinyan karşıtı protestolarla çalkalanıyor. Şehrin meydan ve ana caddelerini ele geçirdikleri çöp tenekeleri, Trafik tabela direkleri gibi cisimlerle bloke eden protestocular Paşinyan istifa edene kadar eylemlerin sona ermeyeceğini haykırmaya devam etti. "Hain Paşinyan" sloganları yanı sıra Rusya'yı da hedef alan protestocular Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov'a yönelik küfürler yağdırmaları da dikkatten kaçmadı. Ermenistan polisinin dün protestoculara daha aktif müdahale ederek yaklaşık 200 kişiyi gözaltına aldığı da Haber verildi. Başbakan Paşinyan dün ayrıca iktidar koltuğunda onun yerinde kim olursa olsun ülkesini aynı akıbetin beklediği savunmasını da yaptı. "Hayati konumuz ülkemizin varlığını sürdürmesidir" başlığı ile Ermenistan halkına yeni konuşma yayınlayan Paşinyan, "2020 yılında ikinci Karabağ savaşıyla başlayarak Ermenistan egemenlik ve bağımsızlığını tehdit eden korkunç girdabın içine düştük. Karabağ ihtilaf bölgesine ikinci Karabağ savaşı sonrasında barış gücü olarak gelen Rus askerleri oradaki halkın güvenliğini sağlamak yerine Azerbaycan tarafıyla işbirliği yaptığını gördük" dedi. PAŞİNYAN'ın iddiaları üzerine açıklama yapan Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, "Ermenistan'ın son günlerde meydana gelen hadiseler ışığında son derece duygusal hareket etmesini anlayışla karşılıyoruz. Ancak olup bitenlerin suçlusu Rusya'nın gösterilmesini kesinlikle kabul etmiyor ve hiçbir zaman kabul edemeyiz" yanıtını verdi. Öte yandan ABD Dışişleri Bakan Yardımcılarından Yuri Kim ve ABD Uluslararası İlişkiler Ajansı USAID'in yöneticisi Samantha Power, Karabağ'daki gelişmeleri ele almak için Erivan'a gitti. Azerbaycan ve Karabağ Ermeni temsilcileri arasında müzakereler sürerken 21 Eylül'den beri Karabağ'dan 4 bin 850 sivilin Ermenistan'a geçtiği bildirildi. 19-20 Eylül tarihlerinde düzenlenen harekat sonrasında Bakü yönetimi, Karabağ'da yaşayan Ermeni azınlığın entegrasyon şartıyla Azerbaycan vatandaşı olarak burada yaşamaya devam edebilecekleri garantisini vermişti. Ancak birçok Ermeni, can güvenliği olmadığı gerekçesiyle bölgeden tahliye olmayı seçiyor. Azerbaycan ile Karabağ Ermenileri arasında ikinci görüşme ise dün Hocalı'da yapıldı. Kaynak: Hürriyet / Nerdun Hacıoğlu
https://www.cnnturk.com/dunya/pkk-yandaslari-yine-sahnede-almanyada-camiye-cirkin-saldiri
PKK yandaşları yine sahnede: Almanya'da camiye çirkin saldırı Almanya'nın Aşağı Saksonya eyaletinde caminin dış duvarına terör örgütü PKK yandaşları tarafından terör örgütünün adı sprey boya ile yazıldı. Almanya'nın Aşağı Saksonya eyaletinde yer alan Hannover kentindeki Diyanet İşleri Türk İslam Birliği'ne bağlı Hannover Merkez Camii'ne yerel saat 04.30 sularında terör örgütü PKK yandaşları tarafından terör örgütünün adı sprey boya ile yazıldı. Yapılan saldırı sabah namazına camiye gelen cemaat tarafından fark edildikten sonra dernek yönetimine bildirildi. Daha önce de benzer saldırılara şahit olduklarını ifade eden Hannover DİTİB Merkez Camii Dernek Başkanı Mehmet Zengin yaptığı açıklamada, "Başta cami cemaatimiz olmak üzere din görevlilerimiz ve bizler tedirginlik içerisindeyiz ve endişe duyuyoruz. Şehirde huzur ve güven ortamının bu şekilde zarar görmesine müsaade etmeyeceğiz. Olayın resmi makamlar tarafından en kısa zamanda çözüleceğini umuyor, fail ya da faillerinin bulunarak adalete teslim edilmesini talep ediyoruz." dedi. Yazılan yazıları sildiklerini söyleyen Zengin, olayın polise intikal ettiğini söyledi.
https://www.cnnturk.com/dunya/prenses-diananin-ikonik-kazagina-1-1-milyon-dolar
Prenses Diana'nın ikonik kazağına 1,1 milyon dolar Prenses Diana'nın, dizi dizi beyaz koyunların ortasında bir kara koyunun yer aldığı kırmızı kazağı, Sotheby's Müzayede Evi'nin New York şubesinde 1,14 milyon dolara satıldı. Açık artırma 31 Ağustos'ta başladı ve verilen en yüksek fiyat, artırmanın son dakikalarına dek 200 bin doların altında kaldı. Sotheby's, kazağın tahmini değerinin 50 ila 80 bin dolar olduğunu söylemişti. Müzayede evi, kazağın alıcısının kimliğini açıklamadı. BBC Türkçe'de yer alan habere göre geçen Mart ayında bir evin tavan arasında bulunan örme kazak, son yıllarda satılan Prenses Diana eşyalarından en çok gelir getireni oldu. Diana'nın Ford Escort marka arabası da geçen yıl 806 bin dolara satılmıştı. Kazağın tasarımının, Prenses Diana'nın Kraliyet Ailesi'ndeki konumunu gösteriyor olduğu sık sık söyleniyordu. Ancak moda tarihçileri, Diana'nın 1981'de, Kral Charles ile evlenmesinden bir ay önce giydiği kazakla bir mesaj yollamadığına inanıyor. Diana'nın kazağı giymesiyle birlikte, yapımcısı Warm and Wonderful adlı şirket büyük bir şöhret yakalamıştı. Buckhingam Sarayı evlilikten hemen sonra şirkete mektup yazıp, kazağın zarar gördüğünü belirtti ve yenisini istedi. Prenses Diana daha sonra yeni kazağı da 1983'teki bir polo maçında giymişti.
https://www.cnnturk.com/dunya/putin-acikladi-prigojinin-olumuyle-sonuclanan-ucak-kazasinda-dikkat-ceken-ayrinti
Putin açıkladı! Prigojin'in ölümüyle sonuçlanan uçak kazasında dikkat çeken ayrıntı Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Rus paralı asker grubu Wagner'in lideri Evgeny Prigojin'in hayatını kaybettiği uçak kazasıyla ilgili yürütülen soruşturmaya dair bilgi vererek, "Wagner yöneticilerinin cesetlerinde el bombası parçaları bulundu" dedi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Rus paralı asker grubu Wagner'in lideri Evgeny Prigojin'de dahil olmak üzere toplam 10 kişinin öldüğü uçak kazasıyla ilgili yürütülen soruşturmaya dair açıklamalarda bulundu. Rusya'nın Soçi kentinde düzenlenen Valday Forumu'nda konuşan Putin, "Yöneticilere ne olduğuna dair soru işaretleri hala duruyor. Soruşturma komitesi başkanı geçtiğimiz günlerde kurbanların cesetlerinde el bombası parçalarının bulunduğunu söyledi" dedi. Soruşturmada uçağa dışarıdan bir saldırının tespit edilmediğini ifade eden Putin, "Maalesef mağdurların kanında alkol veya uyuşturucu madde varlığının tespitine yönelik herhangi bir inceleme yapılmamış. Her ne kadar St. Petersburg'daki şirkette yaşanan meşhur olaylardan sonra FSB'nin sadece 10 milyar ruble nakit değil, aynı zamanda 5 kilogram kokain de bulduğunu bilsek de. Bana göre bu incelemenin yapılması gerekiyordu ama yapılmamış" dedi. Rusya'nın Ukrayna'daki savaşında önemli bir rol oynayan Wagner lideri Prigojin, Rusya'da başlattığı 24 saatlik isyanın ardından 23 Ağustos'ta içinde olduğu özel uçağın Rusya'nın Tver bölgesinde düşmesi sonucu hayatını kaybetmişti.
https://www.cnnturk.com/dunya/putin-egemen-bir-filistin-devleti-kurulmali
Putin: Egemen bir Filistin devleti kurulmalı! Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Irak Başbakanı Muhammed Şiya Sudani ile gerçekleştirdiği görüşmede, "İsrail ile Filistin arasındaki çatışma, ABD'nin Orta Doğu politikasının başarısızlığıdır. Bölgedeki çatışmanın çözümü ve egemen bir Filistin devleti kurulmasını öngören Birleşmiş Milletler kararlarının uygulanması gerekiyor" dedi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Kremlin Sarayı'nda Irak Başbakanı Muhammed Şiya Sudani'yi ağırladı. Irak Başbakanlığı Basın Ofisi tarafından yapılan açıklamaya göre ikili ilişkileri geliştirme yollarının ele alındığı görüşmede enerji, petrol endüstrileri sektörünün geliştirilmesi, Irak'taki Rus petrol şirketlerinin varlığı, Irak ekonomisini ilerletme ve kaynaklarını çeşitlendirme vizyonu konuları masaya yatırıldı. Ayrıca ulusal ve bölgesel gelişmeler de ele alındı. Putin, Hamas ile İsrail arasında 4 gündür devam eden çatışmalara da değindi. Putin, "Maalesef Orta Doğu'daki durum giderek kötüleşiyor. İsrail ile Filistin arasındaki çatışma, ABD'nin Orta Doğu politikasının başarısızlığıdır. Sanırım birçok kişi de benimle aynı fikirde. Her iki taraf için de kabul edilebilir ve Filistin halkı için de kabul edilebilir uzlaşmalar bulmakla ilgilenmiyorlardı. Bölgedeki çatışmanın çözümü ve egemen bir Filistin devleti kurulmasını öngören Birleşmiş Milletler kararlarının uygulanması gerekiyor" dedi. Irak Başbakanı Sudani ise Filistin topraklarına yönelik devam eden saldırıları durdurmak için Rusya'dan BM Güvenlik Konseyi'nin daimi üyeleriyle birlikte acilen eyleme geçme çağrısı yaptı. İsrail-Hamas çatışmasına dair Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov da açıklama yaptı. Filistin ve İsrail ile temaslarını sürdürdüklerini söyleyen Peskov, "Yüksek düzey de dahil olmak üzere farklı düzeylerdeki temaslardan bahsediyoruz. Ancak aynı zamanda İsrail ile ilişkilerimiz var. Bu devletle çok ortak noktamız var. Her şeyden önce bu ülkede yaşayan çok sayıda yurttaşımız bizi birleştiriyor. Son dönemdeki uygulamaların da gösterdiği gibi çözüme zemin arayan ve çok etkili çalışmayan çok az formatta yer alıyoruz. Ancak yine de çözüm yollarının bulunmasına yardım etme konusunda üzerimize düşeni yapmaya ve çaba göstermeye devam edeceğiz" dedi. Gazetecilerin Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın Rusya'yı ziyaret edip etmeyeceği ile ilgili sorusunu yanıtlayan Peskov, "Bu ziyaret önceden planlandı. Ancak henüz net bir tarih yok. Kesin tarih diplomatik kanallar aracılığıyla belirlenebilir" ifadelerini kullandı.
https://www.cnnturk.com/dunya/putin-wagnerin-eski-komutani-troshev-ile-gorustu
Putin, Wagner'in eski komutanı Troshev ile görüştü Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, dün akşam Rus paralı asker grubu Wagner'in eski komutanı Andrei Troshev ile gerçekleştirdiği görüşmede, Troshev'den Ukrayna'daki "gönüllü birimlerini" denetlemesini istedi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, dün Kremlin'de takma adı "Sedoi" veya Rusça'da "gri saç" olarak da bilinen Rus paralı asker grubu Wagner eski komutanlarından Andrei Troshev ile Kremlin'de görüştü. Rusya Savunma Bakan Yardımcısı Yunus-Bek Yevkurov'un da hazır bulunduğu görüşmede, Ukrayna savaşında gönüllü savaş birimlerinin nasıl kullanıldığını tartışıldı. Putin, Troshev'i Ukrayna'daki gönüllü savaş birimlerini denetlemekle görevlendirdi. Putin'in görüşmede Troshev'e "Ne olduğunu, nasıl yapıldığını biliyorsunuz, mücadelenin en iyi ve başarılı şekilde ilerlemesi için çözülmesi gereken sorunları önceden biliyorsunuz" dediği aktarıldı. Öte yandan Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Troshev artık Savunma Bakanlığına bağlı çalıştığını söyledi. Rus medyası, Kremlin'deki görüşmenin, Ağustos ayında bir uçak kazasında ölen Wagner lideri Prigojin'in Haziran ayındaki başarısız isyanının ardından devletin artık paralı asker grubu üzerinde "kontrolü ele geçirdiğini" gösterdiğini vurgularken Prigojin'in isyanından sadece birkaç gün sonra Putin'in paralı askerlerle savaşmaya devam etme fırsatı sunduğu ve Troshev'in Prigojin'in görevini devralmasını söylediği aktardı. Thoshev, 2016 yılında Suriye'deki Palmira'da DEAŞ militanlarına karşı düzenlenen saldırılardaki rolü nedeniyle Rusya'nın en yüksek madalyası olan "Rusya Kahramanı" ile ödüllendirilmişti.
https://www.cnnturk.com/dunya/putinden-batiya-sert-cikis-siz-kimsiniz
Putin'den Batı'ya sert çıkış: Siz kimsiniz? Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, başta ABD olmak üzere batılı ülkelerin sürekli kendilerini uyardığını aktararak, "Batıdan sürekli 'yapmak zorundasınız', 'yapmakla yükümlüsünüz', 'sizi ciddi şekilde uyarıyoruz' sözlerini duyuyoruz. Siz kimsiniz? Bizi uyarma hakkını nereden alıyorsunuz" dedi. Rusya'nın Soçi kentinde 20. Valday Uluslararası Tartışma Kulübü Toplantısı'na katılan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Batılı ülkelere gözdağı verdi. Rusya'ya karşı batılı ülkelerden yapılacak saldırı durumunda nasıl karşılık vereceklerine dair gelen bir soruya yanıt veren Putin, "Nükleer saldırıya karşı yanıtımız saldıran taraf için hoş olmayacak. Düşmanın hayatta kalma şansı olmayacak" dedi. Kendi nükleer silahların gelişimiyle ilgili de konuşan Putin, yeni geliştirdikleri Burevestnik füzesinden değinerek, "Nükleer tahrik sistemine sahip, uzun menzilli seyir füzesi Burevestnik'in son testi başarılı bir şekilde tamamlandı. Balistik füze olan Sarmat füzesi ile ilgili çalışmalarda da sona gelindi. Sarmat füzesi de çok kısa sürede muharebe görevlerinde bulunacak" ifadelerini kullandı. Uluslararası hukuk açısından da başta ABD olmak üzere batılı ülkelerle yaşadıkları gerilime değinen ve kendilerine bu anlamda da batılı ülkeler tarafından dayatmaların bulunduğunu savunan Putin, "Onların uluslararası hukuku yok edip yeni bir düzen kurma girişimleri var. Uluslararası hukuku yeni bir düzen ile değiştirmeye çalışıyorlar. Nasıl bir düzen? Belli kurallara dayalı. Hangi kurallar? Bunlar ne tür kurallar, kim icat etti? Tamamen belirsiz. Fakat tam anlamıyla bir çeşit zırva, saçmalık. Tüm bunlar genelde küstah bir şekilde yapılıyor ve söyleniyor. Tüm bunlar, sömürgeci düşüncenin tezahürü. Her zaman 'yapmak zorundasınız, yapmakla yükümlüsünüz, sizi ciddi şekilde uyarıyoruz' dediklerini duyuyoruz. Siz kimsiniz? Bizi uyarma hakkını nereden alıyorsunuz? Bu gerçekten şaşkınlık verici" dedi. Batılı ülkelere 21. yüzyılda yeni dünya düzeni için 6 öneri sunan Putin, "Birincisi açık bir dünyadır. Kimsenin hiçbir zaman yapay engeller koymaya çalışmayacağı, açık, birbirine bağlı bir dünyada yaşamak istiyoruz. Bu dünya insanların iletişim, üretim özgürlüğü ve refahı yolunda engelsiz bir ortam olmalıdır. İkincisi, evrensel kalkınmanın temeli olması gereken medeniyetlerin çeşitliliğidir. Herhangi bir ülke veya insana nasıl yaşaması, nasıl hissetmesi gerektiğini dayatmak yasaklanmalıdır" dedi. Üçüncü önerisinin ortak kararlar olduğunu ifade eden Putin, "Hiç kimsenin başkaları adına veya başkalarının yerine dünyayı yönetme hakkı yoktur. Geleceğin dünyası kolektif kararların dünyasıdır. Tek bir kişi herkes için karar veremediği gibi herkes de her şeye karar veremez. Herhangi bir meseleden doğrudan etkilenenler neyin, nasıl yapılacağı konusunda hemfikir olmalıdır" dedi. Dördüncü önerisinin evrensel güvenlik ve kalıcı barış olduğunu aktaran Putin, "Bu alanda uyum sağlamalı ve sadece gururu, kibri bir kenara bırakıp başkalarına ikinci sınıf ortak gibi bakmaktan vazgeçmelisiniz. Beşincisi de herkes için adalettir. Geçmişte herkesin sömürüldüğü dönemin aksine herkesin modern kalkınmanın yararlarına erişimi sağlanmalı ve bunu herhangi bir ülke veya grup için sınırlamaya çalışılması saldırganlık olarak kabul edilmelidir. Altıncı prensip ise eşitliktir. Artık hiç kimse boyun eğmeye, çıkarlarını kimseye, özellikle de daha zengin veya daha güçlü olana bağımlı kılmaya hazır değildir. Bu insanlığın tüm tarihsel deneyiminin özetidir" dedi. Rusya olarak geçmişte NATO'ya girme talebinde bulunduklarını ama kendilerinin bu talebinin reddedildiğini hatırlatan Putin, "Zamanında NATO'ya girme talebinde bile bulunduk ama o zaman bize gülerek, 'Hayır' dediler. Müttefiklerimize, ortaklarımıza bunu zaten açıkça söyledim. Bir ara şahsen 'Belki biz de NATO'ya katılmalıyız?' önerisinde bulundum. Ama 'Hayır, NATO'nun böyle bir ülkeye ihtiyacı yok, hayır' dediler" ifadelerini kullandı. Tüm bu gerilimlere rağmen özellikle ABD ile askeri alan başta olmak üzere birçok alanda işbirliği yapmak istediklerini ancak kendi adımlarının "uysallık" olarak görüldüğüne vurgu yapan Putin, "Rusya'nın yapıcı işbirliğine hazır olmasını bazıları yanlış anladılar. Uysallık olarak anladılar. Yeni dünya düzeninin kendini Soğuk Savaş'ın kazananı ilan edenler tarafından kurulmasına hazır olduğumuzu sandılar. Sömürge yönetimi döneminin kibrinden kurtulmanın zamanı geldi. Şunu söylemek istiyorum. Gözlerinizi açın. Bu dönem çoktan bitti ve bir daha asla geri dönmeyecek" dedi. Konuşmasında Karabağ konusuna değinen Putin, "Ermenistan, Karabağ'ın Azerbaycan'a ait olduğunu kabul etti. Bu o topraklardan vazgeçtiğini kabul etmek demektir. Çatışmaların yaşandığı 2020 yılından sonra Rus barış güçleri sadece bu bölgede ateşkese uyulup uyulmadığını kontrol ediyordu. Ancak Karabağ'ın Azerbaycan toprağı olarak kabul edilmesinden sonra bu durum değişti. Eğer Ermenistan Rusya ile müttefiklik ilişkilerini sürdürürse Rusya, Karabağ Ermenilerine yardımlarını sürdürmeye devam eder" dedi. Kendilerinin Dağlık Karabağ'daki kriz dönemlerinde taraflara çeşitli öneriler sunduğunu vurgulayan Putin, Ermenistan'ın bazı önerileri reddettiğini hatırlatarak, "15 yıl önce Ermenistan'a, Karabağ'daki 5 bölgenin Azerbaycan'a verilmesini 2 bölgenin de Ermenistan'a verilmesini önerdik. Ancak bu öneri Ermenistan tarafından reddedildi" dedi. Ukrayna-Rusya Savaşı'na da değinen Putin, Ukrayna ordusunun savaşın başından bu yana 50 binden fazla askerini kaybettiğini öne sürdü. Ancak kayıplarına rağmen Ukrayna'nın kendilerine ve stratejik noktalara saldırılarını sürdürdüğünü aktaran Putin, "Türk Akımı üzerinden Avrupa'ya gaz sevk etmeye devam ediyoruz. Ancak görünen o ki Ukraynalı terörist gruplar bu boru hattına zarar vermek istiyor. Bu hat için sürekli saldırılar oluyor, insansız deniz araçlarıyla yapılan saldırılarda da İngilizce konuşuyorlar" ifadelerini kullanarak, söz konusu saldırıların Batılı ülkeler ile Ukrayna'nın ortaklaşa gerçekleştirildiğini iddia etti. Putin ayrıca, Rus donanmasına ait gemilerin boru hatlarını korumaya devam ettiğini vurguladı. Batılı ülkelerin silah desteği nedeniyle savaşın uzadığını aktaran Putin, "Mermiler bittiği zaman Ukrayna biter. Batılı ülkeler kendileri de söylüyorlar. 'Artık cephanede mühimmat kalmadı' diyorlar. Ukrayna'ya yapılan yardımlar kesilirse en fazla bir hafta devam edebilirler" dedi. Son olarak Ukrayna'nın AB'ye katılım ihtimaline değinen Putin, "Avrupa Birliği böyle bir ekonomiyi kaldıramaz" ifadelerini kullanarak, Ukrayna'nın AB'ye katılımına kendilerinin hiçbir itirazının bulunmadığını belirtti.
https://www.cnnturk.com/dunya/rakamlar-aciklandi-en-cok-schengen-reddi-almanyadan
Rakamlar açıklandı: En çok Schengen reddi Almanya'dan AB Komisyonu verileri Türkiye'nin geçen yıl en çok Schengen vizesi başvurusu yapan ülke olduğunu gösteriyor. En fazla ret cevabı ise 48 bin başvuruyu geri çeviren Almanya'dan geldi. Türkiye'den yapılan Schengen vize başvurularına her geçen gün dikkat çeken ret örnekleri eklenmeye devam ederken Avrupa Birliği Komisyonu verileri 2022'de sayısal olarak en fazla olumsuz cevabın Almanya'dan geldiğine işaret ediyor. 2021'de Rusya'nın ardından ikinci sırada yer alan Türkiye geçen yıl 778 bin 409 başvuruyla ilk sırada yer aldı. Schengen ülkeleri bu başvuruların 120 bin 876'sına ret yanıtı verdi. Türkiye'den 223 bin 699 başvuru alan Almanya, bunların 48 bin 40'ını çeşitli gerekçelerle reddetti. Almanya'nın ret cevabı vererek geri çevirdiği başvurular, toplam başvuru sayısının yüzde 40'ına denk geliyor. Toplam ret sayısı bir kenara bırakılarak ülke bazlı ret oranlarına bakıldığında da Almanya'nın yüzde 20.4'lük ret oranıyla, yüzde 15.7 olarak tespit edilen ortalama ret oranının üzerine çıktığı ancak ilk sıralardan uzak olduğu görülüyor. Veriler, 2022'de Estonya'nın Türkiye'den yapılan başvuruların yüzde 52.1'ini, Finlandiya'nın yüzde 40.6'sını, Belçika'nın yüzde 37.7'sini reddettiğini gösteriyor. Türkiye'den en fazla başvuru alan ikinci ülke Yunanistan'ın ret oranı yüzde 13.5, üçüncü sıradaki Fransa'nın geri çevirme oranı ise yüzde 14.4 oldu. En az ret oranının tespit edildiği ülkeler ise yüzde 7.6'yla Lüksemburg, yüzde 7.93'le İtalya ve yüzde 10.85'le Polonya oldu. Türkiye'den yapılan başvurulardaki artış eğilimi bu yıl da sürüyor. Schengen vizesine yönelik talep sürekli artarken bu yıl daha belirgin hal alan sıkıntılar henüz giderilemedi. Sorunların aşılmasına yönelik temaslar çeşitli düzeylerde sürdürülüyor. Komisyon yetkilileri ve diplomatik kaynaklar, Türkiye'den başvuruların reddedilmesinde kasıt ya da siyasi gerekçenin söz konusu olmadığı yönündeki tezlerine bağlı kalmayı sürdürüyor. Schengen ülkelerinin yaklaşımını inandırıcı bulmadığını gizlemeyen Türkiye ise süreçte rahatlama sağlanması gerektiğini her fırsatta dile getiriyor. Seyahat amacının ikna edici bulunmaması, vize talep eden kişinin Türkiye'ye geri döneceğinden şüphe edilmesi, evrakların tam ya da istendiği gibi olmaması taleplerin reddedilmesinde öne çıkan gerekçeler arasında yer alıyor. Yıllardır herhangi bir ilerlemenin söz konusu olmadığı vize muafiyeti de Ankara'nın öncelikleri arasında olsa da Brüksel, bu konuda adım atması gerekenin Türkiye olduğu yönündeki yaklaşımını koruyor. Türkiye, vize muafiyeti için belirlenen 72 kriterden 6'sını henüz tamamlamadı.
https://www.cnnturk.com/dunya/riyad-ve-sam-elcilikleri-acma-karari-aldi
Riyad ve Şam elçilikleri açma kararı aldı Suriye'de iç savaş sonrasında Esad rejiminin Arap Birliği'ne geri dönmesinin tartışıldığı bir dönemde Suriye Dışişleri Bakanı Faysal Mikdad, 12 yıl aradan sonra ilk kez Suudi Arabistan'a gitti. Cidde'ye giden Mikdad, burada Suudi Dışişleri Bakan Yardımcısı tarafından karşılandı. Ziyaret ile beraber iki ülkenin diplomatik misyonları tekrar aktif hale getirme ve karşılıklı uçuşları başlatma kararı aldığı açıklandı. Öte yandan Katar Dışişleri Bakanlığı, önceki gün Arap ülkelerinin Suriye'nin Arap Birliği'ne geri dönmesini görüşmek üzere cuma günü Cidde'de bir araya geleceğini açıklamıştı. Amerikan Wall Street Journal'ın özel haberine göre, birliğin en az 5 üye ülkesi Suriye'nin geri dönmesine sıcak bakmıyor. Gazeteye konuşan kaynaklar; Fas, Kuveyt, Katar, Yemen ve Mısır'ın, Esad'ın birliğe dönmeden önce "tüm Suriyelilere geleceklerini tayin hakkı verdiğini görmek istediklerini" belirtti.
https://www.cnnturk.com/dunya/rum-polisi-seyretti-irkcilar-saldirdi-limasolda-suriyelilere-gece-baskini
Rum polisi seyretti, ırkçılar saldırdı: Limasol'da Suriyelilere gece baskını! Geçen hafta Limasol'daki bir camiye ve Baf kentindeki Suriyeli mültecilerin işyerlerine saldıran Rum ırkçılar, önceki gece de Limasol kentinde Suriyelileri hedef aldı. Kıbrıs Rum yönetiminin Baf kentinde geçen hafta sonu Suriyelilerin işyerleri ve evlerine saldıran ırkçı Rumlar bu defa turistik Limasol kentini savaş alanına çevirdi, Suriyeliler başta olmak üzere yabancı gördükleri siviller ve iş yerlerine saldırdı. Olaylara seyirci kalan Rum polisi, 7 kişinin tutuklandığını açıkladı, çoğu Suriyeli en az 5 kişi yaralandı. Rumların turistik kenti Limasol'da önceki akşam Türk düşmanlığıyla ünlü ırkçı ELAM örgütünün organize ettiği mülteci karşıtı yürüyüş kısa sürede yabancılara Saldırı eylemine döndü. "Yabancılar dışarı, Kıbrıs Rumlarındır" diye sloganlar atan 200 kadar yüzü maskeli fanatik Rum, organize bir şekilde küçük gruplara ayrıldı ve Limasol çarşısında Suriyeliler başta olmak üzere yabancılara ait işyerlerine saldırdı. Polise motolof kokteylleri atan aşırı sağcı grup, sokakta yürüyen 5 yabancıyı da darp ederek yaraladı. Irkçı gruplar olayları görüntülemeye çalışan gazetecileri de engelledi. ELAM'ın mülteci karşıtı eylemine karşı hazırlık yapan Rum polisi ise, olaylarda engellemekte yetersiz kaldı. Muhalefet partileri Rum polisini, saldırılara seyirci kalmakla suçlarken, Rum lider Nikos Hristodulidis, Baf kentinden sonra Limasol'da meydana gelen saldırılar üzerine hükümeti olağanüstü topladı. Hristodulidis, yaşanan olayların mülteci sorununu protesto eylemlerini aştığını ve masum insanlara saldırıya döndüğünü belirterek, "Saldırganları maskeli de olsalar belirleyeceğiz. Sadece yargılamayacağız, yakılıp yıkılan işyerlerindeki hasarların maddi karşılığını da sorumlularından tahsil edeceğiz" dedi. Rum Parlamentosu'nda 2 milletvekiline sahip Türk düşmanı ELAM'ın organize ettiği saldırılar ilk değil. Türk düşmanlığı ve Kıbrıs Türklerine saldırılarda ünlü örgüt, geçen hafta Suriyelilerin gittiği Limasol kentindeki Köprülü İbrahim Ağa camisini kundakladı. Irkçı Rumlar geçen hafta sonu Baf kentinde Suriyeli mültecilerin yoğun olarak yaşadığı Hloraka semtine gece baskını düzenledi, ev ve işyerlerine saldırdı. Irkçı Rumların son hedefi Limasol kentindeki Suriyeli mülteciler oldu. Kaynak: Hürriyet / Ömer Bilge
https://www.cnnturk.com/dunya/rus-baris-guclerinden-karabagdaki-sivillere-190-ton-insani-yardim
Rus barış güçlerinden Karabağ'daki sivillere 190 ton insani yardım Rusya Savunma Bakanlığı, Rus barış güçlerinin Karabağ'da siviller için yakıt ve gıda başta olmak üzere 190 ton insani yardım yaptığını bildirdi. Rusya Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, "Son 24 saat içinde Rus askerleri Karabağ'daki siviller için 190 ton gıda, yakıt ve madeni yağ sevkiyatını sağladı. Rus barış gücü, kan dökülmesini önlemek, güvenliği ve sivillere ilişkin insancıl hukuk normlarına uyulmasını sağlamak ve Rus barış güçlerinin güvenliğini sağlamak amacıyla Bakü ve Hankendi ile sürekli iletişim halindedir" denildi. Ayrıca Rus barış güçleri, yer değiştirmek isteyen sivilleri istedikleri bölgelere taşıdı.
https://www.cnnturk.com/dunya/rus-yetkiliden-3-dunya-savasi-uyarisi
Rus yetkiliden 3. Dünya Savaşı uyarısı Dünya, Rusya Devlet Başkanı Puin'in nükleer çıkışını konuşken Moskova'dan tehdit gibi bir uyarı geldi. Üst düzey bir Rus yetkili, Ukrayna'nın NATO'ya katılmasının 3. Dünya Savaşı'nı tetikleyebileceği konusunda uyarıda bulundu. Bir yanda nükleer tehdit, diğer yanda ise '3. Dünya Savaşı' söylemleri... Dünya diken üzerinde 24 Şubat'tan beri Rusya ve Ukrayna'dan gelen dikkat çekici açıklamaları takip ediyor. Üst düzey bir Rus yetkili, Ukrayna'nın NATO'ya katılmasının 3. Dünya Savaşı'nı tetikleyebileceği konusunda Batı'yı uyardı. Independent'ta yer alan habere göre, Rusya Federasyonu Güvenlik Konseyi sekreter yardımcısı Perşembe günü Tass'a verdiği demeçte şu ifadeleri kullandı; 'Kiev, böyle bir adımın Üçüncü Dünya Savaşı'na garantili bir tırmanış anlamına geleceğini gayet iyi biliyor.' Bu açıklama NATO'ya gözdağı olarak yorumlandı. Putin 'nükleer güç kullanabiliriz' derken 'taktik nükleer silahları' kastediyor. Bu tür silahların tahrip gücü 1 kiloton ile 1000 kiloton arasında değişiyor. 1 kiloton, 1 milyon ton klasik patlayıcı dinamite eşdeğer. Örneğin, Hiroşima'ya atılan atom bombasının 18 kiloton olduğu belirtiliyor. Putin'in Rusya'da kısmi seferberlik ilan ederken 'Blöf yapmıyorum' diyerek Ukrayna savaşında nükleer silah kullanabileceğini yinelemesi, nükleer tehlikeyi yeniden gündeme getirmişti. Putin'in bu hamlesi sonrası ABD'den dikkat çeken bir uyarı gelmişti. Eski CIA direktörü ve emekli dört yıldızlı ordu generali David Petraeus Rusya'ya adeta gözdağı vermişti. ABC News'a konuşan Petraeus, Putin'in Ukrayna'da nükleer silah kullanması durumunda ABD ve müttefiklerinin Rusya'nın Ukrayna'daki birliklerini ve teçhizatını yok edeceği ve Karadeniz filosunu batıracağı belirtti. Petreaus, radyasyonun 5. Madde şemsiyesi altındaki NATO ülkelerine yayılma olasılığının NATO üyesine saldırı olarak yorumlanabileceğini belirtti. Kremlin Sözcüsü Dmitry Peskov, dün yaptığı açıklamada Batılı liderlerin nükleer silahların potansiyel kullanımına ilişkin söylemlerinin zarar verici ve kışkırtıcı olduğunu belirterek, "Rusya, bunun bir parçası olmak istemiyor" ifadelerini kullandı.
https://www.cnnturk.com/dunya/rusya-guney-kibris-rum-yonetimine-nota-verdi
Rusya, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'ne nota verdi Rusya Dışişleri Bakanlığı, bir Rus gazeteci ve Rus diplomata karşı "kabul edilemez ve provokatif eylemler" yapıldığı gerekçesiyle Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'ne nota verdi. Rusya Dışişleri Bakanlığı, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nde bir Rus gazetecinin gözaltına alınması ve bir Rus diplomatın yaralanmasının ardından açıklama yayımladı. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, "kabul edilemez ve provokatif" olarak nitelendirilen eylemler nedeniyle Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin Moskova Büyükelçisi Kipros Yorgalis'in bakanlığa çağrıldığı duyuruldu. Yorgalis'e, GKRY'de Rossiyskaya Gazeta muhabiri Alexander Gasyuk'un gözaltına alınması ve Rusya'nın GKRY Büyükelçiliği'nde çalışan bir diplomatın güvenlik güçlerince şiddet uygulanarak yaralanması nedeniyle Rusya tarafından nota verildiği iletildi. Bakanlık açıklamasında ayrıca, Kıbrıslı yetkililerden resmi bir özür talep edildiği belirtilirken, gazetecinin derhal serbest bırakılması ve olayla ilgili bir açıklama yapılması istendi.
https://www.cnnturk.com/dunya/rusya-kievi-vurdu-7-yarali
Rusya, Kiev'i vurdu: 7 yaralı Ukrayna Acil Durumlar Servisi, Rusya'nın başkent Kiev'e saldırı düzenlediğini, biri çocuk olmak üzere 7 kişinin yaralandığını duyurdu. Ukrayna Acil Durumlar Servisi'nden yapılan açıklamada, saldırıların başkentin Darnytsia ve Shevchenkivskyi bölgelerinde düzenlendiği, Darnytsia bölgesinde biri çocuk olmak üzere 7 kişinin yaralandığı ifade edildi. Shevchenkivskyi bölgesinde düzenlenen saldırıda can kaybı ya da yaralanma olmadı. Saldırı sonrası çıkan yangına müdahale anları ise kameralara yansıdı.
https://www.cnnturk.com/dunya/rusya-savunma-bakani-soygu-tahranda-iran-yapimi-fuze-ve-ihalari-inceledi
Rusya Savunma Bakanı Şoygu Tahran'da: İran yapımı füze ve İHA'ları inceledi Rusya Savunma Bakanı Orgeneral Sergey Şoygu, İran'ın başkenti Tahran'a giderek İran yapımı füze ve İHA'ları inceledi. Rusya Savunma Bakanı Şoygu, bugün İran İslam Devrim Muhafızları Birliği'nin Tahran'da düzenlenen Havacılık ve Uzay Kuvvetleri fuarını ziyaret ederek İran yapımı füzeler ve İHA'lar hakkında bilgi aldı. Bakanlıktan yapılan açıklamada "Fuarda özellikle taktik füze sistemlerinin yanı sıra uzun ve orta menzilli balistik füzeler de sergileniyor. Ayrıca ABD'de üretilen ganimet İHA'lar da sergileniyor" denildi.
https://www.cnnturk.com/dunya/rusya-ukrayna-misket-bombasiyla-bir-koyu-vurdu
Rusya: "Ukrayna, misket bombasıyla bir köyü vurdu" Rusya'nın Bryansk Bölgesi Valisi Alexander Bogomaz, Ukrayna'nın sınırdaki bir köye misket bombasıyla düzenlendiği saldırı sonucu evlerde hasar meydana geldiğini ifade etti. Rusya'nın Bryansk Bölgesi Valisi Alexander Bogomaz, Ukrayna'nın sınıra yakın Klimovo köyüne misket bombasıyla saldırı düzenlediğini açıkladı. Ön soruşturmaya göre saldırıda can kaybı yaşanmadığını ancak çok sayıda evde hasar meydan geldiğini belirten Bogomaz, acil servislerin olay yerindeki incelemelerinin devam ettiğini kaydetti. Ukrayna'dan konuya ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı. ABD, Ukrayna'ya kullanımı birçok ülkede yasaklanan misket bombaları göndermiş, Ukrayna ise söz konusu misket bombalarını Rus askerlerini dağıtmak için kullanacağını belirtmişti. Misket bombaları, geniş bir alanda etki göstermesi ve siviller için tehdit oluşturduğu gerekçesiyle 100'den fazla ülke tarafından yasaklanmıştı.
https://www.cnnturk.com/dunya/rusya-ukrayna-muzakere-gorusmeleri-bu-masada-gerceklesecek
Rusya-Ukrayna müzakere görüşmeleri bu masada gerçekleşecek Dünya, Rusya ve Ukrayna arasında kurulacak olan diplomasi masasından çıkacak karara odakladı. Belarus, görüşmelerin gerçekleştirileceği salondaki hazırlıkların tamamlandığı açıkladı. Rusya'nın Ukrayna'ya saldırıları sürerken, gözler Ukrayna-Belarus sınırındaki Pripyat ırmağı bölgesinde gerçekleşecek olan kritik görüşmeye çevrildi. Belarus Dışişleri Bakanlığı, müzakere görüşmelerinin gerçekleştirileceği salonun görüntülerini paylaşarak, "Belarus'ta Rusya-Ukrayna müzakerelerine ev sahipliği yapmak için her şey hazır. Heyetlerin gelmesini bekliyoruz," açıklamasını yaptı. In Belarus, everything is ready to host Russia-Ukraine negotiations. Waiting for delegations to arrive pic. twitter. com/WSnPMyChwg Belarus MFA February 28, 2022 Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, Rus heyetiyle ön koşulsuz görüşme yapılacağını duyurmuştu.
https://www.cnnturk.com/dunya/rusyadan-abd-ve-ingiltereye-suclama-sivastopol-saldirisinin-arkasinda-onlar-var
Rusya'dan Sivastopol saldırısına ilişkin ABD ve İngiltere'ye suçlama Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, Rusya'nın Sivastopol'daki Karadeniz Filosu karargahına Ukrayna tarafından düzenlenen saldırının ABD'li ve İngiliz istihbarat yetkililerinin koordinasyonuyla gerçekleştiğini söyledi. Ukrayna'nın Kırım'a bağlı Sivastopol'daki Rus Karadeniz Filosu karargahına düzenlendiği füze saldırısıyla ilgili Rusya'dan açıklama geldi. Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova yaptığı açıklamada, "22 Eylül'de Sivastopol tekrar saldırıya uğradı. Bu saldırının, NATO uydu sistemleri, keşif uçakları kullanılarak önceden planlandığından, ABD'li ve İngiliz istihbarat uzmanlarının tavsiyeleri ve yakın koordinasyonuyla gerçekleştirildiğinden en ufak bir şüphemiz yok. Bu terör eylemlerinin tek amacı Ukrayna Silahlı Kuvvetleri'nin başarısız taarruzlarına karşı dikkatleri başka yöne çekmek ve toplumumuzu korkutup panik oluşturmaktır" ifadelerini kullandı. Ermenistan ve Rusya ilişkilerine yönelik konuşan Zaharova, "Edindiğimiz bilgilere göre Washington ve Brüksel, Ermenistan'ı Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü'nden ayrılmaya, NATO ile iş birliğini hızlandırmaya, askeri-teknik iş birliklerini arttırmaya çalışıyor" dedi. ABD ve Avrupa Birliği'nin Dağlık Karabağ'daki durumu değerlendirmeden Ermenistan ve Azerbaycan arasında bir barış anlaşması imzalatmaya çalıştığını ifade eden Zaharova, ABD'li bazı vakıf başkanı ve yöneticilerin Ermenistan'a gerçekleştirdiği ziyaretlere dikkat çekerek bu ülkede Rusya karşıtı politikaların hedeflendiğini kaydetti. Rus barış gücü birliklerinin Dağlık Karabağ'daki misyonlarını sürdürdüğünü belirten Zaharova, "Barış güçlerimiz bölgede. Bu iyi niyetimizin, tavrımızın göstergesidir. Biz Ermenistan ile müttefiklik ilişkilerine her zaman özen gösterdik ve hiçbir zaman bunu kötüleştiren taraf olmayacağız" dedi. Zaharova, Ermenistan ile imzalanan ikili anlaşmaların da iki halkın çıkarları doğrultusunda uygulanmaya devam edeceğini söyledi.
https://www.cnnturk.com/dunya/rusyadan-karabag-aciklamasi-durum-oldukca-zor
Rusya'dan 'Karabağ' açıklaması! 'Durum oldukça zor' Azerbaycan'ın Karabağ'da başlattığı terörle mücadele operasyonunun ardından açıklama yapan Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, "Asıl görevimiz Erivan ve Bakü'yü müzakere masasına oturtmak" ifadelerini kullanarak, "Sivillerin hayatlarını tehdit eden bir durum olduğuna dair bir bilgi yok" dedi. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Azerbaycan ordusunun Karabağ'da başlattığı terörle mücadele operasyonunun ardından bölgede görev yapan Rus Barış Gücü Birlikleri'nin durumuyla ilgili açıklamalarda bulundu. Birliklerin zor koşullara rağmen görevlerini sürdürdüğünü belirten Peskov, "Taraflar birliklerimizle temas halindeler. Genelde de bu temaslar askeri birimler üzerinden oluyor. Şuan elimizde sivillerin hayatlarını tehdit eden bir durum olduğuna dair bir bilgi yok. Barış güçleri görevlerini yerine getiriyor ancak durum oldukça zor" dedi. Operasyonun ardından Karabağ'da görev yapan Rus Barış Gücü birlikleri sayısının arttırılıp arttırılmayacağı sorusuna da yanıt veren Peskov, "Barış güçlerimizin sayısının arttırılmasına gelince, bu karar daha önce ordumuz tarafından belirlenmiştir ve tüm ülkelerin mutabakata tabidir. Bu artışın belirlenmesi için ancak ordumuz fikir sunabilir" ifadelerini kullanarak, barış gücü birlikleri sayısının taraf ülkelerin onayıyla arttırılabileceğini vurguladı. Karabağ'daki krizin çözümünde Moskova'nın üstüne vazife edindiği görevin tarafları müzakere masasına oturtmak olduğunu söyleyen Peskov, "Asıl görev hem Erivan'ı hem de Bakü'yü ağır yöntemlerden vazgeçirerek müzakere masasına oturtmaktır" dedi. Azerbaycan'ı operasyonları sırasında sivillere karşı dikkatli olmaya çağıran Peskov, "Azerbaycan silahlı kuvvetlerinin gerçekleştirdiği askeri operasyon karşısında bizim için ilk şey Karabağ'daki sivil halkın güvenliğinin sağlanmasıdır. Bunun için gerekli olan her şey yapılıyor" dedi.
https://www.cnnturk.com/dunya/rusyanin-soyuz-ms-24-araci-firlatildi
Rusya'nın Soyuz MS-24 aracı fırlatıldı Rusya'nın Soyuz MS-24 uzay aracı, Kazakistan'daki Baykonur Uzay Üssü'nden fırlatıldı. Astronotların uzayda 1 yıl 6 ay kalacağı aktarıldı. Rusya'nın Soyuz MS-24 uzay aracı bugün fırlatıldı. İçinde 3 astronotla birlikte Kazakistan'daki Baykonur Uzay Üssü'nden Uluslararası Uzay İstasyonu'na gönderilen uzay aracında Rus astronotlar Oleg Kononenko ve Nikolai Chub'ın yanı sıra Amerikalı astronot Loral O'Hara yer aldı. Rusya Federal Uzay Ajansı tarafından üstlenilen fırlatma görevi ile astronotların uzayda 1 yıl 6 ay kalacağı aktarılırken, bu süre zarfında 7 yeni deney ve 4 uzay yürüyüşü de dahil olmak üzere 60'dan fazla bilimsel deney yapılması planlanıyor. Rusya'nın başkenti Moskova'daki izleme merkezinde uzmanlar tarafından takip edilen ve Baykonur'dan TSİ 18.45'te fırlatılan MS-24 uzay aracı TSİ 21.30'da sorunsuz bir şekilde Uluslararası Uzay İstasyonu'na ulaştı.
https://www.cnnturk.com/dunya/rusyayi-sarsan-saldiri-sirenler-caldi-siginaklara-gidin-cagrisi-yapildi
Rusya'yı sarsan saldırı! Sirenler çaldı, sığınaklara gidin çağrısı yapıldı! Ukrayna ordusu, Rusya Donanması Karadeniz Filosu'nun Kırım yarımadasındaki karargahına füzeli saldırı gerçekleştirdi. Saldırı sonucu binada yangın çıktı. Rusya Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Ukrayna'nın Kırım yarımadasındaki Sivastopol kentine füzeli saldırı gerçekleştirdiği, saldırıda Rusya Donanması Karadeniz Filosu'na ait karargahın hasar gördüğü, 1 askerin kayıp durumda olduğu aktarıldı. Ayrıca 5 füzenin hava savunma sistemleri tarafından düşürüldüğü kaydedildi. Füzeli saldırının ardından karargah binasında yangın çıkarken, bölgeye itfaiye ekipleri gönderildi. Sivastopol Valisi Mihail Razvojayev sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Bir saldırı daha olabilir. Şehir merkezine gelmemenizi rica ediyorum. Binalardan çıkmayın. Olay yerinde Rusya Acil Durumlar Bakanlığı ekipleri çalışıyor. Hava nakil grubu hazır duruma getirildi. Yedek teçhizat devreye sokuldu. İtfaiyeciler bir an önce yangını söndürmek için tedbirler alıyor. Personel ve araç sayısını artırma çalışmaları devam ediyor" ifadelerini kullandı. Vali Razovjayev halka sığınaklara gitmeleri çağrısında bulunurken, sirenlerin yeni saldırı ihtimaline karşı çalmaya devam ettiğini belirtti.
https://www.cnnturk.com/dunya/shani-louk-kimdir-hamasin-kacirdigi-shani-louk-alman-vatandasi-mi
Shani Louk kimdir? Hamas'ın kaçırdığı Shani Louk yaşıyor mu? Hamas'ın İsrail'e karşı başlattığı Aksa Tufanı operasyonu kapsamında sosyal medyada çeşitli görüntüler paylaşılmış görüntülerin bir kısmında Hamas'ın genç bir kadını yarı çıplak şekilde bir aracın arkasında taşıdıkları görülmüştü. Saçları rastalı, bacağı kırık bir şekilde görünen kadının Shani Louk olduğu öne sürüldü. Peki, Hamas'ın kaçırdığı Shani Louk yaşıyor mu? Aksa Tufanı operasyonu kapsamında çatışmaların başladığı Gazze şeridinde çok sayıda sivil kayıp yaşandı. Hamas tarafından operasyonun ilk saatlerinde paylaşılan bazı videolar tepkilere yol açtı. Yarı çıplak şekilde halde kaçırılan kadının Shani Louk olduğu tespit edildi. Öldürülenler arasında Almanya - İsrail çifte vatandaşı olduğu öğrenilen 30 yaşındaki dövme sanatçısı Shani Louk de yer aldı. Shani Louk'un annesi Ricarda, bir video kaydı yayınlayarak, gözyaşları içinde kızının İsrail'de bir grup turistle Hamas tarafından kaçırıldığını söyledi. Dövme sanatçısı olan genç kadının barış için düzenlenen müzik festivali kapsamında bölgede olduğu öne sürüldü. Sosyal medyada "shanukkk" hesabını kullanan genç kadının 40 binin üzerinde takipçisi bulunuyor. Aynı zamanda birçok ülkeyi gezen bir gezgin olan genç kadının rastalı saçlarından ve bacağındaki dövmeden teşhis edildiği belirtiliyor. Görüntülerin ardından çok sayıda kişinin Louk'un hesabına "huzur içinde uyu" mesajı paylaştığı görüldü. Shani Louk yaşıyor mu? Dün yeni bir açıklma daha yapan anne kızının hayatta olduğuna dair yeni bilgiler aldığını duyurdu. Alman televizyonuna konuşan Ricardo Louk kızının ciddi bir kafa travması geçirdiğini ve durumunun kritik olduğunu iddia etti. "Artık Shani'nin hayatta olduğuna dair daha fazla bilgiye sahibiz" diyen anne bilgiyi Filistinli kaynaklardan aldığını belirtti ve Alman hükümetine "Her dakika kritik. Hızlı hareket etmeli ve Shani'yi Gazze Şeridi'nden çıkarmalısınız " dedi.
https://www.cnnturk.com/dunya/siber-gerginlik-cin-abd-gercek-bir-yalan-imparatorlugu
'Siber' gerginlik! Çin: "ABD gerçek bir yalan imparatorluğu" Çin Dışişleri Bakanlığı, ABD'nin yayımladığı bir raporda Pekin'i siber saldırılar sonucu bilgi manipülasyonu yapmakla suçlaması üzerine açıklama yaparak, ABD'yi "gerçek bir yalan imparatorluğu" olarak tanımladı. ABD'nin Çin'i bilgi manipülasyonu çabalarına her yıl milyarlarca dolar para akıtmakla suçladığı bir raporu yayımlaması üzerine Çin Dışişleri Bakanlığından sert tepki geldi. Bakanlıktan yapılan açıklamada, yayımlanan raporun gerçekleri göz ardı ettiği belirtildi. Açıklamada ayrıca, "Gerçekler, 'ABD'nin tam bir yalan imparatorluğu' olduğunu defalarca kanıtlandı" ifadeleri yer aldı. ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından Perşembe günü yayımlanan bir raporda, Çin'in sansür, veri toplama ve yabancı haber kaynaklarını gizli satın alma yoluyla küresel medyayı manipüle ettiği belirtilmiş, temmuz ayında ise Microsoft ve Beyaz Saray tarafından yapılan açıklamada, Çinli hacker grubunun ABD devlet kurumlarının da aralarında bulunduğu en az 25 kurumun e-mail hesaplarına sızdığı bildirilmişti.
https://www.cnnturk.com/dunya/siginmaciliktan-belediye-baskanligina-suriyeli-ryyan-alsheblin-almanyadaki-hikayesi
Sığınmacılıktan belediye başkanlığına... Suriyeli Ryyan Alshebl'ın Almanya'daki hikayesi 2015 yılında Suriye'den kaçarak Türkiye üzerinden Almanya'ya sığınmacı olarak gelen Ryyan Alshebl, düzenlenen törende yemin ederek Ostelsheim belediye başkanlığı görevine başladı. Almanya'nın Baden Württemberg eyaletindeki Ostelsheim kasabasında Nisan ayında yapılan belediye başkanlığı seçimini kazanan Suriye kökenli Ryyan Alshebl bu akşam düzenlenen törenle yemin ederek resmen görevine başladı. Nisan ayı başında yapılan belediye başkanlığı seçimlerine bağımsız aday olarak giren Ryyan Alshebl, yaklaşık 2 bin 500 nüfuslu kasabada oyların yüzde 55,41'ini alarak zafer kazanmıştı. Haziran ayı sonunda belediye başkanlığı görevini üstlenen Alshebl, ilgilenmek istediği ilk konuların çocuk bakım olanakları ve iletişim olduğunu belirtti. Suriye'deki iç savaştan kaçarak Almanya'ya sığınmacı olarak gelen ve 29 yaşında belediye başkanı seçilen Alshebl'in hikayesi Alman basınında ve yabancı medyada ilgi ile karşılanıyor. Suriye'nin güneyindeki Süveyda kentinde yaşayan ve bu şehirde öğrenim gören Alshebl, 21 yaşındayken askerlik hizmeti yaparak savaşa katılmak istemediği için ülkeden kaçmayı seçti. Kendi anlatımına göre, Suriye üzerinden Lübnan'a ve oradan da Türkiye'ye giden Alshebl, Ege Denizi'ni botla geçerek Yunanistan'ın Midilli Adası'na ulaştı. 2015 yılında Almanya'ya geldikten sonra Karlsruhe yakınlarındaki Cawl kasabasında yaşamaya başlayan Alshebl, Almanca öğrendi ve 2022 yılında Alman vatandaşlığına geçti. Baden-Württemberg Belediyeler Birliği'nin verdiği bilgilere göre Alshebl, Almanya'nın güneybatısında belediye başkanlığı görevini üstlenen ilk Suriye kökenli oldu. Ayrıca Alshebl, Almanya'daki en genç 20 belediye başkanı arasında yer alıyor. Kaynak: Deutsche Welle
https://www.cnnturk.com/dunya/skandal-aciklama-istifa-getirdi
Skandal açıklama istifa getirdi! Geçtiğimiz cuma günü Kanada parlamentosunda Nazi birliğinde savaşmış Ukraynalı Yaroslav Hunka'yı "kahraman" olarak tanıtan Kanada Parlamento Başkanı Anthony Rota, tepkilerin ardından istifa etti. Kanada parlamentosundaki Nazi skandalı istifa getirdi. Geçtiğimiz cuma günü Kanada parlamentosunda İkinci Dünya Savaşı sırasında Nazi birliğinde savaşmış 98 yaşındaki Ukraynalı Yaroslav Hunka'yı "kahraman" olarak tanıtan Kanada Parlamento Başkanı Anthony Rota, tepkilerin ardından istifa etti. Hunka, Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy'nin ziyareti nedeniyle Kanada parlamentosundaki oturuma özel davetli olarak katılmış, Rota'nın kendisini bir "kahraman" olarak tanıtması üzerine milletvekilleri tarafından ayakta alkışlanmıştı. Kanada Başbakanı Justin Trudeau yaptığı açıklamada, olayı "Kanada parlamentosu ve dolayısıyla tüm Kanadalılar için son derece utanç verici" olarak nitelendirmişti. Kanada Dışişleri Bakanı Melanie Joly, durumu "son derece kabul edilemez" ve "utanç verici" olduğunu ifade etmiş, Rota'nın onurlu bir şekilde istifa etmesi gerektiğini söylemişti. Parlamentodaki oturumun ardından Hunka'nın, Nazilerin komutası altındaki gönüllü bir birim olan Waffen-SS "Galiçya" Tümeni veya SS 14. Waffen Tümeni'nin bir üyesi olduğu ortaya çıkmıştı.
https://www.cnnturk.com/dunya/skandal-fransizlardan-saka-gibi-kardak-senaryosu
Skandal: Fransızlardan şaka gibi Kardak senaryosu! Fransız L'express dergisi, Fransız silahlı kuvvetlerinin gücüne ilişkin öngörüler geliştirmek için uydurduğu 5 savaş senaryosu arasında, Kardak etrafında şekillenen ve Türkiye'ye karşı Fransız-Yunan birliğinin oluştuğu bir savaş senaryosuna da yer verdi. Dergi, Kardak'ın Yunan olduğu iddiasını kabul ederek hazırladığı senaryo için bazı Fransız uzmanların görüşlerine de yer verilen yaklaşık 10 dakikalık bir video yayınladı. Fransızların skandal senaryosuna göre Türkiye, 17 Şubat 2027'de yaklaşık bin komandoyu taşıyan TCG Anadolu gemisi, 2 fırkateyn ve 1 denizaltı ile Kardak kayalıklarına yanaşıyor. Türk bayrağı çekilen kayalıklardaki 50 Yunan askeri tutuklanıyor. Atina'nın Kardak'ı geri alma operasyonları başarısız olurken, bu sürede 10 Yunan savaş uçağı düşürülüyor ve 40 Yunan askeri hayatını kaybediyor. Senaryoya göre bu noktada Fransa çatışmaya dahil oluyor. Fransa Cumhurbaşkanı Emannuel MACRON'un YUNANİSTAN'a yardım için operasyonlar düzenleyeceğini ilan etmesi üzerine 2 fırkateyn, 1 nükleer denizaltı, Mistral tipi 2 helikopter ve C-130 tipi bir askeri nakliye uçağı Yunanistan'a gönderiliyor. İlginç senaryoya göre Kardak kayalıklarına çıkan Fransızlar, Yunan kuvvetleriyle birlikte Türk askerini püskürtmeyi başarırken, askeri başarısızlık nedeniyle Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın istifa edeceği ve Ankara'nın devam eden süreçte Rusya ile yakınlaşma yoluna gireceği anlatılıyor. Derginin hazırladığı senaryolar arasında, Fransız kuvvetlerinin Çin ve Rusya ile girebileceği olası çatışmalar da yer alıyor.
https://www.cnnturk.com/dunya/slovakyada-secimleri-rusya-yanlisi-parti-kazandi
Slovakya'da seçimleri Rusya yanlısı parti kazandı Slovakya'da dün gerçekleştirilen parlamento seçimlerini ilk resmi sonuçlara göre eski Başbakan Robert Fico liderliğindeki İstikamet-Sosyal Demokrasi partisi kazandı. Slovakya İstatistik Ofisi, dün gerçekleştirilen parlamento seçimlerinin ilk sonuçlarını bu sabah açıkladı. Oyların yüzde 99,2'sinin sayılmasıyla birlikte açıklanan ilk sonuçlara göre Slovakya'nın Ukrayna'ya silah yardımına son verme sözü veren ve Rusya yanlısı olarak tanımlanan Robert Fico'nun partisi SMER-SD, yüzde 23,3 oranında oy alarak 1'inci parti oldu. Avrupa Parlamentosu Başkan Yardımcısı olarak görev yapan liberal ve Batı yanlısı aday Michal İmeka liderliğindeki İlerici Slovakya'nın oy oranı ise yüzde 17 seviyesinde kaldı. Eski bir SMER-SD üyesi olan Peter Pellegrini liderliğindeki Hlas partisi, yüzde 15 oy alarak 3'üncü olurken, yüzde 5 oranındaki seçim barajını toplam 7 parti geçti. Hlas partisinin koalisyon müzakerelerinde kilit öneme sahip olması bekleniyor. Öte yandan, bu yılki seçimlere katılım oranı 2002 yılına oranla en yüksek seviyeye ulaşarak yüzde 68,06 olurken, Slovakya Cumhurbaşkanı Zuzana Czaputova'nın önümüzdeki günlerde hükümeti kurma görevini Fico'ya vermesi ve SMER-SD partisinin Hlas ve yaklaşık yüzde 10 oy oranına ulaşan Slovak Ulusal Partisi ile koalisyon oluşturması bekleniyor. Slovakya'da 2006-2010 ve 2012-2018 yılları arasında 2 dönem başbakanlık yapan Robert Fico, Avrupa ve ABD'nin Ukrayna'ya silah yardımı sağlamak ve Rusya'ya yaptırım uygulamak yerine nüfuzlarını Rusya ve Ukrayna arasında bir barış anlaşması sağlanması yönünde kullanmaları gerektiğini savunuyor. Slovakya'da son seçimler Şubat 2020'de yapılmış, Mart 2020'de kurulan koalisyon hükümetinde ise zaman zaman değişikliklere gidilmişti. Bir süre siyasi istikrarsızlığın sürdüğü ülkede Heger hükümeti, Aralık ayında parlamentoda güvenoyu alamayarak düşmüştü. Cumhurbaşkanı Czaputova, Heger'i dün yapılan erken seçimlere kadar ülkeyi yönetmesi için tekrar başbakan olarak atamıştı. Görevi kabul eden Heger ise mayıs ayında istifasını sunmuştu. Başbakan Heger'in istifa etmesinin ardından Cumhurbaşkanı Czaputova, Ludovit Odor'un Başbakanlığında teknokratlardan oluşan bir hükümeti 15 Mayıs 2023 tarihinde görevlendirmişti. Teknokrat hükümet, 15 Mayıs'ta yapılan güven oylamasını kazanamamıştı.
https://www.cnnturk.com/dunya/son-dakika-azerbaycan-savunma-bakanligi-duyurdu-karabagda-antiteror-operasyonu-baslatildi
Son dakika... Azerbaycan Savunma Bakanlığı duyurdu: Karabağ'da antiterör operasyonu başlatıldı Gelen son dakika haberlerine göre, Azerbaycan Savunma Bakanlığı, Karabağ'da anayasal yapıyı yeniden tesis etmek amacıyla antiterör operasyonu başlatıldığını duyurdu. Açıklamada, "Siviller ve altyapı tesisleri hedef alınmıyor, yalnızca meşru askeri hedefler yok ediliyor." ifadeleri yer aldı. İşte operasyondaki son durum... Azerbaycan Savunma Bakanlığı, Karabağ'da terörle mücadele operasyonu başlatıldığını duyurdu. Bakanlıktan yapılan açıklamada Karabağ'da 'anayasal yapıyı yeniden tesis etme' amacına vurgu yapılırken, operasyona ilişkin, "Siviller ve altyapı tesisleri hedef alınmıyor, yalnızca meşru askeri hedefler yok ediliyor" denildi. Açıklamada operasyona ilişkin şu ifadelere yer verildi: "Üçlü deklarasyon hükümlerinin sağlanması, Karabağ ekonomik bölgesinde işlenen büyük çaplı provokasyonların önlenmesi, Ermeni silahlı kuvvetlerine ait birliklerin silahsızlandırılarak topraklarımızdan çekilmesi, askeri altyapılarının etkisiz hale getirilmesi, kurtarılmış topraklara dönen sivil nüfusun yanı sıra yeniden inşa ve imar çalışmalarında yer alan sivil işçilerin ve askeri personelin güvenliğinin sağlanması ve Azerbaycan Cumhuriyeti'nin anayasal yapısının yeniden tesis edilmesi amacıyla bölgede yerel nitelikte anti-terör tedbirleri başlatılmıştır. Azerbaycan'ın Karabağ bölgesinde yapılan lokal nitelikli terörle mücadele tedbirleri sırasında sivil nüfus ve sivil altyapı tesisleri hedef alınmıyor. Ordumuzun cephaneliğinde bulunan yüksek hassasiyetli silahlar kullanılarak yalnızca meşru askeri hedefler etkisiz hale getiriliyor." Azerbaycan Savunma Bakanlığı Karabağ'daki terörle mücadele operasyonları hakkında, "Uygulanan tedbirler hakkında Rus Barış Gücü Komutanlığı'na ve Türk-Rus Ortak Gözlem Merkezi Yönetimi'ne bilgi verildi" açıklamasında bulundu. Karabağ'da başlatılan antiterör operasyonuna ilişkin ilk görüntüler geldi. Öte yandan Karabağ'daki Ermeni nüfusun tehlikeli bölgeden tahliyesini sağlamak amacıyla Laçın yolu üzerinde ve diğer istikametlerde insani koridor ve kabul noktaları oluşturulduğu belirtildi. Azerbaycan Savunma Bakanlığı, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ve Azerbaycan Savunma Bakanı Zakir Hasanov'un, Karabağ'daki gelişmelere ilişkin telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini yazılı açıklama ile duyurdu. Açıklamada, "Azerbaycan Savunma Bakanı Zakir Hasanov ile Türkiye Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler arasında bir telefon görüşmesi gerçekleşti. Bakan Hasanov, mevkidaşına Azerbaycan'ın Karabağ bölgesinde gerçekleştirilen yerel nitelikli terörle mücadele tedbirleri konusunda bilgi verdi. Bakan Yaşar Güler, Türkiye'nin her zaman olduğu gibi bugün de Azerbaycan'ın yanında olduğunu söyledi" denildi. Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zaharova, iki ülke ile iletişim halinde olduklarını belirterek, "Rusya, Karabağ'daki terörle mücadele operasyonu konusunda Azerbaycan ile temas halinde. Azerbaycan'dan bilgi alıyoruz" dedi. Dağlık Karabağ'da tansiyonun yükselmesinden endişe duyduklarını vurgulayan Zaharova, "Her iki tarafı da kan dökmeyi durdurmaya çağırıyoruz. Karabağ'daki durumun diplomatik olarak çözülmesi çağrısında bulunuyoruz" diye konuştu. Rus barış gücü birlikleri ile ilgili Zaharova, "Rus barış gücü birlikleri, Dağlık Karabağ'daki görevini sürdürüyor." açıklamasını yaptı. Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan yaşanan gelişmeler üzerine güvenlik konseyi üyelerini toplantıya çağırdı. Ermenistan Güvenlik Konseyi Basın Servisi tarafından yapılan yazılı açıklamada, "Güvenlik Konseyi toplantısı Nikol Paşinyan'ın başkanlığında gerçekleşiyor. Toplantının gündeminde Azerbaycan'ın Dağlık Karabağ'da başlattığı geniş çaplı askeri eylemler yer alıyor" denildi. Ermenistan Savunma Bakanlığı, Azerbaycan'ın Ermenistan birliklerinin Dağlık Karabağ'da faaliyet yürüttüğüne ilişkin açıklamalarına yanıt verdi. Açıklamada, Ermenistan Savunma Bakanlığı'nın birçok kez Dağlık Karabağ'da birliklerinin bulunmadığını ifade ettiği belirtildi. Azerbaycan'ın Karabağ'da başlattığı terörle mücadele operasyonuna yönelik AB'den açıklama geldi. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell yaptığı yazılı açıklamada, "Avrupa Birliği, temas hattında ve Karabağ'ın diğer yerlerinde yaşanan askeri gerilimi kınıyor. Düşmanlıkların derhal durdurulması ve Azerbaycan'ın mevcut askeri faaliyetlerini durdurması yönünde çağrıda bulunuyoruz. Bakü ve Karabağ Ermenileri arasında diyaloğa acilen dönülmesi gerekiyor. Bu askeri gerilim, bölgedeki halkın göçünü zorlamak için bir bahane olarak kullanılmamalıdır. Barış ve normalleşme görüşmelerine elverişli bir ortam sağlamak için şiddetin durması gerekiyor. Müzakere edilen sonuçlara yönelik çalışmak için tüm tarafların gerçek taahhüdü gereklidir" ifadelerini kullandı. Borrell, AB'nin diyaloğun kolaylaştırılması konusunda çaba göstermeye devam ettiğini vurguladı. Avrupa Konseyi Başkanı Charles Michel de Azerbaycan'a operasyonu "derhal" durdurma çağrısında bulundu. Michel sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Dağlık Karabağ'dan kötü haberler geliyor. Bakü ve Karabağ Ermenileri arasında gerçek bir diyaloğun tesis edilebilmesi için Azerbaycan'ın askeri faaliyetleri derhal durdurulmalıdır" dedi. Azerbaycan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Hacıyev ise şu açıklamaları yaptı: "Karabağ'daki Ermeni ayrılıkçılar ateşkes önerdi" "Karabağ operasyonunun hedefleri neredeyse tamamlandı" Azerbaycan Karayolları Devlet Dairesi, bugün yerel saatle 03.45 sıralarında Ahmedbeyli-Füzuli-Şuşa karayolunda çalışma yürüten karayolları devlet dairesine ait bir aracın geçişi sırasında tanksavar mayının infilak etmesi sonucu 2 kurum çalışanının hayatını kaybettiğini duyurmuştu. Bu olayın ardından olay yerine giden polis aracının geçişi sırasında mayın patladı. Patlama sonucu 4 polisin hayatını kaybettiği belirtildi. Azerbaycan'dan yapılan yazılı açıklamada, "Bu tür olaylar, Ermenistan'ın Azerbaycan'a yönelik kasıtlı ve planlı terör politikasının devamıdır." ifadeleri yer aldı ve Ermenistan'ın 10 Kasım 2020 tarihli üçlü bildiriyi açıkça ihlal ettiği hatırlatıldı. Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri, başlatılan operasyon kapsamında Ermenistan ordusuna ait askeri unsurları vurdu. Azerbaycan Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, "Sivil altyapımızı hedef alan Ermenistan silahlı kuvvetleri birliklerine ait topun imha anı" denildi. Azerbaycan Savunma Bakanlığı, Karabağ bölgesindeki anti-terör operasyonu hakkında ülkede bulunan askeri ataşelere bilgilendirme toplantısı yaptı. Toplantıyı düzenleyen Tümgeneral Mahmudov, sivil nüfusu ve sivil altyapı tesislerini hedef almadıklarını, yalnızca meşru askeri hedeflerin yüksek hassasiyetli silahlar kullanılarak imha edildiğini özellikle vurguladı. Azerbaycan Savunma Bakanlığı, Karabağ bölgesindeki yürütülen anti-terör operasyonu hakkında Azerbaycan Cumhuriyeti'nde akredite olan yabancı askeri ataşeler ve uluslararası kuruluşların temsilcilerine yönelik Savunma Bakanlığı Uluslararası Askeri İşbirliği Dairesi Başkanlığı'nda brifing düzenlendi. Toplantıda konuşan Uluslararası Askeri İşbirliği Dairesi Başkanı Tümgeneral Hüseyin Mahmudov, anti-terör operasyonunun amacının, 10 Kasım 2020 tarihinde imzalanan üçlü deklarasyon hükümlerinin sağlanması, Karabağ ekonomik bölgesindeki büyük çaplı provokasyonların önlenmesi, Ermeni silahlı kuvvetlerinin birimlerinin silahsızlandırılması ve Azerbaycan topraklarından geri çekilmesi, askeri altyapılarının etkisiz hale getirilmesi ve Azerbaycan Cumhuriyeti'nin anayasal yapısının onarılması olduğunu belirtti. Tümgeneral Mahmudov açıklamasında Azerbaycan ordusunun sivil nüfusu ve sivil altyapı tesislerini hedef almadığını, yalnızca meşru askeri hedeflerin yüksek hassasiyetli silahlar kullanılarak imha edildiğini özellikle vurgulandı. Azerbaycan ordusu Karabağ'da başlattığı terörle mücadele operasyonu devam ediyor. Azerbaycan Savunma Bakanlığı Sözcüsü Anar Eyvazov yaptığı açıklamada, Karabağ'da başlatılan operasyonun başarıyla devam ettiğini ve Ermeni silahlı kuvvetlerine ait 60'tan fazla mevzinin Azerbaycan ordusunun kontrolüne geçtiğini belirtti. Eyvazov, aynı zamanda Ermeni silahlı kuvvetlerine ait 20 askeri aracın, 40'tan fazla topçu bataryasının, 30'dcn fazla havan topunun, 2 adet füze sisteminin ve 6'dan fazla iletişim istasyonunun imha edildiğini açıkladı. Azerbaycan'ın sivil yerleşkeleri hedef aldığına ilişkin Ermenistan'ın açıklamalarını yalanlayan Eyvazov, bunun Azerbaycan ordusunu karalama kampanyasından başka bir şey olmadığını ve Azerbaycan ordusunun yalnızca meşru askeri hedefler imha ettiğini aktardı. Azerbaycan ordusu, Karabağ'da yasadışı bulunan Ermeni silahlı kuvvetlerine yönelik başlattığı terörle mücadele operasyonu kapsamında belirlenen hedefleri vurmaya devam ederken, Azerbaycan Savunma Bakanlığı, Azerbaycan ordusunun Karabağ'da sivilleri hedef aldığıyla ilgili Ermenistan'ın iddialarını yalanladı. Azerbaycan ordusu tarafından sivillerin ve sivil yapıların hedef alındığına ilişkin Ermeni sosyal medya hesaplarında paylaşılan bilgilerin tamamen yanlış ve dezenformasyon niteliğinde olduğunu vurgulayan Bakanlık, Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri'nin sivilleri hedef almadığı ve sadece meşru askeri hedefleri etkisiz hale getirdiği kaydedildi. Bakanlık, kanıt niteliğindeki görüntüleri kamuoyuyla paylaştı.
https://www.cnnturk.com/dunya/son-dakika-azerbaycan-ve-karabag-ermenileri-arasindaki-gorusme-basladi
Azerbaycan'da kritik Karabağ görüşmesi Azerbaycan'ın Yevlah kentinde Azerbaycan temsilcileri ile Karabağ'daki Ermeni nüfusun temsilcileri arasındaki görüşme sona erdi. Azerbaycan'da bugün gerçekleştirilen Azerbaycanlı yetkililer ve Karabağ bölgesindeki Ermeni nüfusun temsilcileri arasında yaklaşık 1,5 saat süren görüşme sona erdi. Yevlah kentinde yerel saatle 11.50'de başlayan ve 13.20'de biten görüşmede ateşkes ve yeniden entegrasyon konuları ele alındı. Azerbaycan tarafından görüşmeye, Karabağ bölgesinde yaşayan Ermenilerle temaslardan sorumlu Ramin Memmedov, Azerbaycan Cumhurbaşkanı'nın Karabağ Özel Temsilci Yardımcısı Beşir Hacıyev ve özel temsilcilikten İlkin Sultanov katıldı. Ermeni nüfusu ise görüşmede Sergey Martirosyan ve David Melkumyan tarafından temsil edildi. Toplantıda Rus barış gücünden de bir temsilci yer aldı. Azerbaycan Savunma Bakanlığı tarafından dün yapılan açıklamada, Karabağ'da başlatılan terörle mücadele operasyonunun Ermeni silahlı grupların teslim olmalarının ardından sona erdiği belirtilmiş, Ermeni nüfus ve Azerbaycanlı temsilciler arasında diyalog süreci başlamıştı.
https://www.cnnturk.com/dunya/son-dakika-azerbaycanli-yetkililer-karabagda-yasayan-ermeni-nufusun-temsilcileriyle-gorustu
Son dakika... Azerbaycanlı yetkililer, Karabağ'da yaşayan Ermeni nüfusun temsilcileriyle görüştü Azerbaycanlı yetkililer, Karabağ'da yaşayan Ermeni nüfusun temsilcileriyle ikinci kez bir araya geldi. Azerbaycanlı yetkililer ile Karabağ'daki Ermeni nüfusun temsilcileri, 4 gün sonra ikinci görüşmeyi gerçekleştiriyor. 21 Eylül'deki görüşmenin ardından bugün Karabağ bölgesinde yaşayan Ermeni sakinlerin temsilcileri ile Azerbaycanlı yetkililer arasındaki ikinci görüşme başladı. Azerbaycan ordusu tarafından 19 Eylül'de Karabağ'da başlatılan ve 24 saat süren terörle mücadele operasyonunun ardından Ermeni silahlı grupları teslim olmuş ve Ermeni nüfus ile Azerbaycanlı temsilciler arasında diyalog süreci başlamıştı. Operasyonun ardından Azerbaycan temsilcileri ile Karabağ'daki Ermeni nüfusun temsilcileri 21 Eylül'de Azerbaycan'ın Yevlah kentinde bir araya gelerek ilk toplantılarını gerçekleştirmişti. Görüşmelerde Karabağ'da yaşayan Ermeni nüfusunun yeniden entegrasyonu ve bölgenin altyapısının yeniden tesis edilmesi ile faaliyetlerinin düzenlenmesi konuları ele alınırken, Ermeni nüfusun temsilcileri Ermenilerin acil ihtiyaçlarının karşılanması için talepte bulunmuştu. Azerbaycan tarafı da bu ihtiyaçların kısa süre içinde karşılanacağını belirtmişti. Ayrıca ikinci toplantının da kısa süre de yapılması konusunda anlaşmaya varılmıştı.
https://www.cnnturk.com/dunya/son-dakika-bakan-cavusoglundan-4lu-zirve-aciklamasi-disisleri-bakanlari-duzeyinde-de-toplanti-planlaniyor
Son dakika... Bakan Çavuşoğlu'ndan "4'lü zirve" açıklaması: Dışişleri bakanları düzeyinde de toplantı planlanıyor Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu katıldığı bir canlı yayında gündeme dair soruları yanıtladı. Türkiye, Rusya, İran ve Suriye arasında gerçekleşmesi beklenen dışişleri bakanları düzeyindeki toplantıya ilişkin açıklamalarda bulunan Bakan Çavuşoğlu, 4'lü görüşmenin Mayıs ayında Moskova'da gerçekleşebileceğinin sinyalini verdi. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu katıldığı bir canlı yayında geçtiğimiz hafta Türkiye, Rusya, İran ve Suriye'nin katıldığı dışişleri bakan yardımcıları düzeyinde Moskova'da gerçekleşen görüşmeye ilişkin açıklamalarda bulundu. Dışişleri bakanları düzeyinde gerçekleşmesi planlanan toplantıya ilişkin ise Bakan Çavuşoğlu, toplantı tarihine ilişkin Mayıs ayını işaret etti. Çavuşoğlu, "Önümüzdeki süreçte 4'lü düzeyde bir toplantı planlanıyor. Dışişleri bakanları düzeyinde. Mayıs ayı gibi bir dönemde gerçekleşeceğini düşünüyoruz, Ruslardan aldığımız ön bilgiye göre. Moskova'da olacak, Rusya'nın ev sahipliğinde olacak daha önceki toplantıda olduğu gibi." dedi. Geçtiğimiz hafta Rusya'nın başkenti Moskova'da 4 ülkenin dışişleri bakan yardımcıları bir araya geldi. Söz konusu görüşmeye, Dışişleri Bakan Yardımcısı Burak Akçapar katıldı.
https://www.cnnturk.com/dunya/son-dakika-bakan-cavusoglundan-moskovada-4lu-toplanti-aciklamasi
Son dakika... Bakan Çavuşoğlu'ndan "Moskova'da 4'lü toplantı" açıklaması Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Rusya, İran ve Suriye ile dışişleri bakanları düzeyindeki toplantının 10 Mayıs'ta Moskova'da olabileceğini söyledi. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu katıldığı canlı yayında gündeme dair soruları yanıtladı. Suriye ile normalleşme sürecine dair açıklamalarda bulunan Bakan Çavuşoğlu, tüm görüşmelerin bir yol haritası çerçevesinde yapıldığını söyleyerek Rusya, İran ve Suriye ile dışişleri bakanları düzeyinde gerçekleşmesi beklenen toplantının 10 Mayıs'ta olabileceğini söyledi. Moskova'da gerçekleşmesi planlanan görüşmelere İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi'nin Afrika turu nedeniyle Tahran'dan henüz kimin katılacağının netleşmediğini belirtti. Çavuşoğlu, "Bir ön koşulla toplantılara devam edilmesinin mümkün olmadığını, daha doğrusu bu ön koşulla bir yere varılamayacağını söyledik." dedi. Türkiye-Rusya-Suriye ve İran savunma bakanları ve istihbarat başkanları geçtiğimiz günlerde Moskova'da bir araya gelmişti. Bu toplantının öncesinde ise 4 ülkenin dışişleri bakan yardımcıları görüşmüştü. Ermenistan'daki anıt provokasyonunun ardından Türk hava sahasının Ermenistan uçaklarına kapatıldığını açıklayan Çavuşoğlu, "Benim bunu kabul etmem mümkün değil. Ermenistan'ın 'belediye yaptı, yetkimiz yok' gibi açıklamalarını samimi de doğru da bulmuyorum. İyi niyetli olmadıklarını gösteriyorlar. Bir tek Ermenistan Meclis Başkanı toplantı için Türkiye'ye gelecek istisnai olarak ona izin verdik. Devam ettirirlerse ilave tedbirler de alacağız. " dedi. Bakan Çavuşoğlu, Sudan'daki Türkiye Büyükelçiliği'nin geçici olarak Port Sudan'a taşınmasının düşünüldüğünü söyledi.
https://www.cnnturk.com/dunya/son-dakika-bbc-iddialari-dogruladi-abd-baskani-biden-kievde
Son dakika... ABD Başkanı Biden'dan Kiev'e sürpriz ziyaret ABD Başkanı Joe Biden, Rusya'nın Ukrayna'yı işgale başlamasıyla patlak veren savaşın birinci yılı yaklaşırken Kiev'e sürpriz bir ziyaret gerçekleştirerek Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ile bir araya geldi. ABD Başkanı Joe Biden, Ukrayna'nın başkenti Kiev'e sürpriz bir ziyaret gerçekleştirerek Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenski ile bir araya geldi. Biden'ın seyahat programında ise Polonya ziyareti yer alıyordu. BBC son dakika haberinde ABD Başkanı Joe Biden'ın Kiev ziyaretini doğruladı. Gün içerisinde ABD'ye ait araç konvoylarının başkent Kiev'de görülmesi üzerine, Biden'ın Ukrayna'yı ziyaret edip etmeyeceği sorusu gündeme gelmişti. ABD Başkanı Biden, Mariinsky Sarayı'nda Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski ile bir araya geldi. Zelenski, sosyal medya hesabından Biden ile birlikte fotoğraf paylaşarak yaptığı açıklamada, "ABD Başkanı Joseph Biden, Kiev'e hoş geldiniz. Ziyaretiniz tüm Ukraynalılar için son derece önemli bir destek işaretidir" ifadelerini kullandı. Zelenski zirvede uzun menzilli silahların gündeme geldiğini belirtti. Biden ise Kiev'de Ukrayna'ya yapılacak yeni yardım paketini açıkladı. Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski "Bugünkü görüşmeler çok verimli, çok önemli ve çok belirleyiciydi, sonuçları kesinlikle savaş alanını etkileyecektir." dedi. Yeni yardım paketinin 500 milyon dolar değerinde olduğunun altını çizen Biden söz konusu pakette HIMARS mühimmatı olduğunu söyledi. ABD Başkanı Biden, Kiev'de yaptığı konuşmada Ukrayna'ya mesaj vererek, "Ne kadar sürerse sürsün, uğruna savaşmaya değer" dedi. Biden "Bu hafta vatandaşların temel hizmetlerini sağlamaya yardımcı olmak için hemen kullanabileceği milyarlarca bütçe desteği vereceğiz" ifadelerini kullandı. Öte yandan Beyaz Saray tarafından Biden'ın Ukrayna ziyaretine ilişkin yapılan yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Dünya, Rusya'nın Ukrayna'yı acımasız işgalinin birinci yıl dönümüne hazırlanırken, bugün Başkan Zelenski ile görüşmek ve Ukrayna'nın demokrasisine, egemenliğine ve toprak bütünlüğüne sarsılmaz bağlılığımızı yeniden teyit etmek için Kiev'deyim. Putin yaklaşık bir yıl önce işgalini başlattığında Ukrayna'nın zayıf olduğunu ve Batı'nın bölünmüş olduğunu düşünüyordu. Bizden daha uzun süre dayanabileceğini düşündü. Ama fena halde yanılıyordu. Bugün Kiev'de Başkan Zelenski ve ekibiyle Ukrayna'ya verdiğimiz desteği daha kapsamlı bir şekilde görüşmek üzere bir araya geliyorum. Ukrayna halkının bombardımanlarından korunmasına yardımcı olmak için topçu mühimmatı, hava gözetleme radarları dahil olmak üzere kritik ekipmanın ek teslimatını duyuracağım. Bunu bu hafta içinde paylaşacağım, Rusya'nın savaş makinesini desteklemeye çalışan seçkinlere ve şirketlere karşı ek yaptırımlar açıklayacağız. Geçen yıl ABD, Ukrayna'yı savunmaya yardımcı olmak için Atlantik'ten Pasifik'e uluslardan oluşan bir koalisyon kurdu ve benzeri görülmemiş askeri, ekonomik ve insani destek sağladı ve bu destek devam edecek." Biden ayrıca Polonya Devlet Başkanı Andrzej Duda ve Doğu bölgesindeki diğer ABD müttefiklerinin liderleriyle görüşmek üzere Polonya'ya gideceğini bildirdi. ABD Başkanı yeni pakete dair detayların salı günü açıklanacağını belirtti. BBC Biden'ın ziyareti için 'ABD başkanının başkentin göbeğinde topyekun bir çatışmanın ortasında Ukrayna lideriyle görüşüyor olması anlamlı ve sembolik' değerlendirmesinde bulundu. ABD basınında da sürpriz ziyaretin Washington'un Ukrayna'ya olan desteğini göstermesi kapsamında önemine vurgu yapıldı.
https://www.cnnturk.com/dunya/son-dakika-bm-guvenlik-konseyi-israil-filistin-gundemiyle-acil-toplanacak
Son dakika: BM Güvenlik Konseyi İsrail-Filistin gündemiyle acil toplanacak Son dakika haberine göre, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin Orta Doğu'daki şiddet olayları konusunda yarın acil bir toplantı yapacağı duyuruldu. Hamas'ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, sabah İsrail'e "Aksa Tufanı" isimli kapsamlı bir saldırı başlattığını açıkladı. Gazze'den İsrail yönüne binlerce roket atılırken silahlı gruplar da bölgedeki yerleşim yerlerine girdi. İsrail ordusu da onlarca savaş uçağıyla Gazze Şeridi'ne saldırı başlattığını açıkladı. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin Orta Doğu'daki şiddet olayları konusunda yarın acil bir toplantı yapacağı duyuruldu.
https://www.cnnturk.com/dunya/son-dakika-haberi-biden-bizzat-duyurdu-abdden-ukraynaya-dev-destek
Biden bizzat duyurdu! ABD'den Ukrayna'ya dev destek ABD Başkanı Joe Biden, Rusya'nın işgaline karşı mücadele eden Ukrayna'ya savunma yardımı da dahil olmak üzere ekonomik ve insani yardımın sağlanması için Kongre'ye 33 milyar dolarlık ek finansman talebinde bulundu. ABD'nin Ukrayna'ya yönelik yardımları devam ediyor. ABD Başkanı Joe Biden, Beyaz Saray'da düzenlediği basın toplantısında, Rus işgaline karşı mücadele eden Ukrayna'nın savunmasını finanse etmek için Kongre'ye özel bir bütçe teklifi gönderdiğini belirterek, Ukrayna'ya güvenlik, ekonomik ve insani yardımların sağlanması için Kongre'ye sunduğu 33 milyar dolarlık ek finansmanın "mümkün olan en kısa sürede" onaylanmasının "kritik" olduğunu belirtti. Biden, "Ukrayna'nın Putin saldırganlığına karşı mücadelesine devam etmesine yardımcı olmak için, Kongre'ye, güvenlik, ekonomik ve insani yardım talebinde bulundum" ifadelerini kullanarak, "Ukrayna halkının ülkelerini savunmasını destekliyoruz. Ancak Ukraynalılar her gün canlarıyla bedel ödüyorlar. Bu nedenle, mücadeleye devam edebilmeleri için bu fonun mümkün olduğunca çabuk onaylanması önemlidir" dedi. Ukrayna'daki mücadeleyi "özgürlük mücadelesi" olarak nitelendiren ve bu mücadelenin maliyetinin "ucuz olmayacağını" belirten Biden, "Ukrayna'yı özgürlük mücadelesinde desteklemek için bu tasarıya ihtiyacımız var. Bu savaşın maliyeti ucuz değil, ancak saldırganlığa boyun eğersek, bu daha maliyetli olacaktır" dedi. Biden, Ukrayna'ya silah ve mühimmat akışını sürdürecek olan ve Ukrayna halkına ekonomik ve insani yardım sağlamaya devam edecek olan ek finansmanın ilerleyen haftalar ve aylar boyunca Ukrayna ordusunun ihtiyaçlarını karşılayacağını belirtti. Biden, fon ile ayrıca Ukraynalılara ihtiyaç duydukları insani yardımın sağlanacağı ve başka ülkelere sığınmak isteyenlere yardım sağlayacağını aktardı. "Rusya'nın yaptırımlardan kaçmak için şantaj yapmasına izin vermeyeceğiz" Rus oligarkların mal varlıklarına el konulması gibi içeriklere sahip olan yeni bir düzenlemeden bahseden Biden, "Rusya'nın yaptırımlarımızdan bir çıkış yolu olarak şantaj yapmasına izin vermeyeceğiz. Yaptırımlardan kaçmak için petrol ve gazlarını kullanmalarına izin vermeyeceğiz. Bu nedenle Avrupalı müttefiklerle ve onların enerji ihtiyaçlarını başka şekilde karşılama çabalarını desteklemek için Kore, Japonya, Katar ve diğer ülkelerle birlikte çalışıyoruz" dedi. "Rusya'ya saldırmıyoruz, Ukrayna'nın savunmasına yardım ediyoruz" Biden, ABD'nin Rusya'ya saldırmadığını vurgulayarak, "Rusya'ya saldırmıyoruz, Ukrayna'nın kendisini Rus saldırganlığına karşı savunmasına yardım ediyoruz. Putin bu vahşi işgali başlatmayı seçtiği gibi, bu vahşi işgali sona erdirme seçimini de yapabilir. Saldırgan olan Rusya'dır. Dünya Rusya'yı sorumlu tutmalıdır ve tutacaktır" dedi. Ukrayna'ya yönelik 33 milyar dolarlık ek finansman Öte yandan üst düzey bir ABD'li yetkili, Biden'ın Ukrayna'ya ekonomik, askeri ve insani yardım sağlanması için Kongre'ye sunduğu 33 milyar dolarlık ek fonun 20,4 milyar dolarının güvenlik yardımı için kullanılacağını söyledi. Fonun bir kısmının, Ukrayna Güvenlik Yardım Girişimi ve Dışişleri Bakanlığı'nın Dış Askeri Finansman Programı için ayrılacağı belirtildi. Ayrıca fonun, 8.5 milyar dolarının ekonomik yardım, 3 milyar dolarının ise insani yardım, gıda güvenliği finansmanı için tahsis edileceği belirtildi.
https://www.cnnturk.com/dunya/son-dakika-israil-haberleri-filistin-israil-gazze-hattinda-son-durum-ne
Son dakika İsrail haberleri... Filistin, İsrail, Gazze hattında son durum ne? Hamas'ın silahlı kanadı olan El Kassam Tugayları'nın başlattığı "Aksa Tufanı" operasyonunun ardından bölgede silah sesleri susmadı. Sosyal medyaya yansıyan ve haber ajanslarına düşen görüntülerde bölgede çatışmaların sürdüğü görülüyor. Peki, Filistin, İsrail, Gazze hattında son durum ne? İşte son dakika İsrail haberleri... İsrail Hava Kuvvetleri, dün Hamas'ın saldırısının ardından başlattığı operasyon kapsamında Gazze Şeridi'nde Hamas istihbaratına ait yerleşkeleri vurdu. İsrail Hava Kuvvetleri, vurulan yerleşkelerden birinin Hamas istihbarat dairesi başkanına ait olduğunu bildirdi. Hava kuvvetleri, ayrıca Hamas birliklerini de hedef aldı. Yayınlanan görüntülerde, düzenlenen hava saldırılarında Hamas'ın askeri unsurlarının hedef alındığı görüldü. Hamas'ın başlattığı Aksa Tufanı operasyonu sonrasında çıkan çatışmalarda Gazze Şeridi'ne yakın Shaar Hanegev bölgesinin meclis başkanı Ofir Liechstein'in öldürüldüğü açıklandı. Açıklama Gazze Şeridi'ne komşu yerel yönetim olan Shaar HaNegev Bölge Meclisi'nin resmi sosyal medya hesabından yapıldı. Açıklamada Shaar Hanegev Bölge Meclis Başkanı Ofir Liechstein'ın çıkan çatışmada öldürüldüğü ifade edildi. Hamas'ın askeri kanadı İsrail'e karşı Aksa Tufanı operasyonu başlattıkları duyurarak gece boyunca 5 bin roket fırlattıklarını açıkladı. İsrail Savunma Kuvvetleri ise gece boyunca devam eden roket saldırısı sonrasında bu sabah 'savaş durumu alarmı' ilan etti. İsrail Hava Kuvvetleri, savaş uçaklarının işgal altındaki Gazze Şeridi'nde bulunan Hamas hedeflerini bombaladığını duyurdu. Öte yandan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ise "Savaştayız" açıklamasını yaptı. İsrail, Hamas'a karşı 'Demir Kılıçlar' operasyonunu başlattı. ABD: AB Başkanı Joe Biden, İsrail'in kendisini savunmaya devam edebilmesini sağlayacaklarını belirterek, "İsrail'in kendisini ve halkını sonuna kadar savunmaya hakkı var. ABD, İsrail'in yanında" dedi. ABD, İsrail'e 4.5 milyar dolarlık acil askeri yardım paketini onayladı. BİRLEŞMİŞ MİLLETLER: Birleşmiş Milletler Ortadoğu barış temsilcisi Tor Wennesland, saldırının İsrailli siviller üzerinde korkunç bir etkisi olduğunu söyledi, taraflara "eşikten dönülmesi" çağrısında bulundu. BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk de, "Siviller asla saldırının hedefi olmamalı" dedi. İNGİLTERE: İngiltere Dışişleri Bakanı James Cleverly, Hamas'ın İsrail'de sivillere yönelik saldırısını kınadı, "İngiltere her zaman İsrail'in kendini savunma hakkına destek verecektir" dedi. ALMANYA: Almanya Başbakanı Olaf Scholz, "Gazze'den roket ateşi ve tırmanan gerilimden şoke olduk. Hamas'ın saldırılarını kınıyoruz" ifadelerini kullandı. FRANSA:Fransa Cumhurbaşkanı Emmanul Macron da İsrail'le dayanışma mesajarı vererek, bu ülkenin güvenliğine olan bağlılığını dile getirdi. İRAN: Yarı resmi haber ajansı ISNA'ya göre dini lider Ali Hamaney'in danışmanı Yahya Rahim Safavi, Hamas savaşçılarını tebrik etti, "Filistin ve Kudüs özgürleşene kadar Filistinli savaşçıların yanında olacağız" diye konuştu. RUSYA: Dışişleri Bakanı Yardımcısı Mihail Bogdanov İsrail, Filistinliler ve bölgedeki Arap ülkelerle irtibatta olduklarını belirterek itidal çağrısı yaptı.
https://www.cnnturk.com/dunya/son-dakika-netanyahu-gazze-halkina-seslendi-bolgeden-cikin
Son dakika: Netanyahu Gazze halkına seslendi: Bölgeden çıkın Son dakika haberine göre, İsrail Başbakanı Netanyahu, tüm güçlerini kullanacaklarını belirterek Gazze sakinlerinin bölgeden çıkmasını istedi. TRT Haber'de yer alan habere göre, İsrail Başbakanı Netanyahu Netanyahu, Hamas'ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugaylarının abluka altındaki Gazze Şeridi'nden İsrail'e başlattığı "Aksa Tufanı" isimli saldırı nedeniyle ulusa sesleniş konuşması yaptı. Hamas'ın İsrail'e karşı savaş başlattığını, bugünkü durumun daha önce görülmediğini, bir daha tekrarlanmasına izin vermeyeceklerini ifade eden Netanyahu, "Ordu Hamas'ın canını acıtmak için tüm gücünü kullanacak. Hamas'ın toplandığı, gizlendiği her yeri sakat bırakıp enkaza dönüştüreceğiz." dedi. Netanyahu, abluka altındaki Gazze Şeridi sakinlerine seslenerek "Gazze sakinleri şimdi orayı terk edin çünkü her yerde tüm gücümüzle harekete geçeceğiz." ifadelerini kullandı. Hamas'ın İsrail bölgelerini "işgal ettiğini" savunan Netanyahu, şöyle devam etti: "Bu savaşı kazanacağız ama bedeli çok ağır. Bu hepimiz için zor bir gün. İsrail ordusu derhal Hamas'ın becerisini yok etmek için tüm gücünü kullanacak. Onları yıkım noktasına getireceğiz. İsrail'e ve vatandaşlarına yaşattıkları bu kara günün intikamını alacağız." İsrail ordusunun Gazze Şeridi çevresindeki yerleşim bölgelerindeki silahlı unsurları temizlediğini aktaran Netanyahu, bu bölgede "yerleşimden yerleşime evden eve ilerlediklerini" dile getirdi. Netanyahu, ABD Başkanı Joe Biden ve diğer dünya liderleriyle İsrail'in bu harekatta hareket özgürlüğünü görüştüğünü söyleyerek, "bu savaşın vakit alacağını, zor olacağını ve kendilerini zorlu günlerin beklediğini ancak savaşı kazanacaklarını" sözlerine ekledi.
https://www.cnnturk.com/dunya/son-dakika-putinin-partisinin-yerel-yoneticisine-bombali-saldiri
Son dakika! Putin'in partisinin yerel yöneticisine bombalı saldırı Rusya'da Putin'in partisi 'Birleşik Rusya'nın yerel şubesi sekreterine ait bir araba havaya uçuruldu. Sekreterin durumu kritik olarak şu anda hastanede. Rusya'nın Herson Bölgesi'nde bulunan Novokahovka şubesinin Birleşik Rusya Partisi Genel Sekreteri Vladimir Malov'un otomobili dün akşam havaya uçuruldu. Malov yaşanan olayda ağır yaralandı. Rusya'ya bağlanan Herson Bölgesi'nden Federasyon Konseyi Üyesi İgor Kastukeviç, Telegram kanalınından yaptığı açıklamada Birleşik Rusya Partisi'nin Novokahovka Genel Sekreteri Vladimir Malov'un otomobilinin havaya uçurulması sonucunda ağır yaralandığını açıkladı. Kastukeviç, "Bugün saat 09.30 sularında Birleşik Rusya Partisi'nin Novokahovka Genel Sekreteri 1957 doğumlu Vladimir Malov'un otomobili havaya uçuruldu. Ağır yaralanan Malov hastaneye kaldırıldı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor" ifadelerini kullandı. Yerel kolluk kuvvetleri konuyu araştırıyor. Saldırının failleri şimdilik bilinmiyor. Bu tür şiddet içeren suçların Nova Kakhovka'da nadir görülmesi nedeniyle olay yerel toplumu şok ve korku içinde bıraktı. Rusya'nın iktidar partisi 'Birleşik Rusya', Nova Kakhovka da dahil olmak üzere çeşitli bölgelerde nüfuzunu genişletiyor. Partinin politikaları ve eylemleri yerel halktan karışık tepkilerle karşılandı. Bazıları partinin girişimlerini desteklerken, diğerleri 'Birleşik Rusya'nın artan siyasi etkisine ilişkin endişelerini dile getirdi.
https://www.cnnturk.com/dunya/son-dakika-suriye-gundemli-4lu-gorusmeler-moskovadaki-zirve-basladi
Son dakika... Suriye gündemli 4'lü görüşmeler: Moskova'daki zirve başladı! Türkiye, Rusya, İran ve Suriye dışişleri bakanlarının katıldığı zirve Moskova'da başladı. Türkiye, Rusya, İran ve Suriye arasında Moskova'da dışişleri bakanları düzeyinde gerçekleşen dörtlü toplantı başladı. Gazeteci Siyamend Kaçmaz söz konusu toplantıda, Türkiye ile Suriye arasındaki ilişkilerin normalleştirilmesi hakkında görüş alışverişinde bulunulması, terörle mücadele, siyasi süreç, sığınmacıların gönüllü, güvenli ve onurlu dönüşleri de dahil olmak üzere insani konuların ele alınması planlandığını aktardı. Kaçmaz, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun toplantı kapsamında ikili görüşmeler de gerçekleştirebileceği bilgisini paylaştı. Dışişleri Bakanlığı tarafından toplantıya ilişkin dün yapılan açıklamada şu ifadelere yer verilmişti: 'Sayın Bakanımız, Rusya Federasyonu, İran ve Suriye Dışişleri Bakanlarının katılımıyla 10 Mayıs'ta Moskova'da düzenlenecek dörtlü toplantıya katılmak üzere 9-10 Mayıs 2023 tarihlerinde Rusya Federasyonu'nu ziyaret edecektir. Söz konusu toplantıda, Türkiye ile Suriye arasındaki ilişkilerin normalleştirilmesi hakkında görüş alışverişinde bulunulması, terörle mücadele, siyasi süreç, sığınmacıların gönüllü, güvenli ve onurlu dönüşleri de dahil olmak üzere insani konuların ele alınması planlanmaktadır. Sayın Bakanımızın toplantı kapsamında ikili görüşmeler gerçekleştirmesi de öngörülmektedir.'
https://www.cnnturk.com/dunya/son-dakika-tarih-aciklandi-besar-esad-bu-hafta-cini-ziyaret-edecek
Tarih açıklandı: Beşar Esad bu hafta Çin'i ziyaret edecek AFP'de yer alan son dakika bilgisine göre, Suriye rejiminin lideri Beşar Esad bu hafta Çin'i ziyaret edecek. Perşembe günü başlayacak olan ziyaretin Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in daveti üzerine gerçekleşeceği belirtildi. Suriye'deki rejimin lideri Beşar Esad, Suriye'de iç savaşın başladığı 2011'den bu yana ilk kez Çin'e ziyaret gerçekleştirecek. Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in resmi davetine yanıt olarak Esad'ın, beraberindeki heyetle Çin'e gideceği belirtildi. Suriye Devlet Başkanlığı Ofisi'nden yapılan açıklamaya göre, Beşar Esad eşi Esma Esad ile birlikte bu hafta Çin'e resmi ziyarete bulunacak. Görüşmeler Pekin ve Changzhou kentlerinde yapılacak. Söz konusu ziyaret Perşembe günü başlayacak.
https://www.cnnturk.com/dunya/sorulmayan-soru-prigojinin-ucaginda-baska-kimler-olume-gitti
Sorulmayan soru: Prigojin'in uçağında başka kimler ölüme gitti? Dünya Rusya'da paralı asker grubu Wagner'in lideri Prigojin'in uçağının düşmesini konuşuyor. Prigojin'in gerçekten ölüp ölmediği tartışmaları arasında uçakta kimlerin bulunduğu ise gölgede kaldı. Peki bu uçuşta ölüme gidenler kimlerdi? Rus paralı asker grubu Wagner'in lideri Yevgeni Prigojin'in Moskova yakınlarında düşen bir özel jetin yolcu listesinde olduğunun açıklanması ardından öldüğü tahmin ediliyor. ABD Savunma Bakanlığı Pentagon, uçağın yerden atılan bir füze ile düşürülmediğini değerlendiriyor. Rusya'nın havacılık kurumu, Prigojin'in isminin de yolcu listesinde olduğunu doğruladı. Kurum, uçaktaki tüm yolcuların öldüğüne ve Prigojin'in de jette olduğuna inanıldığını söylüyor. Kurum, bilginin uçağın operatöründen geldiğini söyledi ve üst düzey Wagner komutanı Dmitry Utkin'in de uçakta olduğunu ekledi. Rusya Acil Durumlar Bakanlığı, jetteki 3'ü mürettebat 10 kişinin tamamının hayatını kaybettiğini duyurdu. Rus haber ajansı Interfax tüm cenazelerin bölgeden alındığını ve arama-kurtarma çalışmalarının tamamlandığını bildirdi. Wagner bağlantılı Telegram kanalı Gray Zone, Prigojin'in öldüğünü öne sürdü ve "Rusya'ya ihanet edenler tarafından öldürüldüğünü" savundu. Kanal, Prigojin'in uçağının Rus hava savunma sistemi tarafından düşürüldüğünü iddia etti. Kazadan 24 saat sonra ilk kez olayla ilgili konuşan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, uçakta hayatını kaybedenler için başsağlığı diledi. Prigojin'den "yetenekli bir iş insanı" olarak bahseden Putin, olayla ilgili soruşturma başlatıldığını fakat sonuçlanmasının zaman alabileceğini söyledi. "Bildiğim kadarıyla Prigojin Afrika seyahatinden dün dönmüştü" diyen Putin, onu 1990'lardan beri tanıdığını fakat son dönemde ciddi hatalar yaptığını da ekledi: "Karmaşık bir kaderi olan biriydi. Hayatında bazı ciddi hatalar yaptı fakat her zaman gereken sonuç için uğraşan biriydi. Hem kendisi için gerekenlerin hem de ben ondan istediğimde, ortak çıkarlar için gerekenlerin peşinden koştu. "İlk bulgulara göre uçaktakiler Wagner çalışanlarıydı. Bu insanlar Ukrayna'daki neo-Nazi rejimine karşı ortak mücadelemize büyük katkılar vermiş kişilerdi. "Onları hep anacağız, unutmayacağız." Rusya Acil Durumlar Bakanlığı ve resmi havacılık kurumu olayla ilgili açıklamalarda bulundu. Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, toplam 10 kişinin öldüğü olayla hiçbir bağlantılarının olmadığını belirterek, "Herkes bunun kimin işi olduğunu biliyor" ifadesini kullandı. Ukrayna'daki savaşta aktif rol alan Prigojin, Rusya lideri Vladimir Putin'in önemli bir müttefikiydi; ancak ülkenin askeri komuta kademesine karşı Wagner'in Haziran ayındaki başarısız isyanından sonra ilişkileri bozuldu. Rus havacılık yetkilileri, Embraer Legacy tipi jetin Çarşamba akşamı Moskova ile St. Petersburg arasında uçarken Moskova'nın kuzeyindeki Tver bölgesine düştüğünü doğruladı. Wagner bağlantılı Telegram kanalı Gray Zone, jetin Rus ordusu tarafından vurulduğunu iddia etti ancak iddiasını destekleyecek bir kanıt sunmadı. Başka bir haber ajansı Tass, Prigojin'in şirketlerinden birine kayıtlı Embraer Legacy'nin yarım saatten az bir süre havada kaldıktan sonra düşerek alev aldığını bildirdi. BBC tarafından doğrulanan video görüntüleri, Rusya'nın Kuzhenkino kentinde düşmekte olan bir uçağı gösteriyor. Yapılan açıklamaya göre, jet 8 bin 800 metre irtifadayken düştü. Gray Zone, Prigojin'e ait ikinci bir jetinin Moskova bölgesine güvenli bir şekilde indiğini bildirdi. Rus yetkililer nedenini belirlemek için olayla ilgili soruşturma başlatıldığını açıkladı.
https://www.cnnturk.com/dunya/soygu-tahranda-rusya-iran-iliskileri-yeni-bir-seviyeye-ulasti
Şoygu Tahran'da! 'Rusya-İran ilişkileri yeni bir seviyeye ulaştı' İranlı mevkidaşı Muhammed Rıza Aştiyani ile görüşen Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu, iki ülke arasındaki ilişkilere değinerek, "Rusya-İran ilişkileri yeni bir seviyeye ulaştı" dedi. İran'ın başkenti Tahran'a resmi ziyarette bulunan Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu, İran Savunma Bakanı Muhammed Rıza Aştiyani ile bir araya geldi. Şoygu yaptığı açıklamada, ABD'nin engellemelerine rağmen Rusya ve İran arasındaki ilişkilerinin ileri bir seviyeye ulaştığına vurgu yaparak, "ABD ve batılı müttefiklerinin muhalefetine rağmen planlanan tüm faaliyetleri hayata geçirmeyi amaçlıyoruz. Rusya ve İran ilişkileri yeni bir seviyeye ilerlerken yaptırım baskısı, faydasız olduğunu gösteriyor" dedi. Ortadoğu'daki durumu da ele alan Şoygu, "Orta Doğu'da istikrar ve güvenliğin güçlendirilmesi alanında daha fazla ortak eyleme hazırız. Bugün Rusya ve İran arasındaki diyaloğun yoğun bir şekilde geliştiğini not alıyoruz. Görüşmelerin yüksek dinamiği, savunma sektöründeki stratejik ortaklığın ve askeri işbirliğinin daha da güçlendirilmesine yönelik genel havayı doğruluyor" ifadelerini kullandı. Şoygu ve Aştiyan gerçekleşen görüşmenin ardından Tahran'daki İran İslam Devrim Muhafızları Ordusu'nun fuarını ziyaret etti. Aştiyan, Şoygu'ya İran sanayi endüstrisi tarafından üretilen İHA ve roketleri tek tek tanıtırken, Şoygu fuarın ziyaretçi defterine duygu ve düşüncelerini ifade eden bir yazı yazdı.
https://www.cnnturk.com/dunya/stoltenberg-kosovada-ek-kfor-kuvvetleri-yetkilendirildi
Stoltenberg: Kosova'da ek KFOR kuvvetleri yetkilendirildi NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, bugün Kosova'daki durum hakkında bilgilendirme yaparak "Mayıs ayından bu yana KFOR'un varlığını ve vaziyetini güçlendirdik. Daha dün Kuzey Atlantik Konseyi mevcut durumu ele almak üzere ilave kuvvetlere yetki verdi" dedi. Stoltenberg adına NATO'dan yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi; "NATO'nun KFOR misyonu Kosova genelinde görünür ve çevik bir konumdadır. Kosova'da yaşayan tüm insanlar için güvenli ve emniyetli bir ortam ve hareket özgürlüğü sağlamak için her zaman gerekli tüm önlemleri alacağız. Bunu tarafsız bir şekilde ve BM yetkilerimiz doğrultusunda yapıyoruz. Mayıs ayından bu yana KFOR'un varlığını ve vaziyetini güçlendirdik. Daha dün Kuzey Atlantik Konseyi mevcut durumu ele almak üzere ilave kuvvetlere yetki verdi. Komutanımızın KFOR'un görevini yerine getirebilmesi için gerekli kaynaklara ve esnekliğe sahip olduğundan emin olmaya her zaman devam edeceğiz. Gerektiğinde KFOR'un vaziyetinde daha fazla ayarlama yapmaya hazırız."
https://www.cnnturk.com/dunya/stratejik-rekabet-dostluga-mi-donusuyor-7-yil-sonra-bir-ilk
Stratejik rekabet, dostluğa mı dönüşüyor? 7 yıl sonra bir ilk İran'dan Suudi Arabistan'a dışişleri bakanlığı düzeyinde 7 yılın ardından ilk ziyaret İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdulahiyan tarafından gerçekleştirildi. İran Dışişleri Bakanı Abdulahiyan, başkent Riyad'da Suudi mevkidaşı Faysal bin Ferhan ile görüştü. İran'dan Suudi Arabistan'a dışişleri bakanlığı düzeyinde 7 yılın ardından ilk üst düzey ziyaret gerçekleşti. Suudi Arabistan'ı ziyaret eden İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdulahiyan, başkent Riyad'da Suudi mevkidaşı Faysal bin Ferhan ile görüştü. İkili görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan Abdullahiyan, Suudi Arabistan-İran ilişkilerinin Ortadoğu'da istikrar ve güveliğin tesisi adına önemli olduğunu belirterek, Riyad yönetimi ile kurulan diplomatik ilişkilerin doğru ve kararlı bir şekilde ilerlediğini söyledi. Abdullahiyan, "Her iki tarafta tesis edilen diplomatik ilişkilerin her alanda işbirliğini geliştirerek devam ettirme yönünde kararlı. İki ülke arasında ekonomiden ticarete ve güvenliğe kadar imzalanan anlaşmaları hayata geçirmek istiyoruz" dedi. İki ülke arasındaki ilişkileri geliştirmek için Suudi Arabistan ile ortak bir uzman heyet oluşturacaklarını kaydeden Abdullahiyan, gerekli işbirliği ortamının sağlanması adına karşılıklı büyükelçiliklerin söz konusu uzman heyetler ile çalışacağını söyledi. Suudi Arabistan ve İran arasında kurulan diplomatik ilişkinin "bölgesel diyalog" ortamı oluşturması gerektiğini vurgulayan Abdullahiyan, "Diğer bölge ülkeleri ile de yaptığımız görüşmeler neticesinde bölge ülkeleri arasında diyalog fikrini Faysal bin Ferhan'a ilettim. Çevre, temel insani konular ve afetler karşısında yardımlaşma gibi alanlarda bölge ülkeleri arasında işbirliği yapılabilir. Irak, Kuveyt, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi bölge ülkeleri ile yakın ilişkiler kurduk. Bu bağlamda bölgede ortak güvenlik ve kalkınma fikrinin kabul gördüğüne inanıyoruz" dedi. Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Ferhan ise, İran ile diplomatik ilişkilerin tesisinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Suudi Arabistan iki ülke arasındaki ilişkileri geliştirmeye kararlıdır ve İran'ın EXPO konferansının Riyad'da düzenlenmesine verdiği desteği takdir ediyoruz" dedi. İki ülke arasında diplomatik temsilciliklerin açılmasına değinen Ferhan, Büyükelçiliklerin faaliyetlerine başladıklarını belirterek, Tahran-Riyad arasında ekonomi ve güvenlik alanlarında varılan anlaşmaların kararlılıkla takip edileceğini söyledi. Ferhan, "İki ülke arasındaki ilişkilerde yeni bir sayfa açılıyor. Kurulan bu ilişkinin karşılıklı saygı, kardeşlik ve ortak çıkarlar doğrultusunda ilerleyeceğini umut ediyoruz" dedi.
https://www.cnnturk.com/dunya/suikast-tehdidi-gerilimi-tirmandirdi-irandan-israile-geri-durmayacagiz-uyarisi
'Suikast tehdidi' gerilimi tırmandırdı: İran'dan İsrail'e 'geri durmayacağız' uyarısı İran ile İsrail arasında tansiyon 'suikast tehdidi' gündemiyle yeniden yükseldi. Tahran'dan Mossad'ın açıklamalarına yanıt geldi... İsrail dış istihbarat servisi Mossad Başkanı David Barnea'nın açıklamalarının yankıları sürüyor. İran, İsrail dış istihbarat teşkilatı Mossad'ın Tahran'da ülkenin en üst düzey yetkililerine suikast tehditlerine karşı Tel Aviv yönetimine uyarıda bulundu. İran'ın yarı resmi haber ajansı Tesnim'in haberine göre Tahran'da düzenlenen bir etkinlikte konuşan Devrim Muhafızları Ordusu Genel Komutanı Tümgeneral Hüseyin Selami, "Siyonistler, yeni anlamsız sözler etmeye başladı. Bizi suikastla tehdit ediyorlar. O halde onlara diyorum ki daha önceki suikastlar sizi daha güvenli hale getirdiyse devam edin." dedi. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nasır Kenani de Mossad'ın tehditlerine ilişkin İsrail'in "gayrimeşru hedeflerine ulaşmak için terörist eylemlere başvurma konusunda sicile sahip olduğunu" savundu ve ülkesinin İsrail hükümetinin "aptalca" girişimlerine kararlı yanıt vermekten geri durmayacağını söyledi. İsrail dış istihbarat servisi Mossad Başkanı David Barnea, dünya genelinde 20'den fazla Yahudi hedefi vurma girişiminin faillerini bulmak için 'Tahran'ın kalbine' saldırmaya hazır olduklarını söylemişti. 10 Eylül'de yaptığı bir konuşmada Barnea, İran'ı, İsrail vatandaşlarını hedef alan uluslararası "terör" kampanyasını yoğunlaştırmakla suçlamış, "sahadaki işbirlikçilerinden en üst rütbelere kadar İran'ın derinliklerinde hatta Tahran'da İran'a bedel ödetilebilecekleri" tehdidinde bulunmuştu.
https://www.cnnturk.com/dunya/sullivan-iran-hamasin-suc-ortagi
Sullivan: iran Hamas'ın suç ortağı ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan, Hamas'ın İsrail'e düzenlediği saldırıda suç ortağı olduğunu yineleyerek, "İran'ın bu saldırıyı önceden bilip bilmediği veya bu saldırıyı planlamaya veya yönlendirmeye yardım edip etmediğini doğrulamış değiliz" dedi. ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan, İsrail ve Filistin arasındaki çatışmalara dair açıklamalarda bulundu. Sullivan, İran'ın Hamas'ın İsrail'e yönelik saldırısında "suç ortağı" olduğunu yineleyerek, İran'ın bu benzeri görülmemiş saldırıya özel olarak destek sunduğunu gösteren hiçbir istihbarat bulunmadığını belirtti. Sullivan, "Baştan beri İran'ın geniş anlamda suç ortağı olduğunu söyledik, çünkü Hamas'ın askeri kanadının finansmanında aslan payını onlar sağladı, eğitim sağladılar, destek sağladılar. İran'ın bu saldırıyı önceden bilip bilmediği veya bu saldırıyı planlamaya veya yönlendirmeye yardım edip etmediği sorusuna gelince, burada kürsüde durduğum an itibariyle bunu doğrulamış değiliz" dedi. Saldırılarda haber alınamayan ABD'lilere değinen Sullivan, 20'den fazla ABD vatandaşının kaybolduğuna inandıklarını belirterek, ancak bu sayının şu anda Hamas'ın esir aldığı ABD'lilerin sayısını yansıtmadığını aktardı. Sullivan, "Durumları hakkında bilgimiz yok ve ABD vatandaşlarının kesin sayısını doğrulayamıyoruz" dedi. ABD Başkan Joe Biden, Hamas'ın saldırılarında en az 14 ABD vatandaşının hayatını kaybettiğini açıklamış, Hamas tarafından Gazze'de rehin tutulanlar arasında ABD vatandaşlarının da bulunduğunu söylemişti.
https://www.cnnturk.com/dunya/suriye-ile-konusulan-kritik-basliklar
Suriye ile konuşulan kritik başlıklar Suriye lideri Esad bugün 12 yıl sonra Arap Birliği'ne geri dönerken Türkiye ile Şam normalleşme görüşmelerinde terörle mücadele, siyasi çözüm ve mültecilerin dönüşü gibi başlıklar öne çıkıyor. Türkiye-Suriye ilişkileri normalleşme sürecinde dışişleri bakanları arasında yapılan kritik görüşmenin ardından bir dahaki temasın bakan yardımcıları arasında olması planlanıyor. Geniş kapsamlı heyetler arasında yapılacak görüşmeler için haziran ayı sonu işaret ediliyor. Türkiye terör örgütü PKK-YPG'nin Tel Rifat ve Menbiç'ten temizlenmesi için Suriye rejimi ile koordineli hareket etmeyi öneriyor. Bu kapsamda bir yol haritası için hazırlıklar başladı. Gündemde mültecilerin güvenli ve onurlu dönüşü de var ancak Türkiye bu konuda Rusya ve İran ile birlikte garantör olmak istiyor. Suriye ile normalleşme sürecinde en son 10 Mayıs'ta Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Suriyeli mevkidaşı Mikdat Faysal'ın yanı sıra Rus ve İran dışişleri bakanlarıyla masaya oturmuştu. Hürriyet'in edindiği bilgilere göre dörtlü toplantı daha önce teknik heyetler arasında yapılan toplantılardan daha ılımlı geçti. Türkiye'nin masadaki öncelikleri arasında öne çıkan başlık terörle mücadele. Konu Suriye Dışişleri Bakanı Mikdat Faysal'a da tüm yönleriyle aktarıldı. "Terörle mücadelede ortak adımlar atılması" önerildi. Fırat'ın batısında Tel Rıfat ve Münbiç'te PKK-YPG varlığının ortak operasyonlarla temizlenebileceği, buraların yeniden Suriye'nin kontrolüne geçmesine imkan sağlanabileceği ifade edildi. Suriye tarafı da terörle mücadelede birlikte hareket edilebileceği mesajı verdi. Hürriyet'in görüştüğü kaynaklar bu normalleşmenin Suriye muhalefeti ve mülteciler pahasına olmayacağının altını çiziyor. Siyasi süreçte bir uzlaşma için Türkiye, Suriye muhalefeti ile de görüşmelerini sürdürüyor. Mülteciler konusunda ise temel ilke, "gönüllü, güvenli ve onurlu bir geri dönüş". Bunun için Rusya, İran ve Türkiye'nin garantör olarak bu sürece dahil olması gündemde. Suriye lideri Beşar Esad'ın bugün Suudi Arabistan'ın Cidde kentindeki ARAP BİRLİĞİ zirvesine 12 yıl aradan sonra katılması bekleniyor. Esad son dönemde giderek Arap dünyası ile yakınlaşmaya başlamıştı. Mart ayında Abu Dabi'ye giden Esad, BAE lideri Muhammed bin Zayed Al-Nahyan tarafından karşılanmıştı.
https://www.cnnturk.com/dunya/suriye-konulu-dortlu-gorusme-masada-4-onemli-baslik-var
Suriye konulu dörtlü görüşme: Masada 4 önemli başlık var Dışişleri Bakanlığı'ndan Türkiye, Rusya, İran ve Suriye arasında Moskova'da dışişleri bakanları düzeyinde gerçekleşecek olan dörtlü toplantıya ilişkin açıklama geldi. Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, görüşmelerde yer alması planlanan ana başlıklar belirtildi. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Rusya Federasyonu, İran ve Suriye Dışişleri Bakanlarının katılımıyla 10 Mayıs'ta Moskova'da düzenlenecek dörtlü toplantıya katılmak üzere Rusya'yı ziyaret edecek. Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklama şu ifadelere yer verildi: 'Sayın Bakanımız, Rusya Federasyonu, İran ve Suriye Dışişleri Bakanlarının katılımıyla 10 Mayıs'ta Moskova'da düzenlenecek dörtlü toplantıya katılmak üzere 9-10 Mayıs 2023 tarihlerinde Rusya Federasyonu'nu ziyaret edecektir. Sözkonusu toplantıda, Türkiye ile Suriye arasındaki ilişkilerin normalleştirilmesi hakkında görüş alışverişinde bulunulması, terörle mücadele, siyasi süreç, sığınmacıların gönüllü, güvenli ve onurlu dönüşleri de dahil olmak üzere insani konuların ele alınması planlanmaktadır. Sayın Bakanımızın toplantı kapsamında ikili görüşmeler gerçekleştirmesi de öngörülmektedir.' Nisan ayının başlarında 4 ülkenin bakan yardımcıları Rusya'nın başkenti Moskova'da bir araya gelmişti. 25 Nisan tarihinde ise yine aynı kentte savunma bakanları ve istihbarat başkanları görüştü.
https://www.cnnturk.com/dunya/suriye-misir-irak-suudi-arabistan-ve-urdun-disisleri-bakanlari-urdunde-bir-araya-geldi
Suriye, Mısır, Irak, Suudi Arabistan ve Ürdün Dışişleri Bakanları Ürdün'de bir araya geldi Suriye, Mısır, Irak, Suudi Arabistan ve Ürdün dışişleri bakanları, Ürdün'ün başkenti Amman'da bir araya gelerek, Suriye ile ilişkilerin nasıl normalleştirileceğini ele aldı. Dışişleri Bakanları, 2011'den bu yana ilk kez toplu şekilde görüştü. Suriye, Mısır, Irak, Suudi Arabistan ve Ürdün dışişleri bakanları, 2011'de Suriye'nin Arap Birliği üyeliğinin askıya alınmasından bu yana ilk kez bir araya geldi. Ürdün'ün başkenti Amman'daki görüşme sonrası yazılı açıklama yayınlandı. Açıklamada, Suriye ile ilişkilerin nasıl normalleştirileceğinin, yerinden edilmiş milyonlarca Suriyelinin gönüllü olarak evlerine dönüşünün ve Suriye sınırları boyunca uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadelenin ele alındığı belirtildi. Açıklamada ayrıca, Suriye'nin Ürdün ve Irak sınırlarından uyuşturucu kaçakçılığına son verilmesine yardım etmeyi kabul ettiği aktarıldı. Suriye, Arap devletleri ve Batı tarafından son derece bağımlılık yapan captagon adlı uyuşturucu maddeyi üretmek ve kaçakçılığını organize etmekle suçlanıyor. "Suriye ve Suriyelilerin yaşadığı gerçeklikte iyileşmeye yol açacak adımlar atılmalı" Görüşmenin ardından açıklama yapan Ürdün Dışişleri Bakanı Ayman Safadi, görüşmenin çatışmanın sona erdirilmesi için "bir başlangıç olduğunu ve sürecin devam ettiğini" söyledi. Safadi, "Suriye ve Suriyelilerin yaşadığı gerçeklikte iyileşmeye yol açacak adımlar atılmalı" dedi. Görüşmede Suriye'nin Arap Birliği'ne dönüşünün ele alınıp alınmadığı sorusuna Safadi, kararın Birlik tarafından alınması gerektiğini söyledi.
https://www.cnnturk.com/dunya/suriyede-arap-asiretleri-pkk-ypg-mevzilerini-vurdu
Suriye'de Arap aşiretleri PKK/YPG mevzilerini vurdu Suriye'nin kuzeyindeki Halep'e bağlı Münbiç'te Arap aşiretleri, terör örgütü PKK/YPG mevzilerini füzelerle vurdu. Suriye'de Arap aşiretleri, terör örgütü PKK/YPG mevzilerini vurmaya devam ediyor. Ülkenin kuzeyindeki Halep Valiliği'ne bağlı Münbiç kırsalında bulunan PKK/YPG mevzileri Arap aşiretleri tarafından roketatarlarla vuruldu. Yerel kaynaklardan edinilen bilgilere göre, Arap aşiretleri Deyrizor, Rakka, Haseke'de ve Halep'e bağlı Münbiç'te 33 köyü terör örgütü PKK/YPG'den kurtarmış, Diban kasabasında ise şiddetli çatışmaların sürdüğü bilgisi paylaşılmıştı.
https://www.cnnturk.com/dunya/suriyede-harp-okulu-mezuniyet-torenine-siha-saldirisi-onlarca-olu-var
Suriye'de harp okulu mezuniyet törenine SİHA saldırısı: Onlarca ölü var Suriye'de harp okulu mezuniyet törenine düzenlenen SİHA saldırısında en az 60 kişi öldü. Onlarca kişinin öldüğü saldırıda, Suriye Savunma Bakanı Ali Mahmud Abbas'ın da öldüğü iddia edildi. Bakanlıktan yapılan açıklamada söz konusu idda yalanlandı. Suriye'nin Humus kentinde düzenlenen harp okulu mezuniyet törenine SİHA saldırısı düzenlendi. Güvenlik kaynakları basına yaptığı açıklamada, saldırıda en az 60 kişinin hayatını kaybettiğini belirterek, çok sayıda kişinin ise yaralandığını aktardı. Onlarca kişinin öldüğü saldırıda, Suriye Savunma Bakanı Ali Mahmud Abbas'ın da öldüğü iddiasına ilişkin de Abbas'ın saldırıdan dakikalar önce töreni terk ettiği belirtildi. Suriye Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, mezuniyet törenine düzenlenen saldırıyı doğrulanarak, törenin sona ermesinden hemen sonra patlayıcı mühimmat taşıyan insansız hava araçlarıyla hedef alındığı aktarıldı. Açıklamada, saldırıda aralarında kadın ve çocuklarında bulunduğu çok sayıda kişinin hayatını kaybettiği ve yaralandığı ifade edilerek, net sayı verilmedi. Saldırıyı henüz üstlenen olmazken, Suriye Savunma Bakanlığı söz konusu saldırıya karşılık verileceğini vurguladı.
https://www.cnnturk.com/dunya/suriyede-helikopter-kazasinda-22-abd-askeri-yaralandi
Suriye'de helikopter kazasında 22 ABD askeri yaralandı Amerika Birleşik Devletleri ordusu tarafından yapılan açıklamaya göre, geçen pazar Suriye'nin kuzeydoğusunda bir helikopter kazasında 22 ABD askeri yaralandı. Suriye'de ABD askerlerinin bulunduğu helikopter teknik bir arıza nedeniyle kaza yaptı. ABD ordusu tarafından yapılan açıklamada, ülkenin kuzeydoğu bölgesinde ABD askerlerini taşıyan helikopterin arızalanması sonucu kaza yaptığı ve 22 ABD askerinin yaralandığı belirtildi. Kaza olarak ifade edilen olayın nedeninin araştırıldığı ve herhangi bir düşman ateşinin bildirilmediği açıklandı. ABD ordusunun Orta Doğu'daki operasyonlarını denetleyen Merkez Komutanlığı sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda ise, Pazar günü meydana gelen kazada 22 ABD askerinin çeşitli derecelerde yaralandığı, 10 askerin bölge dışındaki hastanelerde tedavi altına alındığı açıklandı. ABD birlikleri, Irak ve Suriye'de terör örgütü DEAŞ'ın yeniden canlanmasını önlemek için bölgede operasyonlarını sürdürüyor. Mart ayında, İran milislerinin koalisyon üslerine roket ve drone saldırıları düzenlemesiyle 1 ABD'li sözleşmeli personel hayatını kaybederken, 5 ABD vatandaşı yaralanmıştı.
https://www.cnnturk.com/dunya/suriyeden-israil-topraklarina-cok-sayida-hava-topu-atildi
Suriye'den İsrail topraklarına çok sayıda hava topu atıldı İsrail Savunma Kuvvetleri, Suriye'den İsrail topraklarına çok sayıda havan topu atıldığını açıkladı. İsrail ve Hamas arasındaki çatışmalar devam ederken, İsrail topraklarına Lübnan ve Suriye'den zaman zaman saldırılar düzenleniyor. İsrail Savunma Kuvvetleri tarafından yapılan, Suriye'den İsrail topraklarına çok sayıda havan topu atıldığını açıkladı. Havan toplarının boş arazilere düştüğünü belirten IDF, saldırıda mal ve can kaybı yaşanmadığını aktardı. IDF, saldırının ardından Suriye'ye topçu atışları yapıldığını belirterek, havan toplarının atıldığı noktanın ateş altına alındığını ifade etti. Öte yandan erken saatlerde Lübnan'dan İsrail topraklarına 15 roket fırlatılmış, 4 roket Demir Kubbe hava savunma sistemi tarafından düşürülmüştü. Roketlerin boş arazilere düşmesi sonucu can ve mal kaybı yaşanmamıştı.
https://www.cnnturk.com/dunya/suudi-arabistan-veliaht-prensi-filistin-devlet-baskani-ile-gorustu
Suudi Arabistan Veliaht Prensi, Filistin Devlet Başkanı ile görüştü Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed Bin Selman, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ile telefonda görüştü. Açıklamada "Veliaht Prens uluslararası insancıl hukuka bağlı kalmanın ve sivillerin hedef alınmasından kaçınmanın önemini vurguladı" denildi. Suudi Arabistan Başbakanı Veliaht Prens Muhammed Bin Selman ile Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın bugün yaptığı telefon görüşmesine dair yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı; "Görüşmede Gazze ve çevresindeki askeri tırmanışın yanı sıra sivillerin yaşamları ile bölgenin güvenlik ve istikrarına tehdit oluşturan kötüleşen durum ele alındı. Veliaht Prens, devam eden tırmanışın durdurulması ve bölgede daha fazla yayılmasının önlenmesi için Krallığın tüm uluslararası ve bölgesel taraflarla temas kurmak üzere mümkün olan her türlü çabayı gösterdiğini vurguladı. Veliaht Prens ayrıca uluslararası insancıl hukuka bağlı kalmanın ve sivillerin hedef alınmasından kaçınmanın önemini vurguladı. Veliaht Prens ayrıca, Krallığın meşru haklarını arayan, onurlu bir yaşam için çabalayan, umutlarını ve özlemlerini gerçekleştiren, adil ve kalıcı bir barışa ulaşan Filistin halkının yanında olmaya devam ettiğini vurguladı."
https://www.cnnturk.com/dunya/suudi-arabistandan-suriyeye-iade-i-ziyaret
Suudi Arabistan'dan Suriye'ye iade-i ziyaret Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan, dün Suriye'nin başkenti Şam'a gitti. Geçen hafta da Suriye Dışişleri Bakanı Faysal Mikdat, Suudi Arabistan'a Ziyaret gerçekleştirmişti. Faysal bin Ferhan'ın ziyareti bir Suudi bakanın iç savaşın başlamasından bu yana Suriye'ye ilk ziyareti oldu. 6 Şubat'ta yaşanan Kahramanmaraş depremlerinin etkilediği Suriye'ye Suudi Arabistan insani yardım göndermişti. Geçen ay da Suudi resmi basını, Riyad ve Şam'ın karşılıklı konsolosluk hizmetlerini sürdürmeyi görüştüklerini duyurmuştu. Bu gelişme, aynı zamanda Suudi Arabistan-İran yakınlaşması ve Suriye'nin yeniden Arap Ligi'ne kabulüne yönelik diplomasi trafiğini de izliyor. Cidde'deki görüşmede iki ülke dışişleri bakanları, Suudi Arabistan'ın açıklamasına göre "Şam'ın dışlanmışlığını sona erdirmeye yönelik gerekli adımları" ele almıştı. Geçen hafta aynı zamanda yine Cidde'de 9 Arap ülkesinden diplomatlar Suriye'nin 22 üyeli Arap Ligi'ne geri dönüşünü görüşmüştü. Suudi Bakan Faysal bin Ferhan, dün Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad tarafından da kabul edildi.
https://www.cnnturk.com/dunya/taksi-denetiminde-bir-surucu-gozaltina-alindi-soyledikleri-soke-etti
Taksi denetiminde bir sürücü gözaltına alındı! Söyledikleri şoke etti İstanbul Eminönü'nde Sivil Trafik ekipleri tarafından taksi denetimi gerçekleştirildi. Usulsüz taksimetre çalıştıran ve emniyet kemeri takmayan sürücülere cezai işlem uygulandı. Yakalama kararı olan bir taksi sürücüsü ise gözaltına alındı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü, Sivil Trafik Ekipleri tarafından Fatih Eminönü'nde ticari taksilere yönelik denetim gerçekleştirildi. Denetimlerde ticari taksi şoförlerinin ehliyet, ruhsat ve diğer belgeleri kontrol edilirken aynı zamanda emniyet kemerine yönelik kontroller de gerçekleştirildi. Denetimler kapsamında emniyet kemeri takmayan ve usulsüz taksimetre çalıştıran sürücülere toplamda 4 bin 238 TL para cezası kesildi. Denetim sırasında sorgusu yapılan bir taksi şoförünün yakalama kararı olduğu tespit edildi. Bunun üzerine polis ekipleri tarafından sürücü gözaltına alındı. "Yakalandığım için memnun değilim" Polis ekiplerine yakalandığı için memnun olmadığını fakat onların da görevini yaptığını belirten Sinan Aktı, "Yapacak bir şey yok. Uygulamada yakalamamız çıkmış. Benim haberim yoktu. Daha önce bir mahkemem vardı oraya gitmiştim. Oradan beraat etmiştim. Başka mahkeme üzerinden yakalamam çıkmış. İlk defa oluyor böyle. Normalde ben her şeyimi kontrol ederim. Siz medyasınız, taksici taksiciliğini yapacak, polis de görevini yapacak. Herkes görevini yapacak ki bu iş yürüsün. Şimdi gelip oradan bir taksici artistlik yaparsa kusura bakmasın. Ya dayağı yiyecek, ya da nezarete girecek. Ben yakalandığım için memnun değilim. Memur beyler görevini yaptılar. Gereken neyse ifademi veririm, mahkemeye çıkarım. Ceza ise ceza yapacak bir şey yok boynumuz kıldan ince" dedi. Denetimlere takılan bir diğer taksi şoförü Ali Ekber Okat ise usulsüz taksimetre çalıştırdığı gerekçesi ile 1979 TL cezai işlem uygulandı. Taksici Ali Ekber Okat'ın ceza yemesinin ardından ise polisle gerçekleştirdiği diyalogda, polisin bir önceki yolcuyu indirdikten sonra taksimetreyi kapatmadığını söylemesinin ardından, "Onlardan ücret talebi yok, eksi artı bir şey yok, müşteriyle konuştunuz, otel ile anlaşmalı yolcu bunlar, o ücreti istemedim" diyerek kendini savundu. Polisin 839 TL'lik ücret hakkında "İstemeyeceğinin garantisini verebilir misin?" sorusuna ise "Yolcular garanti verdi ya" şeklinde cevapladı.
https://www.cnnturk.com/dunya/taliban-afganistanda-kadinlarin-bm-icin-calismasini-yasakladi
Taliban, Afganistan'da kadınların BM için çalışmasını yasakladı Birleşmiş Milletler, Taliban'ın Afganistan'da kadınların örgüt için çalışmasını yasakladığını duyurdu. BM, yazılı bir açıklama yapılmadığını ancak Taliban'ın örgütü sözlü olarak bilgilendirdiğini kaydetti. BM, Taliban'ın kararının "kabul edilemez ve akıl almaz" olduğunu vurguladı. Örgütten yapılan açıklamada, "Bu, yardım kuruluşlarının en çok ihtiyaç duyanlara ulaşma imkanlarını baltalayan, endişe veren bir dizi hamlenin sonuncusu. BM, kadın personeli olmadan Afganistan'da çalışamaz ve hayat kurtaran yardımı ihtiyaç duyanlara sağlayamaz" denildi. BM, Afganistan'da tüm personelinden, önümüzdeki 48 saat boyunca çalışmalarını durdurmalarını talep etti. Örgüt yetkilileri, Taliban yönetimi ile görüşüp konunun netlik kazanmasını bekliyor. BM, geçtiğimiz günlerde Afganistan'ın doğusundaki Nangarhar vilayetinde yerel Taliban yetkililerinin Afgan kadınların BM tesislerinde çalışmasına engel olduğunu açıklamıştı. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, "Afgan kadın meslektaşlarımızın Afganistan'ın Nangarhar vilayetinde çalışmalarının yasaklanmasını şiddetle kınıyorum. Eğer bu karar geri alınmazsa, ihtiyaç duyan insanlara hayat kurtarıcı yardım ulaştırma çalışmalarımız baltalanacaktır" ifadelerini kullanmıştı. Taliban, Aralık ayında tüm kadınların, sağlık sektörü dışında sivil toplum kuruluşları için çalışmalarını yasakladı. BM ise bugüne kadar yasaktan muaf tutuluyordu. Taliban'ın 2021'de Afganistan'da yönetimi yeniden ele geçirmesinden bu yana kadınlara yönelik baskı artıyor. Kadınlardan sadece gözlerini gösterecek şekilde giyinmeleri ve 72 kilometreden uzak yerlere seyahat etmeleri halinde bir erkek akrabanın onlara eşlik etmesi isteniyor. Taliban Kasım ayında kadınların parklara, spor salonlarına ve yüzme havuzlarına girmelerini de yasaklamıştı. Afganistan'da kız çocuklarının ve kadınların, okullara ve üniversitelere gitmesi de yasak. BM, ciddi bir ekonomik ve insani krizle boğuşan Afganistan'da yaşayan 23 milyon kişiye insani yardım ulaştırmak için çalışıyor. BM'nin kadın personeli, özellikle yardıma ihtiyacı olan diğer kadınların belirlenmesinde, sahadaki yardım operasyonlarında hayati rol oynuyor. Taliban'ın yasağından yabancı BM kadın personeli muaf. Ancak uygulanırsa bu yasak, BM'nin Afganistan'daki operasyonlarının geleceği ve örgüt ile Taliban hükümeti arasındaki ilişki için önemli bir sınav olacak.
https://www.cnnturk.com/dunya/taliban-isvecin-afganistandaki-faaliyetlerini-askiya-aldi
Taliban, İsveç'in Afganistan'daki faaliyetlerini askıya aldı Afganistan bugün İsveç'te Kuran-ı Kerim'e yönelik yapılan hakaret unsurlu provokasyonlar sebebiyle İsveç'in Afganistan'daki faaliyetlerini askıya aldığını duyurdu. Taliban'ın yönetiminde olduğu Afganistan hükümetinin Sözcüsü Zabihullah Mujahid tarafından yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı; "İslam Emirliği, Kur'an-ı Kerim'e ve İsveç'teki Müslüman inancına hakaret ettikten sonra, bu alçak eylem için Müslümanlardan özür dileyene kadar İsveç'in Afganistan'daki faaliyetlerini askıya aldı. IEA'nın ilgili kuruluşları bu yönergeye uymakla yükümlüdür. İsveç'in kaba davranışına bakan Afganistan İslam Emirliği, diğer Müslüman ülkelerin bu ülkeyle olan ilişkilerini yeniden gözden geçirmelerini istiyor."
https://www.cnnturk.com/dunya/taliban-kadinlarin-sivil-toplum-kuruluslarinda-calismasini-yasakladi
Taliban, kadınların sivil toplum kuruluşlarında çalışmasını yasakladı Afganistan'da kadınların hak ve özgürlüklerini kısıtlamaya devam eden Taliban bu kez de kadınların yerli ve yabancı sivil toplum kuruluşlarında çalışmalarını yasakladı. Ekonomi Bakanlığı'ndan gönderilen bir mektupta, kadın çalışanların bir kısmının yönetimin kadınlara yönelik kıyafet kurallarına uymadıkları gerekçesiyle bir sonraki duyuruya kadar çalışmalarının yasaklandığını belirtildi. STK'larda çalışan kadın personelin "doğru düzgün" başörtüsü ya da hicap takmadığına dair "ciddi şikayetler" aldığını ifade eden bakanlık, mektuptaki emre uymadığı tespit edilen STK'ların Afganistan'daki faaliyet lisansının iptal edileceğini bildirdi. Ekonomi Bakanı Qari Din Mohammed Hanif tarafından gönderilen ve bakanlık sözcüsü tarafından doğrulanan kararın STK'larda çalışan bütün kadınları mı yoksa sadece Afganları mı kapsadığı netlik kazanmadı. Ülke çapında insani yardım dağıtan Birleşmiş Milletler'e bağlı kurumların da bu son emirden ne kadar etkileneceği de henüz bilinmiyor. Sözcü, mektubun Afganistan'ın ACBAR olarak bilinen insani yardım kuruluşları koordinasyon organı altındaki kuruluşlar için geçerli olduğunu söyledi. 180'den fazla yerel ve uluslararası STK'yı kapsayan bu organ BM'yi içermiyor. Ancak BM, insani yardım çalışmalarını yürütmek için genellikle ülkede kayıtlı STK'larla sözleşme yapıyor. Yardım çalışanları, kadınların yardıma erişebilmelerini sağlamak için kadın çalışanların kritik önem taşıdığının altını çiziyor. Öte yandan kadınlara üniversite eğitimin yasaklanması üzerine cumartesi günü Herat'ta düzenlenen bir protesto eyleminde Taliban güçlerinin göstericilere karşı tazyikli suyla müdahale ettiği bildirildi. Görgü tanıklarının bildirdiğine göre tazyikli suyla müdahale, kentte yaklaşık iki düzine kadının yasağı protesto etmek için valinin evine doğru ilerlerken "Eğitim hakkımızdır" sloganları attığı sırada yaşandı. Protestoyu düzenleyenlerden Meryem, 100 ila 150 kadının protestoya katıldığını ve küçük gruplar halinde şehrin farklı yerlerinden merkezi bir buluşma noktasına doğru hareket ettiklerini söyledi. "Her sokakta, her meydanda güvenlik vardı, zırhlı araçlar ve silahlı adamlar vardı. Tariqi Park'ta protestomuza başladığımızda Taliban ağaçlardan aldıkları dallarla bizi dövdü. Ama biz protestomuza devam ettik. Güvenlik güçlerinin varlığını arttırdılar. Saat 11 civarında tazyikli su getirdiler." diyerek yaşadıklarını anlattı. AP haber ajansı, eyalet valisinin sözcüsünün sadece dört-beş protestocu olduğunu ileri sürerek "Hiçbir gündemleri yoktu, buraya sadece film çekmeye geldiler." diye konuştuğunu aktardı. Taliban hükümetinden üst düzey bir yetkili ilk kez kadınlara yönelik üniversite yasağı hakkında ilk kez konuştu. Yüksek Eğitim Bakanı Nida Mohammad Nadim, perşembe günü Afgan devlet televizyonuna verdiği bir röportajda yasağın üniversitelerde kadın ve erkeklerin karışmasını önlemek için gerekli olduğunu söyledi ve öğretilen bazı konuların İslam ilkelerini ihlal ettiğine inandığı belirtti. Bakan, yasağın ne kadar süreceği konusunda bilgi vermedi. Taliban, geçtiğimiz günlerde alınan bir kararla, kinci bir duyuruya kadar üniversitelerde kız öğrencilerin eğitimine ara verildiğini bildirmiş, karar Suudi Arabistan, Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar gibi Müslümanların çoğunlukta olduğu ülkeler de dahil olmak üzere, uluslararası toplum tarafından kınanmıştı. ABD ve büyük sanayi ülkelerinden oluşan G-7 grubundan da bu politikanın Taliban'a yönelik sonuçları olacağı yönünde uyarılar geldi.
https://www.cnnturk.com/dunya/taliban-muzik-aletlerini-atese-verdi
Taliban müzik aletlerini ateşe verdi Afganistan'ın batısında bulunan Herat kentinde Pazar günü Taliban'ın 'ahlak polisi' tarafından müzik aletleri yakıldı. Afganistan'ın resmi haber ajansı Bahtar'a göre, Afganistan'ın batısında bulunan Herat kentinde Pazar günü Taliban'ın ahlak polisi tarafından müzik aletleri yakıldı. Erdemi Yayma ve Ahlaksızlığı Önleme Komitesi Başkan Yardımcısı Şeyh Aziz el-Rahman el-Muhacir, müzik dinlemenin yasak olduğunu ve yetkililerin bu nedenle müzik aletlerini toplayıp yaktığını belirtti. Komite yetkilisi müziğin teşvik edilmesinin bir tür "yozlaşma" olduğunu ve müziğin "gençlerin yanlış yönlendirilmesine ve toplumun yok edilmesine" neden olduğunu belirtti. TOLOnews haber kanalı, kentte arasında gitarlarında olduğu bir yığın enstrüman ve hoparlörün yakıldığını gösteren bir fotoğraf yayınladı. Taliban, 2021 yılında Afganistan'da iktidarı ele geçirmesinin ardından müzik yayınlarını yasaklamıştı. Son zamanlarda düğün salonu sahiplerine müzikten uzak durulması uyarıları yapıldı. Ayrıca, düğünlerde ve benzeri kutlamalarda İslami kurallara aykırı olabilecek etkinlikler yasaklandı. Pek çok Afgan sanatçı ve müzisyen ülkeyi terk ederek Batı ülkelerine sığınıyor.
https://www.cnnturk.com/dunya/taliban-yonetimindeki-afganistanda-bir-ilk-cin-buyukelci-atadi
Taliban yönetimindeki Afganistan'da bir ilk: Çin, büyükelçi atadı Çin, Taliban'ın yönetime gelmesinin ardından Afganistan'a büyükelçi atayan ilk ülke oldu. Çinli Büyükelçi Zhao Xing, güven mektubunu sundu. Taliban'ın Ağustos 2021'de iktidarı ele geçirmesinin ardından ilk kez bir ülke Afganistan'a büyükelçi atadı. Taliban Sözcü Yardımcısı Bilal Karimi, Taliban geçici hükümetinin Başbakanı Molla Muhammed Hasan Ahund'un başkent Kabil'deki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda düzenlenen törende Çinli Büyükelçi Zhao Xing'in güven mektubunu kabul ettiğini ifade etti. Çin'in Afganistan'ın iyi bir komşusu olduğunu, ülkenin bağımsızlığına ve toprak bütünlüğüne saygı duyduğunu ifade eden Zhao, Çin yönetiminin Afganistan'ın içişlerine karışma politikasının bulunmadığını ve ülkede nüfuz oluşturmak istemediğini vurguladı. Son iki yılda ekonomi ve güvenlik alanlarının yanı sıra yolsuzluk, suç ve uyuşturucuyla mücadelede iki ülke arasındaki iş birliğinde büyük ilerleme kaydedildiğini belirten Zhao, Afganistan ile Çin arasındaki işbirliğini diğer alanlarda da güçlendirmeye çalışacağını kaydetti. Taliban lideri Molla Hasan Ahund ise ülkeye büyükelçi atanmasından dolayı Çin hükümetine teşekkür ederek, bu atamanın diplomatik ilişkilerin yüksek bir seviyeye taşınmasını ve iki ülke arasında yeni bir dönemin başlangıcı olmasını umduğunu ifade etti. Afganistan ile Çin arasındaki ilişkilere önem verdiğini belirten Ahund, iki ülke arasındaki ilişkilerde son iki yılda yaşanan gelişmelere dikkat çekerek ilişkilerin güçlendirilmesi yönünde daha fazla adım atılmasını umduğunu vurguladı. Çin Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada ise atamanın normal bir görevlendirme olduğu, iki ülke arasındaki diyalog ve iş birliğini ilerletmeyi amaçladığı kaydedildi. Bakanlık açıklamasında, "Çin'in Afganistan'a yönelik politikası net ve tutarlıdır" ifadelerine yer verildi. Taliban yönetimi hiçbir ülke tarafından resmen tanınmazken, yeni büyükelçi atanması kararıyla yönetimin resmen tanındığına ilişkin Çin tarafından bir açıklama yapılmadı. Çin'in 2019'da göreve gelen eski Kabil Büyükelçisi Wang Yu'nun görev süresi geçtiğimiz ay sona ermişti. Afganistan'da Taliban yönetimi öncesi atanan büyükelçiler görevlerine devam ederken, hiçbir ülke Taliban'ın iktidarı ele geçirmesinin ardından ülkeye büyükelçi atamamıştı.
https://www.cnnturk.com/dunya/talibandan-bmye-bu-bizim-ic-meselemiz
Taliban'dan BM'ye: "Bu bizim iç meselemiz" Taliban yönetimi, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin, Afganistan'da kadınların teşkilat adına çalışmalarını yasaklama kararını kınamasının ardından yaptığı açıklamada, kınamanın ülkenin "egemen tercihlerine" saygısızlık olduğunu öne sürdü. Afganistan'da görev yapan kadın BM personeline çalışma yasağının kaldırılmasını isteyen ve bunu kınayan bir karar alan Birleşmiş Milletler'e Taliban'dan eleştiri ve olumsuz yanıt geldi. Nitekim Taliban yönetimi, yasaklama kararının "iç toplumsal bir mesele" olduğunu duyurdu ve "Bu Afganistan'ın toplumsal iç meselesidir ve dış devletleri etkilemez" ifadelerini kullandı. Afganistan Dışişleri Bakanlığı, "Afgan kadınlarının tüm haklarının sağlanması konusunda kararlılığımızı sürdürürken, çeşitliliğe saygı duyulması ve siyasallaştırılmaması gerektiğini vurguluyoruz" dedi.
https://www.cnnturk.com/dunya/talibandan-kadinlara-bir-darbe-daha-eski-bosanma-kararlari-iptal
Taliban'dan kadınlara bir darbe daha: Eski boşanma kararları iptal Afganistan'da kadınlara yasak üstüne yasak getiren Taliban bu kez evlilik yasalarında değişiklik yaptı. Buna göre eski yönetim döneminde tek taraflı olarak evliliklerini bitirme hakkı tanınan kadınların boşanma kararları iptal edildi. ABD'nin çekilmesinin ardından Afganistan'da devletin kontrolünü ele geçiren Taliban, ülkedeki kadınlara yönelik baskısını farklı yollarla sürdürüyor. Ülkenin evlilik yasalarında yapılan değişiklikler, Taliban'ın kadınları haklarından nasıl mahrum bıraktığının bir başka örneği olarak değerlendiriliyor. Amerikan Washington Post'un haberine göre önceki hükümet döneminde, kocasından kötü muamele ve şiddet gören Afgan kadınlar, kanunların kendilerine verdiği hakla tek taraflı olarak evliliklerini sonlandırabiliyor, resmi olarak boşanabiliyordu. Taliban yönetimi ise 'hukuki' düzenlemelerle geriye dönük tek taraflı boşanmaları geçersiz saydı. Kararın ardından binlerce Afgan kadın kaçak ve zina suçlamasıyla karşı karşıya kaldı. 13 yaşındayken üvey babası tarafından uyuşturucu madde karşılığında evlendirilen ve şimdi 22 yaşında olan bir kadın, kendisine şiddet uygulayan kocasından kaçmak için yıllarca mücadele ettiğini ve sonunda evden kaçarak boşanmayı başardığı ifade etti. Tekrar evlenerek yeni bir hayat kurduğunu düşünen kadının yaşamı bu kez de Taliban korkusuyla altüst oldu. Taliban'ın iktidara gelmesinden birkaç hafta sonra eski kocasından tehdit telefonları almaya başladığını söyleyen Afgan kadın, ikinci kocasının, evliliklerinin artık geçerli sayılmaması nedeniyle kendisinin de zina ile suçlanabileceğinden korkarak onu terk ettiğini aktardı. İlk evliliğinden iki kız çocuğu bulunan ve ikinci kocası onu terk ettiğinde hamile olan kadın, güvenlik endişesi sebebiyle ülkenin başka bir şehrine kaçtı. Taliban iktidara geldikten sonra dört kez adres değiştirdiğini kaydeden kadın, ilk kocasının onu bulmasından korktuğunu anlattı. 36 yaşındaki bir diğer kadın, aile baskısına rağmen, evliliğinin kötü gittiğini ve boşanmaktan başka çaresi olmadığını söylüyor. "Boşanma talebinde bulunmak benim için utanç verici bir şeydi. Ailemin her iki tarafı da kocama dönmezsem beni öldürmekle tehdit ediyordu" diyen kadın, eski yönetim döneminde kendisine boşanma hakkı verildikten sonra resmen boşandığını; bunu duyan erkek kardeşlerinin ise kendisine fare zehri içmeyi önerdiğini ifade etti. Ailesinden görüştüğü tek kişi olan kız kardeşinin kendisine, "Keşke senin kadar zeki olsaydım ve daha önce kaçsaydım. Taliban varken artık bu imkansız" dediğini aktardı. Washington Post'a konuşan üç çocuk annesi bir kadın ise ilk kocasının uyuşturucu bağımlısı olduğunu ve şiddet uyguladığını, çocuklarına yeterince yiyecek sağlamayı reddettiği için boşandığını söyledi. İkinci kocasının ise Taliban iktidara geldikten sonra ortadan kaybolduğunu belirtti. Washington Post'a konuşan diğer kadınlar gibi bu kadın da saklandığını söyledi. Taliban sözcüsü Zabihullah Mücahid, Taliban döneminde boşanma yasasının nasıl değiştiği veya Afganistan'ın önceki hükümeti sırasında verilen boşanmaların statüsü hakkındaki soruları yanıtlamayı reddetti. Mücahid sadece Taliban'ın İslam hukuku yorumuna göre boşanma talebinde bulunmak için her iki tarafın da hakim karşısına çıkması gerektiğini söyledi.
https://www.cnnturk.com/dunya/talibandan-kadinlara-erkek-doktor-yasagi
Taliban'dan kadınlara erkek doktor yasağı Afganistan'da kadınların üniversiteye gitmesini ve çalışmasını yasaklayan Taliban, son olarak kadınların erkek doktora gitmesini de yasakladı. Aktivistler, "Kadınların doktor olmaları yasak ve erkek doktora da gidemiyorlar. Düpedüz ölüme terk ediliyorlar" diyerek isyan etti. Afganistan'da Taliban'ın kadınlara yönelik baskı ve zulmü günden güne artıyor. Ülkede son olarak kadınların üniversiteye gitmesi ve çalışması yasaklanmış, Türkiye başta olmak üzere birçok ülke karara tepki göstermişti. Ancak baskı ve yasaklar bitmiyor. Kadınların sınırlı sayıdaki özgürlük alanları da tehdit altında. Son olarak, Taliban, ülkedeki kadınların erkek doktorlara gitmesini de yasakladı. Karara sosyal medyadan tepki veren yurtiçi ve yurtdışındaki kadın hakları aktivistleri, "Kadınların üniversitede okuyup doktor olmaları yasak. Şimdi erkek doktora gitmeleri de yasaklandı. Bu durumda kadınlara sadece ölmek kalıyor. Kadınlar ölüme mahkum ediliyorlar" diyerek isyan etti. Taliban'ın aynı yasak kapsamında kadın güzellik salonlarını da gelecek 10 gün içinde tamamen kapatacağı bildirildi. Baglan eyaletinde, Taliban'ın mülk sahiplerine, kadın güzellik salonlarına dükkan kiralamalarını yasakladığı, halihazırda işleyen salonların ise kapatıldığı belirtildi. Benzer şekilde, Kunduz, Takhar ve Badakşan'daki güzellik salonları da kapatıldı. Kapatılan salonlar kadınlar tarafından işletilirken, böylece kadınlarla ilgili bir sektörde kendi işlerini yapan kadınların çalışması da engellendi. Ülkenin eski bakanlarından Şebnem Nesimi, Taliban'ın son kararını kınayarak "Taliban'ın kadınlara açtığı savaşa karşı utandıran sessizlik sürüyor" diye Twitter hesabından açıklama yaptı. Ülkedeki bir diğer gelişme de kadın kıyafetleri satan vitrinlerdeki cansız mankenlerin yüzlerinin kapatılması oldu. Amerikan Associated Press, abiye kadın kıyafeti satan mağazalarda, elbiselerin sergilendiği mankenlerin yüzlerinin kapatıldığı kareleri servis etti. Haberde, Taliban yetkililerinin esnaftan bu mankenlerinin kafalarını kesmelerini istediği, ancak esnafın maliyeti yüksek olan mankenlere zarar vermek istemediği ve yüzlerini kapama şeklinde çözüm bulduğu aktarıldı. Bazı mağaza sahipleri mankenlerin kafasını alimünyum folyo ile kaplarken, bazıları da eşarplarla daha estetik çözümler buldu. Taliban rejiminin kadınlar üzerindeki baskı ve yasakları, kadınların ruhsal ve zihinsel sağlığını olumsuz yönde etkiledi. Afgan TOLONews'in haberine göre, Herat eyaletinde zihinsel sağlık sorunları için hastaneye başvuran hastaların yaklaşık yüzde 80'i kadın oldu. Resmi verilere göre, Herat'taki bölge hastanesine geçen ay 400 kadar hasta kabul edilirken, bunların 320 kadarı kadındı. Daha önce aktif olarak iş ve sosyal hayatı olan kadınların bir anda dört duvar arasına kapatılması birçok kadının belirsiz bir geleceğe sürüklenmesine yol açarken, umutsuzluk kadınların akıl sağlığını da olumsuz yönde etkiledi. Afgan kadınları karanlık bir geleceğe doğru sürüklenirken, ülkedeki isyan ve direniş de sürüyor. Son olarak Heda adlı bir kız öğrenci, yasaklandığı için artık giremediği okulunun önünde etkileyici bir kare paylaştı. Kendisini astronot olarak resmeden Heda, okulun kapısı önünde bu resmi fotoğraflayarak, üzerine "Asla vazgeçmeyeceğim" diye yazdı. Fotoğrafı paylaşan Afgan aktivist Qais Alamdar, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda "Bu kare kalbimi kırdı, çünkü bu kızın tahmin edemeyeceğim bir acıyla kıvrandığını biliyorum. Ancak buna rağmen 'Asla vazgeçmeyeceğim' diye yazmış. Tüm dünya bu direnişe kulak vermeli" dedi.
https://www.cnnturk.com/dunya/tarihi-yeniden-yazdiracak-kesif-amerikalilar-cinli-cikti
Tarihi yeniden yazdıracak keşif: Amerikalılar Çinli çıktı! Sibiryalıların uzun süredir Amerika kıtasının ilk sakinleri olduğu teorisi Çin'den gelen keşif ile çürütüldü. Çin Bilimler Akademisi'nden araştırmacılar kıtaya ilk göçmenlerin Çin'in kuzey kıyı bölgesinden geldiklerine dair kanıtları açıkladı. Bilim dünyası Çin'den gelen haberi konuşuyor. Binlerce yıl önce Rusya ile Alaska'yı birbirine bağlayan Bering Boğazı'ndaki bir kara köprüsünden geçen Sibiryalıların, Amerika'nın en eski sahipleri Kızılderililerin tek ataları olduğuna inanılıyordu. Çin'den gelen Haber ile tarih kitaplarına giren bu teori çöktü. Çin Bilimler Akademisi'nden araştırmacılar kıtaya ilk göçmenlerin Çin'in kuzey kıyı bölgesinden geldiklerine dair kanıtları açıkladı. Söz konusu araştırmaya göre, insanlar Amerika'ya 26 bin yıl önce Çin'den geldi. Başka bir deyişle Amerika kıtasına ilk göç inanılan tarihten 10 bin yıl önce gerçekleşti. Çinli ekip, annelerden çocuklarına geçen mitokondriyal DNA'yı analiz ederek bir dişi soyun izini sürdü ve Doğu Asya Paleolitik çağ popülasyonlarının Şili, Peru, Bolivya, Brezilya, Ekvador, Meksika ve Kaliforniya'daki kurucu popülasyonlarla bağlantılarını buldu. Amerikalıların Asya'ya dayanan soylarının bilinenden daha karmaşık olduğunun altını çizen araştırmanın birinci yazar Dr Yu-Chun Li, açıklamasında şu ifadelere yer verdi; 'Sibirya, Melanezya ve Güneydoğu Asya'da önceden tanımlanan atalara ait kaynaklara ek olarak, Çin'in kuzey kıyılarının da Amerikalıların gen havuzuna katkıda bulunduğunu gözler önüne serdik.' Çalışma, aynı zamanda, 19 bin 500 yıl önce, iyileşen iklim nedeniyle popülasyonlarda hızlı bir artış görülen başka bir göçmen olayının ortaya çıkarılmasına da yol açtı. Zira elde dilen sonuçlar iki göç olayını ortaya çıkardı. İlki, 19 bin 500 ila 26 bin yıl önce, buz tabakası örtüsünün en yüksek olduğu ve kuzey Çin'deki iklim koşullarının muhtemelen yaşanmaz olduğu dönemde gerçekleşti. İkincisi ise erime döneminde, 19 bin ila 11 bin 500 yıl önce meydana geldi. Bu ikinci göç sırasında bilim insanları, Amerikalılar ve Japon halkı, özellikle de yerli Ainu halkı arasında şaşırtıcı bir genetik bağlantı buldular. Erime döneminde, bir alt grup, kuzey kıyı Çin'inden Japonya'ya doğru kollara ayrıldı ve Japon halkına katkıda bulundu. Araştırmacılar bu dönemde artan insan nüfusunun göçleri tetiklemiş olabileceğini belirtiyor. Keşif, Çin, Japonya ve Amerika'nın Paleolitik halkları arasındaki arkeolojik benzerlikleri açıklamaya yardımcı oluyor. Kaynak: Hürriyet / İlker Koçaş
https://www.cnnturk.com/dunya/teror-orgutune-ait-al-suveyda-elektrik-uretim-tesisi-vuruldu
Terör örgütüne ait Al Suveyda elektrik üretim tesisi vuruldu Suriye'nin kuzeyinde bölücü terör örgütü PKK/YPG'ye karşı yürütülen operasyonlarda ülkenin kuzeydoğusunda bulunan Malikiye kırsalındaki Al Suveyda elektrik üretim tesisi vuruldu. Suriye'nin kuzeyinde terör örgütü PKK/YPG'ye ait noktalar vuruluyor. Terörist unsurları etkisiz hale getirmek için yürütülen operasyon kapsamında hava harekatlarıyla bölücü terör örgütlerinin ülkenin kuzeydoğusunda bulunan Malikiye kırsalındaki Al Suveyda elektrik üretim tesisi vuruldu. Tesiste büyük hasar meydana gelirken, bölücü terör örgütüne karşı yürütülen operasyonlarda, örgüt tarafından kullanılan petrol kuyusu ve depolama tesisleri de vuruluyor. Ayrıca, Haseke'nin kuzeyindeki Hamma su istasyonu, Tuvays üs bölgesindeki askeri araç, Celabiyah köyündeki askeri tünellerin yakınındaki konum, Terbespiye'nin Ger Dahol köyünde bir petrol tesisi gibi alanların vurulduğu ifade ediliyor.
https://www.cnnturk.com/dunya/teror-suphelisi-ingilteredeki-hapishaneden-kacti
Terör şüphelisi İngiltere'deki hapishaneden kaçtı İngiltere Terörle Mücadele Birimi Şefi Dominic Murphy, dün halka acil çağrıda bulunarak terör şüphelisi Daniel Khalife'nin hapishaneden kaçtığını duyurdu. Terörle Mücadele Birimi Şefi Dominic Murphy açıklamasında "İngiltere'nin herhangi bir yerinde olabilecek kaçak Daniel Khalife'ı bulmamıza yardım etmeleri için kamuoyuna acilen çağrıda bulunuyorum" ifadelerini kullandı. Murphy, 21 yaşındaki şüphelinin Wandsworth hapishanesinden dün sabah saatlerinde kaçtığını belirtip vatandaşların Khalife'yi gördüğü yerde kendisiyle temas etmemesini vurguladı. Eski bir asker olan Daniel Khalife, askeri bir üsse sahte bomba bırakmakla suçlandıktan sonra Londra'daki Wandsworth Hapishanesi'nde yargılanmayı bekliyordu. Yerel basın Khalife'nin kendini yemek dağıtımı yapan bir minibüsün altına bağlayarak kaçtığını belirtti.
https://www.cnnturk.com/dunya/toki-ozgurlugune-kavusamadan-oldu
Toki özgürlüğüne kavuşamadan öldü ABD'nin Miami kentindeki bir su parkında yaklaşık 50 yıldır gösteri yapan Toki adlı katil balina öldü. Henüz yavruyken Pasifik Okyanusu'nda yakalanarak su parkına hapsedilen 57 yaşındaki Toki, önümüzdeki birkaç yıl içinde doğduğu sulara bırakılmayı bekliyordu. Su parkının yetkilileri, mart ayında sahne adı "Lolita" olan Toki'ye yardım etmek için kurulan 'Lolita'nın Arkadaşları' isimli hayvansever grupla anlaştıklarını, balinanın 18 ila 24 ay içinde Pasifik Okyanusu'na döneceğini duyurmuşlardı. Hayatının neredeyse tamamını su parkında geçiren Toki'nin, okyanusa bırakılmadan önce diğer balinalarla iletişim ve avlanma becerilerini tekrar kazanmak için alıştırmalar yaptığı belirtilmişti. Su parkında 50 yıldır gösteri yapan Toki'nin serbest kalması için hayvanseverler yıllarca uğraşmıştı.
https://www.cnnturk.com/dunya/trump-yeni-suclamalar-sonrasi-ilk-kez-konustu-bu-beni-durduramaz
Trump yeni suçlamalar sonrası ilk kez konuştu: Bu beni durduramaz Eski ABD Başkanı Donald Trump, hakkındaki suçlamalar nedeniyle hükümlü olsa bile 2024'teki başkanlık kampanyalarını sürdüreceğini açıkladı. Donald Trump, kendisine yöneltilen yeni suçlamalarla ilgili açıklamada bulundu. ABD'deki bir radyo programında hakkında çıkan 3 yeni suçlamaya yönelik konuşan Trump, kendisine yöneltilen suçlamalar nedeniyle cezalandırılırsa bile 2024'teki başkanlık seçimlerinde kampanyalarını yürüteceğini açıkladı. Beyaz Saray için adaylığını çekmeyeceğini ifade eden Trump, "Hiç de bile. Anayasa'da böyle olabilir diye bir şey yok. Radikal solcular bile hiç demiyor. Bu beni durduramaz. Bu insanlar hasta ve yaptıkları şey kesinlikle korkunç." dedi. Trump'ın gizli belgeleri yasadışı saklamakla yargılandığı davada kendisine yönetilen suçlamaların sayısı 40'a ulaştı. Genişletilen iddianamede Trump, çalışanlarından Florida'daki malikanesinin güvenlik kameralarının kayıtlarını silmesini istemekle suçlandı. Savcılar, Trump'ın malikanesinin yöneticisi 56 yaşındaki Carlos de Oliveira'ya adaleti engellemek için komplo kurma suçlaması yöneltti. İddianameye göre de Oliveira, Adalet Bakanlığı'nın güvenlik kamerası kayıtlarını istemesinin ardından Trump'ın talebi üzerine başka bir çalışana videoları silmesi talimatı verdi. De Oliveira ayrıca gizli belgelerle ilgili bağlantısı olmadığını iddia ederek FBI'a yalan beyanda bulunmakla suçlandı. Savcılar, daha önce farklı suçlamaların yöneltildiği Trump'ın çalışanı Walt Nauta'nun de Oliveira ile birlikte komplo kurduğunu belirtti.
https://www.cnnturk.com/dunya/turk-balikci-teknesine-ates-acilmasina-disislerinden-kinama
Türk balıkçı teknesine ateş açılmasına Dışişleri'nden kınama Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tanju Bilgiç, Adana Karataş Limanı'ndan denize açılan "Mahmutcan-1" adlı Türk balıkçı teknesine uluslararası sularda seyrederken, Suriye rejimi güvenlik güçlerine ait 2 gemi tarafından ateş açılmasını ve bu şekilde 2 balıkçının hafif yaralanmasını, teknede maddi zarara sebebiyet verilmesini kınadı. Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi; "Adana Karataş limanından denize açılan Mahmutcan-1 adlı Türk balıkçı teknesine uluslararası sularda seyrederken Suriye rejimi güvenlik güçlerine ait iki gemi tarafından dün (28 Mayıs) ateş açılmasını ve bu şekilde iki balıkçımızın hafif şekilde yaralanması ve teknede maddi zarara sebebiyet verilmesini kınıyoruz. Uluslararası sularda meydana gelen ve Samandağ Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturmasına konu olan bu müessif hadisenin takipçisi olacağımızı belirtmek isteriz."
https://www.cnnturk.com/dunya/turkiye-rusya-iran-ve-suriye-bakan-yardimcilari-kazakistanda-bir-araya-geldi
Türkiye, Rusya, İran ve Suriye bakan yardımcıları Kazakistan'da bir araya geldi Kazakistan'ın başkenti Astana'da Türkiye, Rusya, İran ve Suriye Dışişleri Bakan Yardımcıları, 20.'si düzenlenen Suriye'yi görüşmek üzere bir araya geldi. Kazakistan'ın başkenti Astana'da Türkiye, Rusya, İran ve Suriye Dışişleri Bakanlığı Yardımcıları düzeyinde 20.'si düzenlenen ve Suriye'nin geleceğinin ele alınacağı toplantı bugün başladı. Astana'da bir otelin konferans salonunda yapılan görüşmelere Türkiye'yi Dışişleri Bakan Yardımcısı Burak Akçapar, Rusya'yı Suriye Özel Temsilcisi Aleksandr Lavrentiev ve Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Mihail Bogdanov temsil ediyor. Görüşmelerde, Suriye'den Dışişleri Bakan Yardımcısı Ayman Susan yer alırken, İran'ı da Dışişleri Bakan'nın Siyasi İşler Danışmanı Ali Asgar Hacı temsil ediyor. Türkiye, Rusya, Suriye ve İran Dışişleri Bakan Yardımcıları düzeyinde dörtlü toplantının yapılacağı görüşmelerde ana oturumunun yarın yapılması planlanıyor. Astana görüşmeleri, Suriye krizinin çözümüne destek amaçlı 2017'de başlatılmıştı.
https://www.cnnturk.com/dunya/turkiye-rusya-iran-ve-suriye-bakan-yardimcilari-kazakistanda-gorusecek
Türkiye, Rusya, İran ve Suriye bakan yardımcıları Kazakistan'da görüşecek Türkiye, Rusya, İran ve Suriye, 21 Haziran'da Kazakistan'ın başkenti Astana'da bakan yardımcıları düzeyinde bir araya gelecek. Türkiye, Rusya, İran ve Suriye, Kazakistan'ın başkenti Astana'da bir araya geliyor. Rus medyası, Dışişleri Bakan Yardımcıları düzeyinde gerçekleştirilecek toplantının 21 Haziran Çarşamba günü yapılacağını duyurdu. Toplantıda, 12 yıldır yaşanan iç savaşın ardından Suriye'nin geleceği masaya yatırılacak. Türkiye, Rusya, İran ve Suriye Dışişleri Bakanları, 10 Mayıs'ta Rusya'nın başkenti Moskova'da bir araya gelmiş, toplantıda Rusya, toplantıya katılan ülkelerin bakan yardımcılarının Suriye ve Türkiye arasındaki ilişkileri ilerletmek için bir yol haritası belirlemekle görevlendirileceğini açıklamıştı.
https://www.cnnturk.com/dunya/ukrayna-cumhurbaskani-zelenskiden-erdogana-tesekkur
Ukrayna Cumhurbaşkanı Zelenski'den Erdoğan'a teşekkür Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenski, dün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinin ardından yaptığı açıklamada, 'Ukrayna'nın bölgesel bütünlüğüne ve egemenliğine verdiği destekten' ötürü Cumhurbaşkanı Erdoğan'a teşekkür etti. Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenski, Rusya-Ukrayna savaşındaki son gelişmeleri ele almak üzere Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile dün telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmeye dair yazılı açıklama yayınlayan Ukrayna Devlet Başkanlığı Ofisi, "Devlet Başkanı, Türkiye Cumhurbaşkanının New York'taki Birleşmiş Milletler 77. Genel Kurulu'nda yaptığı açılış konuşmasında Ukrayna'nın bölgesel bütünlüğüne ve egemenliğine verdiği sarsılmaz desteğinden ötürü Türkiye tarafına teşekkür etti. Vladimir Zelenski, Recep Tayyip Erdoğan'ın savaş esirlerinin takasındaki rolünden ötürü oldukça memnun" ifadelerini kullandı. Zelenski'nin ayrıca sahte referandumları tanımama kararından dolayı Ankara'ya da teşekkür ettiğini belirten Ukrayna Devlet Başkanlığı Ofisi, "Rusya'nın işgal altındaki Ukrayna topraklarında düzenlediği yasa dışı sahte referandumların amacı, yeni Ukrayna topraklarını ilhak etmektir. Dünya, Rusya'nın eylemlerine mümkün olan en sert tepkiyi vermelidir" açıklamasında bulundu. Görüşmede ayrıca, Türkiye'nin tahıl ihracatındaki anahtar rolünden de bahsedilirken, 5.4 milyon ton tarım ürünü taşıyan 235 geminin Asya, Avrupa ve Afrika'ya ulaşmak üzere Ukrayna limanlarından ayrıldığı açıklandı. İki lider, Zaporijya Nükleer Santrali'ndeki son duruma ilişkin bilgi alışverişinde bulunurken, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın nükleer tehdide karşı uluslararası çabalara katkıda bulunmaya hazır olduğunu ifade ettiği aktarıldı. Öte yandan, liderler yakın zamanda yapılacak ikili temasları da görüşmede ele aldı.
https://www.cnnturk.com/dunya/ukrayna-kara-kuvvetleri-komutani-duyurdu-kritik-bolge-ruslardan-temizlendi
Ukrayna Kara Kuvvetleri Komutanı duyurdu: Kritik bölge Ruslardan temizlendi Ukrayna Kara Kuvvetleri Komutanı Oleksandr Syrsky, Bakhmut şehrinin güneyinde stratejik açıdan önemli bir kasaba olan Klishchiivka'nın Ruslardan geri alındığını duyurdu. Rusya-Ukrayna savaşında Bakhmut cephesinde çatışmalar devam ediyor. Ukrayna Kara Kuvvetleri Komutanı Oleksandr Syrsky yaptığı açıklamada, Bakhmut şehrinin güneyinde stratejik açıdan önemli bir kasaba olan Klishchiivka'nın Ruslardan geri alındığını duyurarak, "Klishchiivka Ruslardan temizlendi" dedi. Ukrayna Devlet Başkanlığı Ofisi Başkanı Andriy Yermak ise yaptığı açıklamada, "Klishchiivka Ukrayna'dır" ifadelerini kullanarak, Ukrayna topraklarını işgalden kurtaran askerlere minnettar olduğunu belirtti. Ukrayna, geçtiğimiz cuma günü de Bakhmut şehrinin güneyinde yer alan Andriivka köyünün Rus işgalinden kurtarıldığını duyurmuş, Rusya ise Ukrayna'yı yalanlamıştı. Kanlı çatışmaların yaşandığı stratejik öneme sahip Bakhmut, geçtiğimiz mayıs ayında Rus kuvvetleri tarafından ele geçirilmişti.
https://www.cnnturk.com/dunya/ukrayna-olduruldugunu-iddia-etmisti-rus-komutan-toplantida-goruntulendi
Ukrayna öldürüldüğünü iddia etmişti! Rus komutan toplantıda görüntülendi Ukrayna'nın Rusya'nın Karadeniz Filosu'na ait karargaha düzenlediği saldırıda öldürdüğünü iddia ettiği Filo Komutanı Viktor Sokolov, Rusya Savunma Bakanlığı toplantısında görüntülendi. Ukrayna'nın dün öldürdüğünü iddia ettiği komutan, Rusya Savunma Bakanlığı toplantısında görüntülendi. Ukrayna'nın geçtiğimiz hafta cuma günü Sivastopol şehrindeki Rusya'nın Karadeniz Filosu'na ait karargaha düzenlediği füze saldırısında öldürdüğünü iddia ettiği Rusya'nın Karadeniz Filosu Komutanı Viktor Sokolov, Rusya Savunma Bakanlığı toplantısına çevrimiçi olarak katıldı. Rusya Savunma Bakanlığı tarafından paylaşılan görüntülerde, Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu başkanlığında düzenlenen toplantıda Sokolov'un da yer aldığı ve sağlıklı olduğu görüldü. Ukrayna özel kuvvetleri ise yayınlanan görüntülere yanıt olarak, Rusya'nın Sokolov'un hayatta olduğu iddiasıyla söz konusu görüntüleri yayınlamak zorunda kaldığını belirterek, ilgili birimlerin Sokolov hakkındaki iddiaları araştırdığını belirtti. Toplantının görüntüleri bugün paylaşılsa da tam olarak ne zaman düzenlendiğine dair net bir bilgi bulunmuyor.
https://www.cnnturk.com/dunya/ukraynada-vurulan-nukleer-santral-icin-turk-bilim-insani-uyardi
Ukrayna'da vurulan nükleer santral için Türk bilim insanı uyardı Tüm dünya Rusya'nın nükleer kartı masaya sürmesi ile birlikte dehşete düşmüşken, Rus ordusunun Zaporijya Nükleer Santrali'ne yönelik saldırısı nükleer yok oluş endişelerini tekrar diriltti ve Çernobil faciasını akıllara getirdi. Milliyet'ten Oğuzcan Atış ve Fazilet Şenol olası bir nükleer savaş konusunda uzmanların görüşlerini aktardı. Rusya'nın Ukrayna topraklarına saldırısını tüm dünya diken üstünde takip ediyor. Çatışmaların nasıl son bulacağı henüz bilinmezliğini korurken Zaporijya Nükleer Santrali'nde yaşanan çatışmalar insanlığı tekrar merkezinde nükleer felaket bulunan senaryolara itti. Rusya Devler Başkanı Vladimir Putin'in yaptırımlara karşılık olarak Savunma Bakanlığı'na Rus nükleer caydırıcı güçlerini özel savaş görevi durumuna geçirmesine yönelik verdiği emir nükleer savaş ihtimalini tekrar gündeme getirdi. Zaporijya nükleer santralinde yaşanan çatışmalar tüm dünya tarafından korkuyla takip edildi. Avrupanın en büyük santrali olarak kabul edilen tesiste yaşanacak bir patlamanın Çernobil faciasını geride bırakacak kadar büyük bir felakete sebep olmasından endişe ediliyor. Daha önce Zaporijya Nükleer Santrali'nde incelemeler yapmış olan Ankara Üniversitesi Nükleer Bilimler Enstitüsü eski müdürü, emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Niyazi Meriç, çatışmaların eğitim amaçlı kullanılan yapılara yakın olduğunu belirtti ve "Eğitim binası ve reaktörler arasında uzak kabul edilebilecek bir mesafe var yani her türlü ihtimal düşünülerek inşa edilmiş bir yapıdan bahsediyoruz. Fakat santralin atıkları dışarıda depolanıyor. Eğer atıkların olduğu alanda bir patlama yaşandıysa bu risk oluşturabilir" dedi. Avrupa'nın en büyük nükleer güç santrali olarak bilinen tesiste yaşanacak olası bir kaza sonucunda Rusya'nın da büyük zararlar göreceğini belirten Meriç "Bu tarz bir savaş ortamında santralin çalışmasını durdurmak olası bir kazanın önüne geçilmesini sağlar. Rusya'nın bilinçli olarak santral içindeki reaktörleri vuracağını düşünmüyorum. Böyle bir durumda elbette tüm dünya etkilenir fakat Rusya daha çok etkilenir. Bu intihar olur" dedi. Dünyada 450 aktif nükleer santral olduğunu belirten Meriç "Bu santrallerin 6 tanesi Ukrayna'da bulunuyor ve hepsi oldukça önemli. Zaporijya'da yaşananların Çernobil ile kıyaslanması şu an doğru değil. Çünkü Çernobil kapatılmış bir tesis. Burası aktif olarak çalışıyor ve şu an için bir problem yok. Tüm dünya şu an için rahatlayabilir" ifadelerini kullandı. Savunma Analisti Hakan Kılıç ise, "Rus güçleri burada santrali imha etmek gibi bir çaba içinde olamaz. Bu durumda Rusya da büyük zarar görür. Asıl amaç santrali ele geçirmek ve Ukrayna üzerinde baskı oluşturabilmek" ifadelerini kullandı. Rusya Devlet Başkanı Putin, geçtiğimiz günlerde "Ukrayna'nın nükleer silah geliştirme planı kabul edilemez. Ukrayna'nın nükleer silah sahibi olması Rusya için tehdit olur. Eğer isterlerse böyle bir şey yapabileceklerini biliyoruz. Sovyetler Birliği tecrübeleri var" şeklinde bir açıklama yaparak Rusya'nın bunu engelleme amacıyla Ukrayna'ya müdahale ettiğini belirtti. Bu açıklamanın ardından Ukrayna'nın böyle bir kapasiteye sahip olup olmadığı yönünde akıllarda soru işaretleri oluştu. Savunma analisti Hakan Kılıç, Rusya'nın bu iddiasının işgale gerekçe oluşturmaktan başka bir geçerliliği olmadığını belirtti. Kılıç "Türkiye dahil 3 ülkedeki reaktör inşaatı ile birlikte toplam 35 ülke var. Yani şu an 32 ülkede barışçıl amaçlarla işletilen nükleer santraller bulunuyor. 9 ülkede ise nükleer silah bulunuyor. Nükleer santral sahibi olmak sizin nükleer silah üretebileceğiniz anlamına gelmiyor. Rusya'nın bu iddiası ABD'nin 2'nci Körfez Savaşı'nda Irak'ı işgal etmek için kullandığı kimyasal silah argümanı ile aynı. Yani savaşa mazeret üretme çabası" dedi. 1994 yılında gerçekleştirilen Budapeşte Memorandumu'na dikkat çeken Hakan Kılıç, Ukrayna'nın bu anlaşma ile birlikte tüm nükleer cephaneliğini imha edilmek üzere Rusya'ya teslim ettiğini ve nükleer silahlardan arınmış ülke statüsüne geçtiğini söyledi. Kılıç "SSCB dağıldıktan sonra Ukrayna 5 bin nükleer savaş başlığına sahip oldu ve bu sayede bir anda dünyanın en büyük üçüncü nükleer gücü oldu. Daha sonra yapılan anlaşmalarla bu silahlar imha edilmesi için Rusya'ya teslim edildi ve Ukrayna nükleer silah sahibi olmayan ülke pozisyonuna geri döndü" dedi. Ukrayna'nın Uluslararası Atom Enerjisi denetimine tabi olduğunu belirten Kılıç, "Ukrayna'nın sahip olduğu nükleer tesisler Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu tarafından denetleniyor. Eğer nükleer silah geliştirme çabaları olsaydı bu denetimlerde bu amaç ortaya çıkardı. Bu kurum hassas çalışan bir kurum mesela İran örneğine bakalım. İran nükleer tesislerinin denetlenmesini kısıtladığında veya bu denetimlerde uranyum zenginleştirdiği ortaya çıktığında ambargoya maruz kalıyor. Yani Ukrayna'nın böyle bir amacı olsa Rusya'dan önce buna ilk önce Batı dünyası karşı çıkardı. ABD, İngiltere, Fransa gibi ülkeler artık kimsenin nükleer silaha sahip olmasını istemiyor. Daha önce boş bıraktılar Pakistan ve Kuzey Kore nükleer silah yaptı. Bu sebeple bu konuda oldukça sıkı hareket ediyorlar" ifadelerini kullandı. Nükleer silahların ateşlendikten kısa süre sonra tespit edilebileceğini belirten Hakan Kılıç "ABD dünya üzerinde ateşlenecek bir balistik füzeyi kısa sürede tespit edecek sistemlere sahip. Türkiye'de dahil olmak üzere birçok ülkede kurulmuş olan erken uyarı radarları var. İran tarafından ateşlenecek bir füze en fazla 2 dakika sonra Malatya'da bulunan erken uyarı radarına yakalanır. Yani ABD kendine yapılacak bir nükleer saldırıyı 3 ila 5 dakika içinde tespit edebilir. Rusya'nın ABD'ye fırlattığı kıtalararası bir balistik füze en fazla 20-25 dakika içinde hedefine ulaşır. Yani bu şu demektir: Rusya, ABD'ye ani bir füze saldırısı yaptığında füzeleri daha hedefine ulaşmadan Amerikan füzeleri de ateşlenmiş olacaktır. Yani bu savaşın bir kazananı yok" şeklinde konuştu. Nükleer savaşın kazananı olmayacağının altını çizen Hakan Kılıç, tarihin ilk atom bombası geliştirme programının başındaki Fizikçi Robert Oppenheimer'ın bir sözüyle durumu özetledi: "Şişedeki iki akrebe benziyor olabiliriz. Her biri diğerini öldürecek güçte olabilir ama bunu ancak kendi hayatı pahasına başarabilir". Nükleer savaş ihtimalinin her geçen gün arttığını belirten Hakan Kılıç "20-30 yıl sonra nükleer savaş yaşanması ihtimali bence çok yüksek. Yeniden başlayacak bir nükleer silahlanma yarışı bir kazaya sebebiyet verebilir ve dünyayı ateşe sürükleyebilir. Günümüzde hangi ülkenin ne kadar nükleer başlığa sahip olduğu konusunda resmi veriler var fakat bunların doğruluğu zaman zaman şaibeli olabiliyor. Kuzey Kore'nin 200'e yakın, İsrail'in 300'e yakın nükleer başlığa sahip olduğu düşünülüyor. Pakistan'ın da tahmin edilenden daha fazla başlığa sahip olduğu düşünülüyor. Resmi veriler daha çok büyük devletler için doğruluk değeri taşıyor. Çin'in sahip olduğu cephanelikte resmi veriler ile uyumluydu fakat Çin şu an yeni bir silahlanma programı başlattı. Muhtemelen yakında Çin'in daha fazla nükleer başlığı olacak" yorumunu yaptı. ABD ve müttefiklerinin sahip olduğu anti balistik füze savunma sistemlerinin Rusya ve Çin'de karşılığı bulunmadığını belirten Kılıç, bu durumun tehdit algısı ile ilgili olduğunu söyledi. Kılıç "Rusya ve Çin hiçbir zaman Kuzey Kore, İran gibi ülkelerden balistik füze tehdidi algılamadı. Dünyada bunu yapabilecek bir ülke yok. Ancak İsrail sürekli olarak Hizbullah ve İran tarafından tehdit altında. ABD'nin Orta Doğu çıkarları İsrail ve diğer müttefiklerini korumak olduğu için bir balistik füze yapmak zorunda" şeklinde konuştu. Hakan Kılıç, Rusya ve Çin'in nükleer caydırıcılık konusunda ellerindeki nükleer başlıkları kullandığını belirtti. MEF Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Kibaroğlu da ilk etapta nükleer tehdidin kapsamının belirlenmesi gerektiğinin altını çizdi. Prof. Dr. Kibaroğlu, "Rusya'nın Ukrayna içinde belli hedeflere yönelik sınırlı sayıda ve düşük kilotonajlı nükleer silah kullanması mı kast ediliyor yoksa Ukrayna'da çatışmaların tırmanarak NATO'nun da dahil olacağı düşünülen bir savaş ortamından, Rusya ile ABD'nin karşılıklı olarak nükleer silahların kullanmaları olasılığı mı kast ediliyor? İlk önce bunu belirlemek gerekiyor" dedi. Prof. Dr. Mustafa Kibaroğlu sözlerine, "Eğer burada ikinci senaryodan söz ediliyorsa bu olasılığın son derece düşük olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü her iki taraf da elinde binlerce nükleer silah bulundurma yeteneğine sahip. Bu silahları çok iyi ortamlarda en güçlü saldırılara karşı koruma yetenekleri de var. Dolayısıyla böylesi bir nükleer savaşın kazananı olmayacağı bilinciyle tarafların ilk saldırıyı yapmaktan vazgeçmeleri beklenir" diye devam etti ve NATO ile Rusya arasında yaşanabilecek olası bir nükleer savaş ihtimalinin düşük olduğunu düşündüğünü de belirtti. Kibaroğlu, Rusya'nın Ukrayna topraklarına gerçekleştireceği kısıtlı bir nükleer saldırı senaryosu hakkında, "Rusya Devlet Başkanı Putin'in ve Dışişleri Bakanı Lavrov'un son günlerdeki açıklamalarından sonra Rusya'nın Ukrayna'ya diz çökermek ve kayıtsız şartsız teslim olmasını sağlamak için bir veya birkaç hedefe yönelik olarak nükleer silahlarla saldırı düzenlemesi olasılığını tümüyle yok saymak, maalesef artık mümkün değildir. Umarım hiçbir zaman bu aşamaya gelmeden soruna diplomasi yoluyla çözüm bulunabilir" şeklinde konuştu. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov'dan art arda gelen nükleer açıklamaların ardından birçok kişinin aklına 1962 yılında yaşanan ve Küba füze krizi olarak bilinen nükleer kriz geldi. 13 gün süren Küba Füze Krizi insanlığın nükleer savaşa en yakın olduğu anlardan biri olarak biliniyor. Prof. Dr. Mustafa Kibaroğlu şu an yaşananların Küba Füze Krizi döneminde yaşananlarla karşılaştırılmasının isabetli olmadığını ifade etti. Kibaroğlu, "Küba krizinde iki süper güç doğrudan karşı karşıya geldiler. Ukrayna'da ise ABD ile Rusya arasında askeri boyuta bir çatışma olasılığı bulunmuyor" şeklinde konuştu. Küba krizi öncesinde ABD ve SSCB arasında askeri konularda kapsamlı ve derinlemesine müzakere yapma deneyimi olmadığını vurgulayan Kibaroğlu, "Günümüzde ABD ve Rusya Ukrayna'da yaşananlar sebebiyle birbirlerine karşı sert bir tutum takınıyor olsa da soğuk savaş döneminden bu yana silahsızlanma ve silahların kontrolü konularında uzun müzakerelerde bulunmuş, çok sayıda antlaşmalar imzalamış ve birbirlerini yakından tanıma fırsatı bulmuş iki ülke olarak karşımıza çıkıyorlar. Bu sebeple aralarında muhakkak hayati düzeyde önemli iletişimi sağlayacak kanallar mevcuttur ve kullanılıyor olabilir" dedi ve olası bir nükleer yıkım yaşanmasının önüne geçmek adına tarafların geçmişten ders çıkardığını söyledi. Nükleer silahların ateşlendikten sonra hedefe ulaşması için geçen sürenin hedefin uzaklığına bağlı olduğunu belirten Kibaroğlu, "Soğuk Savaş döneminde ABD ile SSCB arasında bir nükleer savaş olması durumunda kıtalararası balistik füzelerin karşılıklı olarak hedeflerine varış sürelerinin ortalama 20 dakika civarında olduğu hesaplanmaktaydı. Başka bir coğrafyada benzer sorunlu ilişki içinde olan Hindistan ile Pakistan arasında çıkması muhtemel bir nükleer savaş senaryosunda ise, birbirlerine komşu ülkeler olmaları sebebiyle reaksiyon süresinin en fazla birkaç dakika olduğu öngörülüyor" şeklinde konuştu ve reaksiyon süresinde mesafenin önemli etkenlerden biri olduğunu belirtti. Nükleer başlığa sahip füzelerin tespit edilmesinin mümkün olduğunu dile getiren Prof. Dr. Mustafa Kibaroğlu, bu yöntemleri, "Ateşleme öncesinde yapılan hazırlıklar uydularla görüntülenebilir. Ayrıca elektronik haberleşme ve sinyal istihbaratı da bu platformları tespit etmek için kullanılabilir. Ateşlenme aşamasında açığa çıkan yüksek ısı da bu durumun derhal tespit edilmesine sebep olur" şeklinde sıraladı. Günümüzde Rusya'nın 6 bin 300, ABD'nin 5 bin 500, Çin'in 400, Fransa'nın 300, Birleşik Krallık'ın 225, Hindistan ve Pakistan'ın 160, İsrail'in 100, Kuzey Kore'nin 30 kadar nükleer başlığa sahip olduğu tahmin edildiğini belirten Prof. Dr. Mustafa Kibaroğlu, bazı ülkelerin nükleer cephanelikleri konusunda hala net bilgiler bulunmadığını belirtti.
https://www.cnnturk.com/dunya/ukraynali-askerler-ingilterede-sokak-catismasi-egitimi-aldilar
Ukraynalı askerler İngiltere'de sokak çatışması eğitimi aldılar Interflex Operasyonu kapsamında İngiltere'de eğitim gören Ukraynalı askerlerin, şehir çatışmalarında yapılacaklar konusunda İngiliz askerlerinden aldığı eğitimin görüntüleri paylaşıldı. Ukrayna Silahlı kuvvetleri Genelkurmay Başkanlığı sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "INTERFLEX Operasyonundan, İngilizlerin Ukraynalı savaşçılara bir kentsel alanda savaşmayı nasıl öğrettiklerini anlatan heyecan verici bir video" ifadelerine yer verildi. Görüntüde, İngiliz askerlerin Ukraynalılara şehir çatışmalarında yapılacaklar konusunda eğitim verdiği görüldü. 'Operation INTERFLEX' Birleşik Krallık öncülüğünde başlatılan Ukraynalı askerlere yönelik bir eğitim programı. Program, Rusya'nın 24 Şubat 2022'de Ukrayna'nı işgal etmesinden birkaç ay sonra başlatıldı. Program kapsamında 2024'e kadar toplamda 30 bin Ukraynalı askere eğitim verilmesi planlanıyor. Interflex Operasyonu'nda Yeni Zelanda, Avustralya, Kanada, Norveç, Danimarka, Finlandiya, İsveç, Hollanda ve Litvanya olmak üzere 9 partner ülke de yer alıyor.
https://www.cnnturk.com/dunya/ukraynaya-300-km-menzilli-fuze
Ukrayna'ya 300 km menzilli füze Ukrayna'nın karşı taarruzda ilerleme sağlaması, ABD'yi ATACMS füzelerini bu ülkeye verme konusunda cesaretlendirmişe benziyor. 300 km'lik füzeler sahada ciddi fark yaratabilir. Rusya'nın Ukrayna'ya karşı başlattığı savaş devam ederken, cephedeki durumu etkileyebilecek gelişmeler yaşanıyor. ABD'nin askeri yardımları devam ederken, Amerikan basınında bu yardımlarla ilgili dikkat çekici bir haber yer aldı. The Washington Post gazetesi, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski'nin Washington'a yaptığı ziyaret sonrası Joe Biden yönetiminin Ukrayna'ya uzun zamandır çekimser yaklaştığı uzun menzilli füzeler olan ATACMS sağlama yolunda adımlar attığını yazdı. Çıkan haberlere göre ABD Başkanı Joe Biden, Ukrayna'nın Rusya'ya karşı saldırılarında yardımcı olmak üzere bu ülkeye ileri teknoloji uzun menzilli bu füzeleri vermeyi planlıyor. Washington daha önce 300 kilometre menzilli ATACMS sağlama konusunda, füzelerin menzillerinin Rusya'ya kadar ulaşabilmesi endişeleri nedeniyle isteksizdi. Kiev bu füzelerle cephe hattı gerisindeki Rusya topraklarını da hedef alabilecek. Amerikan Abrams tankları da gelecek hafta Ukrayna'ya teslim edilecek. ABD yönetimindeki bu fikir değişiminin, Ukrayna'nın Haziran ayında başlattığı karşı taarruzun, Rusya'nın Ukrayna'nın güneydoğusundaki savunmasına karşı ilerleme sağlamasıyla bağlantılı olabilir. Nitekim haber, Ukrayna'nın Kırım'daki Rus donanma üssünü vurmasının ardından geldi. Büyük ses getiren bu saldırıda, Ukrayna ordusunun İngiltere ve Fransa tarafından tedarik edilen 240 km menzilli Storm Shadow füzelerini kullandığı ifade ediliyor. Öte yandan dikkat çeken saldırıda çok sayıda yüksek rütbeli askerin öldürüldüğü de iddia edildi. Ukrayna Özel Kuvvetleri tarafından yapılan açıklamada, Sivastopol'deki Rus üssüne yönelik saldırıda düzinelerce yüksek rütbeli askeri öldüğü ya da yaralandığı öne sürüldü. Rusya sadece bir askerin kayıp olduğunu açıklamıştı. Ukrayna ordusu cephede de ilerleme olduğunu açıkladı. CNN International'a konuşan Ukraynalı General Oleksandr Tarnavsky, güney cephesinde Rusya'nın savunma hattının delindiğini duyurdu. Verbove kasabası civarında savunma hattının yarıldığı ve Ukrayna'nın buradan ilerlediği ifade ediliyor. Tarnavsky, daha geniş çapta bir ilerlemenin de yakın olduğunu ifade etti. Ukrayna ile son dönemde arası açılan Polonya'dan yeni bir açıklama geldi. Seçim dönemine giren ülkede Başbakan Mateusz Morawiecki bir seçim mitinginde "Başkan Zelenski'ye BM'de yaptığı konuşmada olduğu gibi bir daha asla Polonyalılara hakaret etmemesini söylemek istiyorum" ifadelerini kullandı. Polonya'da Ukrayna konusu iç seçim malzemesi olarak kullanılmaya başlandığı için siyasilerin son dönemde bu şekildeki açıklamalara başvurmaları dikkat çekiyor.
https://www.cnnturk.com/dunya/ve-kim-ilk-adimi-atti-kuzey-koreden-rusya-hamlesi
Ve Kim ilk adımı attı: Kuzey Kore'den Rusya hamlesi! Ukrayna'daki savaş son sürat devam ederken ABD'den gündeme adeta bomba gibi düşen bir haber geldi. ABD'nin tehdit gibi açıklamalarına rağmen Kuzey Kore beklenen adımı attı. Rusya Devlet Başkanı Putin'in emri ile geçtiğimiz yılın Şubat ayında başlayan savaş, Moskova'nın planladığı gibi gitmiyor. 18 ayı geride bırakan savaşta roller değişmiş gibi görünüyor. Bir süredir Ukrayna taarruzuna karşı savunma pozisyonunda olan Rusya gözünü Kuzey Kore'ye çevirmiş durumda. Kuzey Kore lideri Kim Jong-un ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in geçen ay Vladivostok'da gerçekleştirdiği zirvenin yankıları sürerken ABD basını, dünyanın gündemine adeta bomba gibi düşen bir haber yayınladı. Ülke basını, ABD'nin tehdit gibi açıklamalarına rağmen Kuzey Kore'ni Rusya adımını attığını duyurdu. ABD'li CBS News, bir hükümet yetkilisine dayandırarak verdiği haberinde Kuzey Kore'nin Rusya'ya ağır silah göndermeye başladığını iddia etti. ABD'li yetkiliye dayandırılarak yapılan haberde transferin yeni ve uzun vadeli bir tedarik zincirinin parçası mı yoksa daha sınırlı bir sevkiyat mı olduğunun bilinmediği ifade edilirken, Kuzey Kore'nin gönderilen mühimmat karşılığında Rusya'dan ne aldığının da henüz netlik kazanmadığı belirtildi. Bu hamlenin düzenli olarak Batı'dan silah yardımı alan Ukrayna'yı zor durumda bırakabileceği belirtiliyor. ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan savaşta Rusya'nın egemen bir ulusa saldıran taraf olduğunu hatırlattı ve şu ifadeleri kullanmıştı; 'Kışa girerken tahıl silolarına ve büyük şehirlerin ısıtma altyapılarına saldırmak, modern egemen bir ulusa ait toprakları fethetmeye çalışmak için savaş alanında kullanılmak üzere Rusya'ya silah sağlamak Kuzey Kore'ye pek iyi yansımayacak. Uluslararası toplumda bunun bedelini ödeyecekler.' Silah pazarlığı iddialarının ortasında geçen ay Rusya'yı ziyaret eden Kim ise Putin ile ikili ve heyetler arası görüşmeler gerçekleştirmişti. Liderler stratejik iş birliğini geliştirme konusunda mutabık kalırken, ikilinin Moskova'nın Pyongyang'a uydu ve nükleer denizaltı göndermesi karşılığında Kim'in Rusya'ya top mermileri ve tanksavar füzeleri sağlama planını ele aldığı iddia edilmişti. Putin, iki liderin dört yıl aradan sonra ilk kez yüz yüze yaptıkları zirvenin ardından Kim Jong Un'un Kuzey Kore'yi ziyaret etme davetini kabul etti.
https://www.cnnturk.com/dunya/wagner-isyaninin-ardindan-zelenskiden-rusya-mesaji
Wagner isyanının ardından Zelenski'den Rusya mesajı Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, ulusa sesleniş konuşmasında, Rusya'nın hiçbir şeyi kontrol etmediğinin görüldüğünü, yaşananların tam anlamıyla bir kaos olduğunu belirtti. Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski, Rusya'da Wagner grubunun isyanının ardından yaptığı ulusa sesleniş konuşmasında, "Bugün dünya Rusya'nın hiçbir şeyi kontrol etmediğini gördü. Hiçbir şeyi. Tam bir kaos. Herhangi bir öngörülebilirlik yok. Bunlar tamamen silahlarla dolu Rus topraklarında yaşanıyor. Dünya korkmamalı. Bizi neyin koruduğunu biliyoruz. Sadece birliğimiz. Ukrayna, Avrupa'yı herhangi bir Rus gücünden kesinlikle koruyabilecektir ve onlara kimin komuta ettiği önemli değildir. Biz koruyacağız" dedi. Konuşmasının diğer bölümüne Rusça devam eden Zelenski, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'i hedef aldı. Zelenski, "Rusça söyleyeceğim. Kremlin'deki adam belli ki çok korkuyor ve muhtemelen bir yerlerde saklanıyor, kendini göstermiyor. Artık Moskova'da olmadığından eminim. Bir yerleri arıyor ve bir şeyler soruyor. Neden korktuğunu biliyor çünkü bu tehdidi kendisi yarattı. Tüm kötülükler, tüm kayıplar, tüm nefret, bunları yayan kendisi" ifadelerini kullandı. Zelenski, Rus güçlerinin Ukrayna topraklarındaki varlığının Rusya'ya yıkım getireceğini belirterek, "Askerleriniz Ukrayna topraklarında ne kadar uzun süre kalırsa, Rusya'ya o kadar fazla yıkım getireceklerdir. Bu kişi Kremlin'de ne kadar uzun süre kalırsa, o kadar çok felaket yaşanacaktır" dedi.
https://www.cnnturk.com/dunya/washington-dcde-ucusa-yasak-bolgeyi-ihlal-eden-ucak-dustu
Washington DC'de uçuşa yasak bölgeyi ihlal eden uçak düştü ABD'nin başkenti Washington DC'de duyulan patlama sesinin uçuşa yasak bölgeyi ihlal eden Cessna Citation tipi küçük uçağı, takip için havalanan savaş uçaklarının yaptığı sonik patlama olduğu ve küçük uçağın dağlık araziye düştüğü açıklandı. ABD'nin başkenti Washington DC'de şiddetli patlama sesinin tatbikat sırasındaki bir uçuştan değil yasak bölgeyi ihlal eden Cessna Citation tipi küçük uçağı, takip için havalanan savaş uçaklarının yaptığı sonik patlamadan kaynaklandığı açıklandı. ABD'li yetkililer, küçük uçağın Virginia'da dağlık bir araziye düştüğünü ifade ederek, kazaya savaş uçaklarının neden olmadığını aktardı. Kazadaki ölü ve yaralı sayısına ilişkin henüz açıklama yapılmadı. ABD basınında yer alan haberlerde ise, küçük uçağın otopilotta olduğu ve yetkililerin pilotla temas kuramadığı iddia edildi. Washington DC İç Güvenlik ve Acil Durum Yönetimi tarafından yapılan açıklamada, "Başkent bölgesindeki topluluklardan bu öğleden sonra şiddetli bir patlama sesi geldiğine dair raporların farkındayız. Şu anda herhangi bir tehdit yok" denilmişti. Annapolis Acil Durum Yönetimi Ofisi tarafından yapılan açıklamada ise, Başkent bölgesinde duyulan şiddetli patlama sesinin Savunma Bakanlığı tarafından izin verilen bir uçuş kaynaklı olduğu ifade edilmiş, "Bu uçuş bir ses patlamasına neden oldu. Şu anda mevcut olan tüm bilgiler bu kadar" denilmişti.
https://www.cnnturk.com/dunya/washington-dcye-yilin-ilk-kari-dustu
Washington DC'ye yılın ilk karı düştü ABD'nin başkenti Washington DC'ye yılın ilk karı yağdı. Beyaz Saray dahil birçok federal kurum günlük basın toplantılarını iptal etti. ABD'nin başkenti Washington DC'ye yılın ilk karı yağdı. Ulusal Hava Durumu Servisi tarafından yapılan açıklamada, başkentte "yoğun kar yağışı"nın beklendiğini ve kar kalınlığının 17 santimetreyi bulabileceği yönünde uyarıda bulunulurken, hava sıcaklığının ise eksi 7'ye kadar düşebileceği aktarıldı. Servis, "kar fırtınası" uyarısında bulunurken, saatte 35 kilometreye varan rüzgar hızı beklendiğini ve tehlikeli koşullar nedeniyle seyahatlerin zorlaşacağını belirtti. Beyaz Saray günlük basın toplantısını iptal etti Beyaz Saray tarafından yapılan açıklamada, başkentteki kar yağışı nedeniyle yapılması planlanan günlük basın toplantısının iptal edildiği duyuruldu. Günün erken saatlerinde ise, Kamu Yönetimi Ofisi, Washington DC'deki tüm federal ofislerin ve okulların kapatılacağını bildirerek, acil durum personellerin çalışmaya devam edeceğini aktardı. Beyaz Saray'ın ardından birçok federal kurumda günlük basın toplantılarını iptal ettiğini duyurdu. Çok sayıda uçuş iptal edildi FlightAware. com'a göre, Ronald Reagan Ulusal Havalimanı, Baltimore/Washington Thurgood Marshall Uluslararası Havalimanı ve Washington Dulles Uluslararası Havalimanı'nda uçuşların yarısından fazlasının ve New York'un üç büyük havaalanındaki uçuşların da dörtte birinin ertelendiği veya iptal edildiği belirtildi. Doğu kıyısında 725 binden fazla kişi elektriksiz kaldı PowerOutage. US'a göre, ABD'nin doğu kıyısını da etkisi altına alan olumsuz hava koşulları nedeniyle Kuzey Carolina'da 166 bin 857, Güney Carolina'da 75 bin 476, Georgia'da 85 bin 592, Virginia'da 344 bin 572 ve Maryland'de 53 bin 568 kişinin kar yağışı nedeniyle elektriksiz kaldığı belirtildi.
https://www.cnnturk.com/dunya/washingtonda-panige-yol-acan-ses-f-16lar-neden-havalandi
Washington'da paniğe yol açan ses: F-16'lar neden havalandı? ABD'nin başkenti Washington'da paniğe yol açan patlamanın nedeni belli oldu. F-16 jetinin ses sınırını aşıp sonik patlamaya neden olduğu bildirildi. F-16'ların havalanma nedeni ve olaydaki yeni detaylar ise dünyada ses getirdi. Amerika Birleşik Devletleri'nin başkenti Washington'da dün gizemli bir gelişme yaşandı. Eyalet ve çevresinde duyulan patlama sesi kafaları karıştırırken dünya basını da olayı hemen 'Wasghington'da patlama' başlığıyla manşete taşıdı. Twitter'da ise birçok kullanıcı patlama sonrası evlerinin sallandığı anları paylaşırken arka planda duyulan sese dikkat çekti. ABD Hava Kuvvetleri tarafından yapılan açıklamada ise söz konusu sesin bir patlama olmadığı, jet uçaklarından çıkan sonik patlamalar olduğu bildirildi. Savunma Bakanlığı tarafından yapılan ayrı bir açıklamada ise iki F-16 savaş uçağının radyo yayınlarına yanıt vermeyen özel bir uçağı takip için havalandığı açıklandı. Pilotla iletişim kurulamadı. Söz konusu özel uçak güneybatı Virginia'da yere çakıldı. ABD basınında küçük uçağı kullanan pilotun baygın olduğu iddiası yer aldı. Dağlık araziye düşen uçak için hemen arama kurtarma çalışmaları başlatıldı. Polise göre, kurtarma ekipleri, Shenandoah Vadisi'ne düşen uçağı bulmak için saatlerce yürüdü. Kaza alanında ise 4 kişinin cansız bedeni bulundu. Uçağın neden tepki vermediği veya neden düştüğü henüz net değil. İngiliz basınında çıkan haberlere göre uçağın oto pilotta uçtuğu bildirildi. Milliyet'te yer alan habere göre uçağın kayıtlı olduğu şirketin sahibi ise küçük uçakta kızı, torunu, dadısı ve pilot dahil olmak üzere 4 kişinin öldüğünü doğruladı. Facebook üzerinden açıklamalarda bulunan şahıs, uçağın basınç kaybından dolayı düşmüş olabileceğini öne sürdü ve pilotun baygın gözükmesinin nedenini buna bağladı. Acılı baba kızı ve torunun fotoğraflarını da paylaşıp 'Ailem gitti, kızım ve torunum' ifadesini kullandı.
https://www.cnnturk.com/dunya/washingtondan-kuzey-kore-ile-normallesme-aciklamasi-on-kosulsuz-gorusmeye-haziriz
Washington'dan Kuzey Kore ile normalleşme açıklaması: Ön koşulsuz görüşmeye hazırız Beyaz Saray Sözcüsü Karine Jean-Pierre, ABD'nin Kuzey Kore ile diplomatik ilişkileri tekrar kurmanın yolunu aradığını ve ön koşulsuz görüşmeye hazır olduklarını söyledi. Jean-Pierre, Başkan Joe Biden'ın uçağındaki gazetecilere Ohio seyahati esnasında açıklamalarda bulundu. Kuzey Kore'nin nükleer silah kullanımına ilişkin geçirdiği yasanın anımsatılması üzerine Jean-Pierre, "Diplomasinin peşinden gitmeyi sürdürüyoruz ve herhangi bir ön koşul olmadan görüşmeye hazırız." ifadesini kullandı. Jean-Pierre, Kuzey Kore'nin kendilerine herhangi bir geri dönüş yapmadığına dikkati çekerek, "ABD, müttefik ve ortaklarıyla Kuzey Kore'nin tehditleri konusunda yakın koordinasyon içinde olmayı sürdürecektir. Bu konuda bir değişiklik yok." dedi. Kuzey Kore Parlamentosu'nun kabul ettiği yasa, Kuzey Kore'nin "nükleer veya nükleer olmayan bir tehdit" ile karşı karşıya gelmesi durumunda orduya düşmanın komuta merkezlerine "otomatik" olarak nükleer saldırıları başlatma yetkisi veriyor. Bunun yanı sıra yasa ile ülkenin ve halkın bir "felaket krizi" yaşaması halinde nükleer silahları kullanılabileceği belirtiliyor.
https://www.cnnturk.com/dunya/yillar-sonra-gelen-kibris-itirafi-ingiliz-bakan-adini-koydu-ikiyuzluluk
Yıllar sonra gelen Kıbrıs itirafı... İngiliz bakan adını koydu: İkiyüzlülük Ankara - Atina hattında esen dostluk rüzgarının Kıbrıs'a nasıl yansıyacağı merakla bekleniyor. İki ülke ilişkilerinde yeni bir dönemin kapısını açarken Kıbrıs ile ilgili dikkat çeken bir itiraf geldi. Eski İngiltere Dışişleri Bakanı AB'nin hatasını kabul etti ve Rum tarafının izlediği politika için 'ikiyüzlülük' benzetmesi yaptı. Ege'deki yüksek tansiyon yerini dostluk rüzgarına bıraktı. Yıllardır inişli çıkışlı devam eden Türkiye-Yunanistan ilişkileri, Türkiye'nin yaşadığı büyük deprem felaketi ve Yunanistan'da yaşanan tren faciası sonrası karşılıklı uzatılan yardım eli ile daha ılımlı bir sürece girdi. Karşılıklı yardımlar sonrası Ankara - Atina arasındaki buzlar erimeye devam ederken şimdi gözler Kıbrıs'ta. Adada nasıl bir çözüme ulaşılacağı dünya gündemini meşgul etmeye devam ederken İngiltere'nin eski Dışişleri Bakanı Jack Straw'dan çok konuşulacak bir itiraf geldi. Eski İngiliz bakan 'Kıbrıs'ın AB'ye katılmasına asla izin vermemeliydik' başlıklı bir yazı kaleme aldı. Politico'da yayınlanan yazıda Rum kesiminin imza attığı skandallar hatırlatıldı. 'Daha geçen yıl, araştırmacı gazeteciler, Kıbrıs Yatırım Programı aracılığıyla yabancı vatandaşlara Kıbrıs pasaportu sağlamaya yönelik kapsamlı bir komployu ortaya çıkardığında, ülkenin siyasi sınıfları olağanüstü bir skandalla sarsıldı' denilen yazıda suçlananlar arasında Kıbrıs Parlamentosu'nun eski bir başkanının da olduğu vurgulandı. Rum kesiminin Rusya ile olan bağlarına dikkat çeken Straw, 'Rusya ile Kıbrıs Rum Cumhuriyeti arasındaki yakın ilişki uzun süredir devam ediyor, oldukça yaygın ve pek çok kişi bunun oldukça sağlıksız olduğuna inanıyor' dedi. Yolsuzluk kapsamında sabıka kaydı olduğu için vatandaşlığa geçemeyecek binlerce kişinin onaylandığını yazan Straw, bu kişilerin çoğunun Rus vatandaşı olduğunu hatırlattı. Adanın 1974'teki Barış harekatı sonrası iki bölgeye ayrıldığını belirten eski bakan, 'O dönemde Yunanistan'ı neo faşist albaylar yönetiyor ve Kıbrıs'ın anakarayla birliği anlamına gelen bir enosis politikası izliyorlardı. 1960 yılında Birleşik Krallık'tan bağımsızlık konusunda kabul edilen iki toplumlu, iki meclisli anayasa bozulmuştu; korkunç toplumsal şiddet vardı; ve pek çok Kıbrıslı Türk hayatlarından korkuyordu' dedi. 2004'teki referanduma Kıbrıslı Türklerin 'evet' oyu verdiğini, Rumlar ise daha büyük bir farkla aleyhte oy kullandığını hatırlatan Straw 'Bu sürece tanık olan çoğumuz, Kıbrıslı Rum müzakerecilerin ciddi bir ikiyüzlülük yaptığına inanıyorduk' dedi. 'Geriye dönüp baktığımızda, bu aşamada Kıbrıs'ın katılımını askıya alabilirdik ve almalıydık' diyen eski bakan 'AB'ye yalnızca birleşik bir adanın katılmasına izin verileceğini her iki tarafa da açıkça göstermeliydik' diyerek izledikleri politikanın yanlış olduğunu yıllar sonra itiraf etti. Bunu 'AB'nin başarısızlığı' olarak nitelendiren Straw, 'Bu AB'nin donmuş bir çatışmaya bizzat başkanlık ettiği anlamına geliyor ve bunu yaparak Kıbrıslı Rumlar üzerindeki tüm ciddi nüfuzunu kaybetmiş oldu' dedi. 'Bana göre bu çıkmazdan kurtulmanın tek yolu var' diyen eski bakan yazısında şu ifadelere yer verdi; 'Birleşik bir ada için yeni bir anayasa müzakerelerinin bir kez daha başarısızlıkla sonuçlanması halinde, uluslararası toplumun kendisini iki devletli çözüme adaması gerekiyor.' 'Elbette İngiltere'nin Kıbrıs'ta iki devletli çözümü tek başına etkilemesi mümkün değil' diyen Straw Londra'nın izlemesi gereken politikayı da açıkladı. Eski bakan 'İngiltere'nin yapabileceği Kıbrıs üzerindeki büyüyü bozmak, iki devletli çözümü masaya koymak ve diğer ortakları bu anlaşmazlığı çözmenin en iyi yolunun bu olduğuna ikna etmeye çalışmaktır' dedi. Ankara, Türkiye - AB ilişkileri için kritik öneme sahip bir zirveye ev sahipliği yaptı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, AB'nin Genişlemeden Sorumlu Komiseri Oliver Varhelyi ile Ankara'da bir araya geldi. Ankara'daki zirve dünya basınında geniş yer buldu. ABC News 'Türkiye, AB'den üyelik hedefini ilerletmek için cesur adımlar atmasını isterken, AB reform çağrısında bulunuyor' başlığı ile okurlarının karşısına çıktı. Haberde 'Türkiye'nin Dışişleri Bakanı ülkesinin Avrupa Birliği'ne katılma kararlılığını yineledi ve 27 üyeli bloğa hedefini ilerletmek için cesur adımlar atması çağrısında bulundu' denildi. 'AB ve Türkiye gümrük birliği tartışmalarını yeniden başlatmayı hedefliyor' başlığını atan Polonya merkezli TVP, Türkiye'nin 24 yıldır üyelik için adaylığını sürdürdüğünü hatırlattığı haberinde şu ifadelere yer verdi; 'Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Avrupa Birliği ve Türk yetkililerin gümrük birliği anlaşmasını modernize etme konulu görüşmeleri yeniden canlandırmaya hazır olduklarını açıkladı.' Varhely'nin konuşmasını olumlu bir notla bitirdiğinin altını çizen Polonya televizyonu 'Türkiye'nin AB katılım sürecini ilerletme yönündeki son çabalarını takdir etti. Ancak gelecekteki ilerleme için "olumlu bir gündemin" önemini vurguladı' dedi. İngiliz Independent gazetesi ise 'Türkiye'nin üst düzey diplomatı Çarşamba günü ülkesinin Avrupa Birliği'ne katılma kararlılığını doğruladı ve 27 üyeli bloğu hedefini ilerletmek için cesur adımlar atmaya çağırdı' dedi. Uluslararası Haber ajansı AP haberinde Fidan'ın AB çağrısına yer verdi ve 'Avrupa ve Asya'yı birbirine bağlayan ülke, 1999'da AB'ye aday oldu ve 2005'te üyelik müzakerelerine başladı' dedi.
https://www.cnnturk.com/dunya/zaharovadan-abdli-mevkidasina-yanit-ama-orada-internet-harika
Zaharova'dan ABD'li mevkidaşına yanıt: "Ama orada internet harika" ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Matthew Miller, dün düzenlediği basın toplantısında kendisine Kanada Avam Kamarası'nda eski Nazi askerinin tanıtılmasıyla ilgili yöneltilen soruyu, "BM'de görüşmelerim vardı konuyu bilmiyorum" diyerek yanıtladı. Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zaharova ise "BM'de birçok sorun var ama orada internet harika" yanıtını verdi. Kanada Avam Kamarası Başkanı Anthony Rota, 22 Eylül Cuma günü Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski'nin hitabı sonrası 98 yaşındaki Yaroslav Hunka adında eski askeri bir 'savaş kahramanı' olarak tanıttı. İlerleyen günlerde ise Hunka'nın aslında eski Nazi askeri olduğu ortaya çıktı. Rota, olayın sorumluluğunun tamamen kendisine ait olduğunu söyleyerek özür diledi. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Miller'a, dün düzenlediği basın toplantısında Kanada Avam Kamarası'nda yaşananlar soruldu. Miller soruya, "Cuma günü Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda olduğumu ve bir dizi toplantıya katıldığımı itiraf etmeliyim. Hangi olaydan bahsettiğinizden emin değilim" yanıtını verdi. Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Zaharova, Miller'ın açıklamalarına ilişkin yaptığı sosyal medya paylaşımında, "Cuma günü herkes oradaydı Matthew. Herkes Kanada'da Nazizmin zaferini gördü. BM'de pek çok sorun var ama internet orada harika çalışıyor" dedi.
https://www.cnnturk.com/dunya/zelenski-dunya-rusyaya-karsi-birlesmeli-seytana-guvenilmez
Zelenski: "Dünya Rusya'ya karşı birleşmeli, Şeytan'a güvenilmez" Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada dünyaya, Rusya'nın ülkesine yönelik saldırganlığına son vermek için birleşme çağrısı yaptı. Zelenski, konuşmasında Rusya'yı "şeytan" olarak nitelendirdi, "Şeytan'a güvenilmez" dedi. Volodimir Zelenski, Rusya'nın 24 Şubat 2022'de Ukrayna'yı işgale başlamasından bu yana New York'ta ilk kez BM Genel Kurulu'na hitap etti. Zelenski konuşmasında nükleer silahlara sahip Rusya'nın durdurulması gerektiğini, aksi takdirde Moskova'nın "dünyayı son savaşa iteceğini" söyledi. Rusya'nın "nükleer silah sahibi olma hakkı bulunmaması" gerektiğini belirten Zelenski, "Silahlanma sınırlandırılmalı, savaş suçları cezalandırılmalı; sınır dışı edilen insanlar evlerine, işgalci de kendi topraklarına dönmeli" dedi. Zelenski, Rusya'nın, gıdadan enerjiye, her şeyi silah olarak kullandığını belirtti. Ukrayna lideri, Moskova'yı ayrıca, Ukraynalı çocukları kaçırarak "soykırım yapmakla" suçladı. Uluslarararası Ceza Mahkemesi, Mart ayında, Ukraynalı çocukları yasa dışı olarak ülkelerinden çıkardığı şüphesiyle Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin hakkında tutuklama emri çıkartmıştı. Rusya, Ukrayna'nun suçlamalarını reddediyor. Birçok uluslararası uzman ve kuruluş ise Rusya'nın Ukrayna'da savaş suçları işlediğine dair kanıtlarını arttığını söylüyor. Ukrayna Cumhurbaşkanı Zelenski daha önce Rusya'yla savaşın "şaibeli anlaşmalarla" ve adil olmayan koşullarda bitirilmemesi gerektiği uyarısında bulunmuş, ABD Başkanı Joe Biden'ı da BM Genel Kurulu'ndaki konuşması sırasında alkışlamıştı. Biden konuşmasında, "Rusya, dünyanın bıkacağına ve Ukrayna'ya gaddarca davranmasına izin vereceğine inanıyor. Ukrayna'nın bölünmesine izin verirsek, herhangi bir ülkenin bağımsızlığı güvende olur mu?" demişti. İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi ise BM Genel Kurulu'ndaki konuşmasında, ABD'yi, Ukrayna'da savaşı tırmandırmakla suçlamıştı.
https://www.cnnturk.com/dunya/zelenski-duyurdu-ukraynada-secim-yapilacak-mi
Zelenski duyurdu: Ukrayna'da seçim yapılacak mı? Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenski, Ukrayna'nın devam eden savaşa rağmen seçim yapmaya hazır olduğunu söyledi. Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenski, Ukrayna'nın devam eden savaşa rağmen seçim yapmaya hazır olduğunu söyledi. Rusya ve Ukrayna arasındaki savaş devam ederken, Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenski'den ülkesinde yapılacak seçimlere dair bir açıklama geldi. Zelenski, "Ukrayna devam eden savaşa rağmen seçim yapmaya hazır" dedi. Ülkesindeki seçimlerin yapılması için Ukrayna'nın savaş zamanı kısıtlamalarına uyum sağlamaya hazır olduğunu belirten Zelenskiy, "Ben seçimlere hazırım. Yani ne gerekiyorsa hazırız" ifadelerini kullandı. ABD'de gelecek yıl yapılacak seçimlerden de bahseden Zelenski, "Ruslar Amerika'daki seçimlerine güveniyorlar. Ancak iki partiden de karşılıklı desteğimiz var. Fakat Amerikan halkının demokrasiyi desteklemesi, Ukrayna'yı desteklemesi, mücadelemizi desteklemesi önemli" dedi.
https://www.cnnturk.com/dunya/zelenski-tahil-girisimi-rusya-olmadan-da-devam-edebilir
Zelenski: Tahıl girişimi, Rusya olmadan da devam edebilir Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski Rusya'nın Tahıl Anlaşması'nın sona erdiğini duyurmasının ardından yaptığı açıklamada, "Karadeniz Tahıl Girişimi, Rusya olmadan da çalışmaya devam edebilir. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'e resmi mektuplar göndererek Karadeniz Tahıl Girişimi'nin ya da benzerinin üçlü bir formatta devam ettirilmesini teklif ettim" dedi. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, günlük yaptığı ulusa sesleniş konuşmasında Rusya'nın Tahıl Anlaşması'nın sona erdiğini duyurmasının ardından konuya ilişkin açıklamalarda bulundu. Hiç kimsenin herhangi bir ulusun gıda güvenliğini yok etmeye hakkı olmadığını belirten Zelenski, "Geçen yıl dünya, Rusya'nın gıda güvenliğine yönelik tehdidi karşısında doğru adımı attı ve Türkiye ve BM ile birlikte Karadeniz Tahıl Girişimi'ni başlattık. Bu girişimin sonuçları oldukça etkileyici. 45 ülkeye yaklaşık 33 milyon ton tarımsal ürün ihraç edilmiştir. Bu miktarın yüzde 60'ı Afrika ve Asya ülkelerine gitti. Karadeniz Tahıl Girişimi, Rusya olmadan da çalışmaya devam edebilir ve etmelidir de. Tahıl ihracatına ilişkin anlaşma - bu Türkiye ve BM ile yapılan bir anlaşmadır - geçerliliğini korumaktadır. Şu anda ihtiyaç duyulan tek şey bu anlaşmanın dikkatli bir şekilde uygulanması ve dünyanın terörist devlete kararlı bir şekilde baskı yapmasıdır" şeklinde konuştu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve BM Genel Sekreteri Guterres'e girişimin üçlü formatta devam etmesi için resmi mektuplar gönderdiğini söyleyen Zelenski, "Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan ve BM Genel Sekreteri Guterres'e resmi mektuplar göndererek Karadeniz Tahıl Girişimi'nin ya da benzerinin üçlü bir formatta devam ettirilmesini teklif ettim. Ukrayna, BM ve Türkiye gıda koridorunun işletilmesini ve gemilerin denetlenmesini ortaklaşa sağlayabilir" dedi.